Mehmet Zeki Fidandal'ın 29 Temmuz 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Sevgili okurlarım,

Bugünki yazımda pek çok vatandaşımızı ilgilendiren ve pek çok mağduriyetler yaratan Kamulaştırmasız el atmalarla ilgili Anayasa Mahmesi'nin kararından söz edeceğim.

Anayasa Mahkemesi, bazı yerel mahkemelerinin itiraz başvurularını değerlendirerek 2942  Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun bazı maddelerini iptal etti ve bugüne kadar devam eden ve vatandaşlarımızın uğradığı mağduriyetleri gideren bir karara imza attı...

Karar 04/08/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

2021/127 Esas, 2022/85 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi'nin geniş açıklamalı yazısını yukarıda tarihini belirttiğim Resmi Gazete'den okuyabilirsiniz.

Sevgili okurlarım,

Konunun içeriğine girmeden önce Kamulaştırmasız el atma olayının ne olduğunu kısaca açıklamaya çalışayım.

Kamulaştırmasız el atma, fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen ya da tamamen veya irtifak hakkı tesis etmek suretiyle mülk sahibinin rızası ya da onayı olmaksızın ilgili idarece el konulması ya da hyukuki el konulmasıdır.

Burada ilgili idareler, başta Belediyeler olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarıdır.

Böyle bir el atma ya da hukuki terimle el koyma işlemleri, vatandaşın mülkiyet hakkına müdahaledir. (Anayasanın 35. MD)

Böyle durumlarda asıl can yakıcı nokta ise, el atılan bu yerlerin kamulaştırma işlemlerinin hiç yapılmamış olması ya da kamulaştırma işlemleri başlamış ancak tamamlanamamış olmasıdır.

Çünkü bu durumda arazisi kısıtlanan vatandaşlarımız, hem arazilerinin bedellerini alamamakta hem de kendi arazilerini kullanamamakta hatta içine bile girememektedirler.

Elbette ki kamu yararı olan tüm hizmetler için ilgili idarelerin kamulaştırma hakları vardır ve de gereklidir.

Ancak bu tür işlemleri yaparken ‘ Ben yaptım, oldu!’ mantığı asla doğru değildir.

Böyle bir uygulama, vatandaşın mülkiyet hakkına müdahaledir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi adı geçen kararında, özellikle vatandaşlarımızın mülkiyet hakkına müdahale edilemeyeceği noktasından yola çıkarak itirazları yorumlamış ve 2942 sayılı Kanun'un bazı md'lerini iptal etmiştir.

Aslında bu tür davalar pek yerde yerel mahkemelerimizin gündemindeydi.

Nitekim başta İzmir 6.İcra Hukuk Mahkemesi olmak üzere Çanakkale İcra Hukuk, Gaziantep 3. İcra Hukuk, Antalya Bölge Adliye Mahkemeleri'nin yapmış oldukları itirazların Anayasa Mahkemesi'nce değerlendirilip vatandaşımızın lehine sonuçlandırması çok önemlidir.

Şimdi bu kararın yayımlanmasından sonra devam eden bu tür davalar, hemen sonuçlandırılmış olacak ve vatandaşlarımızın mağduriyetleri de giderilmiş olacaktır.

Ayrıca halen hukuki süreci başlamamış ancak yazışmalarla devam eden bu tür işlemler varsa, dava süreci de başlamış olacaktır.

Sanıyorum ilgili idareler artık bu tür el atmalarda, önce işlemlerin hukuki zeminini hazırlayarak ve daha sonra da kamulaştırma işlemlerini hızlandırarak süreçleri başlatacaklardır.

Kamu hizmeti yerine getirirlirken, vatandaşı da mağdur etmemek en önemli hukuki bir meseledir.

Saygılarımla...