Op. Dr. Arif Yılmaz'ın 30 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Kansızlık nedenlerinin en sık görülenlerini önceleyerek ele almak yararlı olacaktır. Burada amaç, kansızlıkla başetmek için yararlı ipuçları ve bilgiler paylaşmak

Kendimizde veya yakınlarımızda sık karşılaşılan sağlık sorunlarından birisi de kansızlıktır. Kansızlık sorununun kötü tarafı, çocuk, genç veya yaşlıda sağlık sorunlarla neden olması veya zaten var olan sorunların daha ciddi yaşanmasına neden olmasıdır. Problemin, belki de iyi tarafı çok sayıdaki kansızlık sebeplerinin neredeyse tamamı hastamızın da uyum göstereceği, iyi bir sağlık yönetimiyle çözülebilmektedir.

Sorunu iyi yönetmek için sağlık merkezi ve hastanın kaliteli işbirliği ve iletişimi şarttır. Öncelikle kansızlığın neden oluştuğunun doğru saptanması, yani tanının doğru olması gerekir. Başlangıçta doğru tanı için hastalarda İleri tetkikler zaman alabilir. Sorunun çözümü için gereken araştırmalar yapılmalıdır.

Kansızlık (Anemi) sebeplerinin başında, gerekli kan yapıcı gıdaların (vitamin, demir, protein) alımındaki yetersizlik vardır. Bu maddelerin az olduğu yiyeceklerle beslenmek doğru değildir. Bu tip yiyecekler (gıda fakiri beslenme), sadece kişinin doyma hissini sağlamaya yönelik yeme biçimidir. Yanlış beslenme alışkanlıkları çocuklarda, gençlerde ve diğer yaşlarda içerik fakiri gıdaların daha çok tüketilmesine neden olur. Her öğünde vitamin, demir ve protein içeriğinin yeterli olması yararlıdır. Bunun için beslenme bilinci kadar toplumun ekonomik refah seviyesi de önemlidir.

Yaş gruplarına göre beslenme farklı özellikler taşır. Örneğin, gençler günlük protein gereksiniminin çoğunu tek öğünde alabilirler. İleri yaşlarda alınacak günlük protein oranının ise öğünlere dağıtılması biyoyararlanım açısından daha doğru olmaktadır. Vücudumuzda kansızlık oluşmaması için hemoglobin seviyesi araştırılır. Kanda bulunması gereken hemoglobin, demir(Fe) ve globin denilen protein özelliğinde bir yapıdır. Bu nedenle kansızlığın engellenmesi için sadece demir içeren destekler yeterli değildir. Beslenme içeriğinde proteinin bulunması da mutlaka gereklidir. Protein içeren gıdaların (et, süt, yumurta, balık, bakliyat) fiyatı ortalama alım gücü sınırlarımızı zorlayan ölçülerde olması, bazen bilgi sahibi olsak bile doğru oranlarda tüketimini engelleyebilir.

Bazen de tüketilen diğer gıdalar (Örneğin aşırı çay tüketimi) aldığımız gıdalarda ki demirin vücut tarafından emilmesini güçleştirir. Öte yandan, yeşil sebze ve meyve yiyerek aldığımız vitaminler (folik asit, B12) demirin gıdalardan kana geçmesi için gerekli aracı maddelerdir.  B12 vitamini eksikliğinde gıda veya ilaç ile alınan demir içeriği, kişinin bağırsaklarından emilmeden büyük oranda dışkı ile atılmaktadır. Bu yüzden demir eksikliğine bağlı kansızlığın tedavisi B12 vitamini ile desteklenmelidir.

Bizim coğrafyamızda B12 vitamininin bağırsaklardan emilimi (genetik veya beslenme bozukluğu yüzünden) problemlidir. Ağızdan verilen vitaminin ne kadarının emildiği tam izlenemez. Bu nedenle, bağırsaklardan ne oranda emileceği tam bilinmeyen hap vermek yerine 2, 3 ay arayla B12 enjeksiyonu öneren hekimlerden biriyim.

Normal beslenme düzenine rağmen, kansızlığın engellenememesi  "acaba vücudumuzda gizli kan kayıpları mı var" ı akla getirmelidir.  Bunun saptanması da artık mümkün. Sonraki yazılarımda bu konulardan da bahsetmek istiyorum.

Kansızlığı yenerek, bedensel ve ruhsal güçlü ve mutlu bir hayat mümkün. Sağlık ve mutlulukla kalın. İyi bayramlar.