21.09.2021, 00:01

KANAL İSTANBUL

Biliyorum, çok insan, çok bilim adamı, çok siyasetçi Kanal İstanbul konusunda medyada ve çeşitli ortamlarda konu hakkında görüşlerini belirttiler, tartıştılar. Ben de eski bir belediye başkanı olarak Kanal İstanbul nedir ne değildir diye görüşlerimi sizlere sunmak istedim. Bu görüşlerim iki ayrı bölümden oluşacak. Birincisi belediyecilik gözüyle böylesi bir yatırım gerekli mi değil mi? İkinci bölümü de ülkeye faydalı mı değil mi?

Görüşlerim Yapı Kredi yayınlarından olan ve üç ayda bir çıkan düşünce dergisi Cogito’nun 2018 yılındaki 90. sayısında hazırlanmış olan bir rapora dayanmaktadır. Rapor ilk kez 27 Nisan 2011 tarihinde dönemin hükümeti tarafından duyurulmuştur. Bu duyuruda Kanal İstanbul büyük, çılgın ve muhteşem bir proje olarak nitelenmiştir. Hatta İstanbul’da böyle bir yapay su yolunun yüzlerce yıldır bir düş olduğu vurgulanmış, projenin tarihselliğine özellikle dikkat çekilmiş ve bu proje yüzyılın en büyük (mega) projelerinden biri olarak nitelendirilmiştir.

Kanal İstanbul projesinin İstanbul için enerji, ulaştırma, bayındırlık, eğitim, istihdam, şehircilik, aile, konut ve çevre projesi olduğu, İstanbul’u ve çevresini, tabiatı, denizi, su kaynaklarını, yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma amacında olduğu ileri sürülmüştür. Hatta daha ileri gidilerek sadece İstanbul’u değil tüm Türkiye’yi, tüm dünyayı yakından ilgilendirmektedir şeklinde betimlenmiştir. Bu proje 2017 yılının Kasım ayında ÇED başvuru dosyasıyla o günün ilgili bakanı tarafından Ocak 1018 tarihinde gerçekleştirilen basın toplantısıyla o yılın sonlarına doğru yap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkarılacağını ve inşaata başlanacağını dile getirmiştir.

Ayrıca fiziksel özellikleri, güzergahı belirtilmiş, bu güzergahlar arasında Küçükçekmece-Sazlıdere koridoru seçilmiştir. Hafriyat döküm yerleri saptanmıştır. Marmara denizinin ortasında yapay olarak üç ada düşünülmüştür. Basında çıkan haberlere göre 2011 yılındaki maliyeti 10 milyar dolar, 2017 yılındaki maliyeti 15 milyar dolar, 2018 yılı başında da 60 milyar TL olarak hesaplanmıştır. Bu güzergahın üzerinden geçtiği kamulaştırmalar bu rakamlara dahil değildir.

Uzman görüşleri dikkate alındığında Kanal İstanbul oldukça riskli ekolojik yıkımlara yol açabilecek bir proje görünümü taşımaktadır. Karadeniz ve Marmara denizi gibi iki farklı ekolojik yapıyı yapay bir şekilde birleştirme, yüksek bir ihtimalle ciddi tahribatlara neden olacaktır.

Devamı haftaya….

Yorumlar