09.04.2021, 05:54

Kapımızdaki tehlike ‘Psikolojik Pandemi’

11 Mart 2020 tarihinde tanıştık başımızın derdi koronavirüs salgınıyla.

Aslında ne olduğunu da ilk başlarda pek anlayamadık.

Koca koca profesörler bile tam olarak anlamamışken biz nasıl anlayabilirdik zaten.

Hepimiz pür dikkat kilitlendik televizyonlara.

Değerli hocalarımız kanal kanal dolaşıp ‘maske takmaya falan gerek yok kardeşim saçmalamayın, elinizi güzelce yıkayın hiçbir şey olmaz’ açıklamaları yaptı.

Oh o sıkıcı maskeyi takmak zorunda kalmayacağız diye mutlu olduk.

Üzerinden birkaç hafta geçti ‘yok yok biz yanılmışız maskeleri takalım’ deyiverdi aynı uzmanlar.

Kafalar karışmaya başladı, neler oluyor derken kıymetli hocamız Canan Karatay bombayı patlattı ‘Kelle paça koronavirüsü önler’ dedi.

Neyse ki kelle paçacıların önünde kuyruk olmadan bunun çok mantıklı olmadığı anlaşıldı.

Ve tabii sonra Canan hocaya linç kampanyası başladı.

Aslında hoca Kelle paça gibi et ile pişen çorbaların kolajen ve B vitaminleri yönünden zengin olduğunu bağışıklığı güçlendireceğini anlatmak istedi belkide ama popüler kültürün kurbanı oldu acımasızca.

Kelle paça işi de olmadı nasıl kurtulacağız bu illetten diye kara kara düşünmeye başlamışken birileri aldı mikrofonu ‘yahu merak etmeyin bu virüs sıcağa dayanmaz yazın bu iş biter rahat olun’ dedi. Bu telkinle gelen kısa süreli rahatlamanın sonu malum yine hüsran oldu.

*

Bu açıklamalarla ömrümüzden 1 yıl geçti.

Yıl geçti gitti gitmesine ama zaten yaşam şartları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle pamuk ipliğine bağlı olan akıl sağlığını da yanında götürdü bazılarının.

Yazımın içerisinde bulunduğu 3.sayfa bu süreçte neler gördü neler…

Kısıtlamalarda kumar baskınından kaçarken camdan atlayan çiftler, flamingoları vuranlar, kavga ettiği karısını-kocasını öldürenler, erkek arkadaşının organını kesenler, denetlemelerden kaçmak için taksi bagajına girenler, sosyal medyada ben sapığım diye gezenler ve fazlası…

Son olarak da bu haberlere eklenen en az yukarıdakiler kadar garip, amacı ne olduğu bile belli olmayan amiral bildirisi.

Metni okuyunca benim gözümün önünde canlanan senaryo şöyle oldu.

Bir çoğu 65 yaş üzerinde, emekli amiral kovid-19 kısıtlamalarında can sıkıntısından bir mekanda ceza yememek için gizlice buluşmuş.

Aralarından biri ‘ne olacak kardeşim bu memleketin hali diye’ atmış ortaya lafı.

Diğerleri de ‘nerde o eski günler, yahu zaten boş boş oturuyoruz yazalım bir bildiri bize de meşgale olur’ deyivermiş.

*

Tabi ki bu bir hikaye ama benim bu depresif ortamda bildiriden çıkardığım bu.

Olayın trajikomik boyutunun diğer tarafına geçecek olursak da zaten yaşanan bu pandemi sürecinde gerilmiş, psikolojisi allak bullak olmuş bir toplumu böyle bir saçmalıkla germenin ne anlamı vardı, kime ne kazandırdı bilinmez.

Salgın elbet bitecek ama bittiğinde gelecek yeni salgının haberini şimdiden vereyim.

Psikolojik Pandemi’

Bunun aşısı, ilacı falan yok. Maske sizi korumaz, mesafe daha da tetikler.

Siz siz olun kendinizi bu salgından mümkün olduğunca korumaya çalışın benden söylemesi…

 

Yorumlar