06.08.2021, 04:05

Kapı açık arkanı dön ve çık!

Akın akın geliyorlar…

Sınırdan, ellerini kollarını sallaya sallaya…

Suriyeliler yetmedi, Afganlar çıktı başımıza…

Tartışma programlarını seyrediyorum; bir hukukçu “Afganların mili menfaatine ne gibi bir faydası olacak?” Diye soruyor. Katılıyorum ekran başında sorulan soruyu ben de merak ediyorum.

Sonra biri “Taliban için savaşmaktan kaçtıklarını” Söylüyor…

Suriyeliler de böyle geldi. İyi ama koruyup kollamak, rahat rahat hiçbir bedel ödemeden vatandaşlık vermek, Türk vatandaşına sunulmayan imtiyazlar sağlamak nasıl bir iyilik anlayışıdır?

Almadan vermek Tanrıya mahsus!

Mehmetçik savaştan korkmuyor mu? Afganlar korkuyor diye kucak açıyoruz da kendi oğullarımızı vatanımızla ilgisi olmayan bir savaşa, keşmekeşe yolluyoruz?

Türkiye Cumhuriyeti yokluktan var edilmiş, kadın, çocuk, yaşlı demeden savaşarak kurulmuş bir ülkedir.

Orada vefat eden Mehmetçiklerimizin ailelerinin “Vatan sağ olsun” diyecek bir durum mu var. Afganistan’da hangi vatanı koruyorlar?

Şimdi birkaçınız sınır güvenliği diyecek bana. Doğudaki her sınır bizden mi soruluyor. Bu adamlar sınırlardan rahat geçiyorlar. O coğrafyadan nasıl geldikleri, kimlerin vasıtasıyla ulaştıkları muamma zaten. Nerde kaldı güvenliğimiz? Bunların terörist olmadıkları nereden belli?

Asya Avrupa arasındaki Türkiye sınırlarda kontrolü bıraktı mı yoksa!

Televizyondaki biri övünüyor PKK kalmadı ülkede diye. Bu mültecilerin ne olduğu belli mi? Belki yeni bir terör örgütü oluşturulacak. Hadi onu bırakın bu adamların sağlık durumları kontrol ediliyor mu. Dünyayı saran kovit virüsü bir yana tüm virüsleri de kabul ediyoruz sanki!

 

Suriyelilerle kardeş değiliz, Filistinlilerle de değiliz ve Afganlarla da kardeş değiliz biz!

Kurtuluş Savaşında omuz omuz omuza çarpıştığım; Aleviler, Kürtler, Çerkezler, Sünniler benim kardeşlerim. Kimse burnunu sokmadığı sürece de geçiniyoruz biz yüzyıllarca...

Din kardeşliği mi dediniz.

Öyle bir kardeşliğin olmadığı tarih boyunca kanıtlanmadı mı?

 

Bundan 50 sene önce 1830’lar Filistin’de sadece 9000 olan Yahudi nüfusu, padişah ve Halife Abdülhamit’in Yahudilere toprak satışını yasaklamasına rağmen, Filistinli “kardeş” Arapların Yahudilere toprak satması üzerine 50.000’e çıktı.Böylece 1882 ‘de Filistin’de ikinci yerleşim yeri kuruldu.

Yıl1915, Kanal Harekatı

Bu harekatta halifenin çağrısına uymayan Filistinli Araplar, Türk askerine cephe gerisinde saldırmış ve Türk askerini iki cephe arasında bırakarak, 14.000 askerimizin şehit ve binlercesinin esir olmasını sağlamıştır. Çoğunluğu Gazze’li Araplardır.

Yıl 1989

Yaser Arafat “Ermenistan’ın haklı davasını destekliyoruz” açıklamaları yapıyor. Karabağ işgaline ve Ermeni katliamlarına destek veriyor.

Yıl 1993

Filistinli Araplar Mesut Barzani’nin “Bağımsız Kürdistan” Fikrine destek oluyor.

Yıl 2009

Filistin Devlet başkanı ve Sayın Erdoğan’ın yakın dostu; Mahmut Abbas, Kıbrıs’a gidiyor ve “ Kıbrıs’ta Türk askeri işgalcidir” Açıklaması yapıyor.

Yıl 2015

Sözde Ermeni Soykırımı'nın 100. yılı dolayısıyla Filistinli din kardeşimiz "Ermeni soykırımı hatıra pulu" bastırıyor... (bkz: Filistin in bastığı Ermeni soykırımını anma pulu) alıntıdır.

Uluslararası Politikalarda vatanın ve milletin menfaatine öncelik verilir. İyi niyet ve insani yaklaşım uluslararası siyasette düşünülemez.

Kültürümüze, milli birliğimize, milli ekonomimize, milli benliğimize sahip çıkmalıyız.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.” (Nutuk,15-20 Ekim1927) Mustafa Kemal Atatürk

 

Yorumlar