“Kanser çığ gibi geliyor diyen doktorlarımız var ve onların öngörüsü 2020 yılında 20 milyon kişinin kansere yakalanacağını yönündeydi. Bu öngörü sayısal olarak bu yıl ne kadar arttı bilmiyorum ama önümüzdeki yıllarda kanserin artışla ilk sıralarda yer alacağı yönünde endişelerim var. Kardiyovasküler hastalıklar ve kanser maalesef ki bu dönemlerin en baş edilemez getirisi olabilir. Pandemiden eksik kalan tedaviler de cabası.

 Ve ‘Kanser’ hastalığında beslenmenin önemi daha da belirginleşti son zamanlarda. Kanserlerin yüzde 50’si beslenme, yüzde 33’ü de sigara ve diğer tütün ürünlerine bağlı.
Özelikle rafine şeker  kanseri besler. Eğer bedene şeker aktarımı kesilirse, kanser hücrelerinin en önemli bir gıdası da kesilmiş olur. Ancak sorun da burada başlıyor maalesef ki. Bir bakın raflara her şey glikoz, früktoz. Normal şeker ürünü çok az. Tatlandırıcılar zararlı olan Aspartam ile yapılıyor.
Bakın raflara her ürün katkı, renklendirici ve koruyucu ile dolu. Sofra tuzunda bile beyazlatıcı olarak kimyasallar var.

Taze sebze ve meyve diyoruz. Gerçeğine, iyisine, ilaçsız olana erişim kolay mı?
Piyasada var bolca sebze ve meyve. Ancak hormonlu. Kimyasalın dibi. 
İlaçsız yok mu? Var. Az ve pahalı. Alım gücü çok yükseklerde.
Tohumlar, nohutgiller ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar.  E gerçek tohumlar var mı? Hepsi hibrit. Sorgulayın!

 ‘Sağlıklı hücre üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, taze sebze yenmeli, suları içilmeli’ deniliyor. Pestisit kalıntıları ne olacak? Dış piyasanın kalıntı var diye reddettikleri nerelerde satılıyor?
Kanser hücreleri asitli ortamda gelişirler. Zaten etler antibiyotikli. Tavuk dersen şişirilmiş. 
‘Et yerine az tavuk eti, bol balık yemek en iyisidir, omega 3′ten zengin bir besleme sistemi seçilmeli en az haftada 2 kez balık tüketilmeli’ de eee denizlerimizde müsilaj oldu balık alamadık. Hadi niyetlendik.  Ekonomik açıdan o balığı almak da artık zorlaştı. Sardalyanın kilosu olmuş 40 Tl.

Kanserden koruyan besinlerin başında ‘ananas, böğürtlen’ gibi besinler geliyor. Geliyor da ananas olmuş 20 lira. Ateş pahası. Nasıl alsın bu millet?
Ve kanserin yayılmasını önleyen anti kanser maddeleri içeren kuru baklagiller de hepsi ithal... Nasıl olacak?
En önemli konu ev yapımı yoğurt. Evde yapacağınız yoğurdu tüketmeye çalışın diyoruz. Diyoruz da sağlıklı süt var mı? Uht sütler ne derece faydalı.
Şifalı baharatlar olan kimyon, zerdeçal, çörek otu, keten tohumu diyoruz. Bizim milletimiz hepsine hile bulaştırıyor. Köylüden aldığın dağ kekiğinde bile pestisit kalıntısı var.
Bilinen toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu yerine arıtılmış veya filtrelenmiş su için diyoruz. Şişeli sularda çıkan çıkana, her şey var. 
Anti-oksidanlar,  vitaminler, mineraller, bağışıklık sistemini güçlendir diyoruz. Piyasa sahte ürün kaynıyor.

Beslenme ve çevre etkisinin önemli olduğu kanser hastalıkları başında kolon geliyor neden?
Kuzey Avrupa'da, ABD'de, Avrupa'da çok fazla, sanayi bölgelerinde kırsal kesime oranla daha fazla neden?
Gelişmiş ülkelerde meme kanseri, akciğer kanseri de daha yaygın neden?
Gelişmekte olan ülkelerde mide kanseri, yemek borusu kanseri çok fazla görülüyor neden?
Düşünün neden? Sorgulayın!

Bitkisel ürünler doğal mekanizma sağlar ancak doğal olursa. Posalı yiyecekler, taze meyve ve sebze kanser riskini azaltır, ancak doğal olursa. Yeşil sebzeler, meyveler bol miktarda yenmeli ama sadece doğalı, ilaçsızı. ‘Kanser oluşumunda çevre ve beslenme ön plandadır. Uygun beslenme şekli ile kanserden korunmak mümkündür’ diye çabalasak da nafile.


Önce doğru gıdaya ulaşılabiliyor mu? Sorgulanmalı. 
Doğru tohuma ulaşılabiliyor mu? Sorgulanmalı. 
Hadi hepsine ulaştık diyelim. Yer altı sularını kirletenlere ne demeli.
Balık baştan kokar. En baştan.

Dip notlar;
Çağımızın hastalığını önlemede yararlı besinler...

Biz olumsuzlukları sıraladık... Ancak doğru gıdaya ulaşabilen varsa çağımızın hastalığı kanseri önlemede yararlı birçok besin var. Bunlar;
Meme kanserinde yayılmayı önleyen, bağırsak, pankreas ve prostat kanserlerinin büyümesine engel olan omega 3′ten zengin balık.
Ve kanserin yayılmasını önleyen anti kanser maddeleri içeren kuru baklagiller. Kolon, mide, akciğer ve meme kanserlerine karşı koruyucu özellikleri olan ev yapımı yoğurt.
Şifalı baharatlarda kanser savaşçısı olan kimyon, bağışıklık sistemini güçlendiren keten tohumu, tümörle mücadele eden hücreleri arttıran çörek otu, kanserli hücrelerin büyümesini engelleyen zerdeçal. Kansere karşı koruyucu madde olan tarçın. Kanserli hücrelerin büyümesini önleyen maddeleri içeren yeşil çay. Asitli içecekler yerine bol su.
İçinde anti-kanser koruyucu madde olan ‘C-c vitamini’ deposu, beta karoten, lif ve kalsiyum açısından da zengin olan brokoli. Anti-kanser koruyucuları olan narenciye.
Selenyum, triptopan içeren kanser hücreleriyle savaşan ve yakalanmaktan koruyan sarımsak. İçindeki likopen ile akciğer, kolon, meme kanserini engelleyen domates. Beta karoten sayesinde kansere karşı koruyucu etkisi olan havuç.
Kanserden korunmada birebir olan Arnavut biberi. C vitamini deposu olan kanser hücrelerinin büyümesini engelleyen ve bağışıklık sistemini zararlı maddelerden koruyan kırmızıbiber. ‘Akciğer’ kanseri riskini azaltan kırmızıturp. Kanser hücrelerini engelleyen 
Kabak çekirdeği. Çinko ve selenyumdan C vitamininin emilmesini sağlayan ay çekirdeği.
Ve tabiî ki omega 3 yağ asitleri içeren kanserden koruyan ceviz.
Kanser önleyici rolü olan kara üzüm: 
‘bromelain’ maddesi içeren ve tümör hücre gelişimini durduran Ananas...
Böğürtlenin içinde ise kanserli hücrelerin ölmesini sağlayan eliagic adlı madde içeren böğürtlen… 
İçerdiği maddeler sayesinde kansere karşıda koruyucu olan kolesterol, şeker ve kalp sağlığı için de vazgeçilmez olan nar...
Kanser oluşumunu ve kanserin ilerlemesini engelleyen flavon ihtiva eden kiraz.  
A ve C vitamini yönünden oldukça zengin olan bedeni toksinlerden arındıran karpuz. 
Vücudu kanserden koruyan enzimleri aktif hale getiren yaban mersini...
Kuarsetin içeren ve kanser tedavisinde çok faydalı olan elma...

Mutlu kalın…

Fıkra;
Temel’in çalıştığı eczane o gece nöbetçiydi. Her zamanki gibi müşteriler tek tük geliyordu.
Gecenin ilerleyen saatinde eczanenin kapısı tekme gürültüsü ile açıldı ve içeriye elinde
tabanca olan maskeli bir soyguncu girerek, Temel’e seslenir:
– Kasadaki paraları çabuk boşalt!…
Temel, işin ciddiyetini kavramıştır ama yine de söylemeden edemez: 
– Ula deli misun, nesun? Hani reçeten?

Günün sözü; Hayatta ne istediğinize karar verin; kalkın ve başarana kadar asla vazgeçmeyin. - Bill Porter