İsmini aldığı bağlardan eser kalmayan Karabağlar, oy uğuruna düzenlenen sistemde büyüdü de büyüdü. Eski dokusundan uzaklaşan semtin 2021’e gelindiğinde nüfusu 478.788’e ulaşıyor.

"Karabağlar yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin ilginç yerleşim yerlerinden biri. Hangi köşesinden yaklaşsanız başka bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz. Bu değişkenliğin temeli 06 Mart 2008 tarihinde kabul edilen 5747 sayılı Bakanlar Kurulu kararına dayanıyor elbette. Masa başında yapılan bir düzenlemeyle Konak ilçesinden koparılan 55 mahalle ve iki köyün bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan haritaya Karabağlar deyip geçti “uyanık” yöneticilerimiz. Amaçları oy dağılımını çıkarlarına göre biçimlendirmekti. Evdeki hesap çarşıya uymadı ama çizdikleri sınırlar, toplumun belleğinde yıllardır yer edinmiş olan Karabağlar semtiyle uyumlu olmadı ne yazık ki. Gerek mübadele, gerekse iç göçlerle kendine özgü bir kimlik edinmeye başlamış olan o eski Karabağlar öyle bir genişleyip dağıldı ki neresinden tutacağımızı bilemez hâle geldik. Bir yanda Akçay Caddesi, bir yanda İnönü Caddesi... Bir yanda tek ya da iki katlı evler, öte yanda çok katlı apartmanlar... Bütün bunlar Gaziemir ve Buca sınırlarından kalkıp da Fahrettin Altay Meydanı’na kadar dayanmanın sonucu. Sağından solundan kurcalamaya kalktığınızda görüyorsunuz ki yüzölçümü olarak 3700 hektar üzerine oturuyor. Nüfusu ise 500 bin kişi dolayında. Bu yüzden yerel yöneticilerin işi çok zor. Sorunlar ve çözümler arasında mekik dokumak hiç de kolay değil.

İlçeye adını veren bağlardan en küçük bir iz yok şimdi. Sebze bahçeleri de yok denecek kadar az. Hepsinin yerini küçücük atölyeler ve onlara eşlik eden gecekondular doldurmuş durumda. Sokak aralarında gezindiğinizde çok sayıda hemşeri derneğiyle karşılaşıyorsunuz. Çünkü ülkenin hemen her yerinden göç alan bir bölge burası."

Yukarıdaki satırlar Karabağlar’ın kitabını yazmış olan Şair- Yazar Mehmet Atilla’ya ait. ( Heyamola Yayınları - KARABAĞLAR / Mart 2011 )

MutlakaGirsinRecaiBey (1)

"15 yılım geçti Karabağlar'da"

Varoşlarla modern semtlerin iç içe olduğu bir ilçe Karabağlar. Mehmet Atilla’nın kitabı yazdığı günlerde Karabağlar’da 2300 kadar mobilya atölyesi varmış. Biraz da bu özelliğiyle biliniyor zaten burası. Haftalık talaş üretiminin ne olabileceğini düşünün… Esnafla belediyeyi karşı karşıya getiren bu sorunun umarım üstesinden geliniyordur.

*

15 yılım geçti Karabağlar bölgesinde. Yeşilyurt’taydık ailece. Kooperatif Evleri’nde… Annem, babam, amcam, kardeşim, teyzelerim, yeğenlerim, kuzenlerimle…

Babamı burada toprağa verdik. 16 yıldır Uzundere’de yatıyor. Annemin adı 3820 Sokak’ta yaşıyor. 'Kütüphaneci RASİME ŞEYHOĞLU' olarak…

Sendikacılık yaptığım 14 yılda bölgede dolaşmadığım okul kalmadı. 4 ayrı okulda görev yaptım. Öyle unutulmaz anılarım var ki gazete sayfaları dar gelir. Mardinli, Urfalı, Tuncelili, Sivaslı, Karslı, Vanlı öyle çok arkadaşlarım oldu ki bu bölgede, Türkiye’yi bir kez daha dolaşıp görme şansına eriştim sanki… Mehmet Atilla da zaten kitabının  alt başlığına ‘ Küçük Türkiye ‘  adını uygun görmüş. Boşuna değil… Son 80 yılda Türkiye’nin nüfusu 5 kat artmışken İzmir’inki 7 kat artmış Mehmet’in kitabına göre. Şimdiyse daha çok arttı.

Evet… Karabağlar 'Küçük Türkiye'

                                                                            *

Adının kökeni, bölgede yetiştirilen siyah renkli üzümlerin çok yetiştirilmiş olmasından.

Gözden kaçırmayın

Yeşille mavinin iç içe olduğu sahil kenti: Güzelbahçe Yeşille mavinin iç içe olduğu sahil kenti: Güzelbahçe

Bölgenin, Türk- İslâm Dönemi’ne ait bir yerleşim alanı olduğu söyleniyor. Eskiizmir Caddesi üzerindeki Yıkık Cami, bu savı doğruluyor. Bölge, 15 Mayıs 1919 ile 9 Eylül 1922 yılları arasında işgal yaşıyor. 1950’li yıllara kadar gecekondulaşma görülmüyor. Bugün mobilya sektörünün bulunduğu alanın ve 1900’lü yılların ortalarına kadar sayfiye yeri olarak kullanılan Bozyaka’nın bağlarla kaplı olduğu bir Karabağlar gerçeği. Reşat Nuri Güntekin, "Çalıkuşu" romanını burada yazıyor örneğin. "Dudaktan Kalbe"  romanında da buradaki bağları, taş evleri ve ağaçları anlatıyor.

2021’e gelindiğinde Karabağlar’ın nüfusu 478.788’e ulaşıyor. 235.862 erkek, 242.926 kadın…

RecaiBey (7)RecaiBey (6)

Belediye, bu gelişmeyi görüp 'Yeni bir yaşam' tasarlıyor

Deneyimli bir Başkana sahip olması nedeniyle de son yıllarda Karabağlar bir kent görünümünde.

Kibar Mahallesi Belediye Hizmet Kompleksi ve kapalı pazaryeri, Yıldız Kenter Kültür Ve Sanat Merkezi, Uzundere Nasreddin Hoca Çocuk Kültür Bilim Merkezi, Mobilya Akademisi, Limontepe Mahallesi Semt Merkezi/ Masal Evi Çocuk Ve Gençlik Merkezi, Uzundere Meydan Ve Pazaryeri ile Atatürk Gençlik Merkezi gibi yatırım projeleri, Karabağlar’ın  daha da gelişeceğinin işaretleri…

Liselere geçiş sınavında öğrenci başarısının yüzde 98 oranında artış göstermesi; okullardaki çatı yenilemeler/ çeşitli tadilatlar ve bahçe düzenlemeleri,  Karabağlarlıların  eğitime olan ilgi ve katkılarının sonucu… Hemen belirteyim, yüzde 98 verisi: KARBEM’in…

 Şaka değil, KARBEM yaklaşık 1500 öğrenciyi her yıl lise ve üniversitelere hazırlıyor. Hem de beş kuruş almaksızın…

İlçede 1. Amatör Küme’de oynayan 24 futbol takımı var

Belediyenin açtığı semt merkezlerindeki çeşitli konularda gerçekleştirilen eğitimler/ söyleşiler/ paneller ve danışmanlık hizmetleri ile bölge halkının kültür düzeyi tahmin edilenden çok daha fazla gelişti deniliyorsa, bu abartı değil… Öğrencilerin edebiyat etkinlikleri ve tiyatroyla buluşturulmasının yararları ileride daha iyi anlaşılacak. Her İzmirlinin; 2270 metrekarelik bir alana sahip/ çok işlevli sergi salonu/ deney istasyonları / bilimsel ve deneysel içerikli atölyeleri/ interaktif kütüphane- okuma salonu/ seyir terası ve yaratıcı sanat atölyelerini kapsayan Uzundere Rekreasyon Alanı içerisinde yer alan Nasreddin Hoca Çocuk Kültür Bilim Merkezi’ni görmelerinde  yarar var.

Bu merkezin 3 binden fazla çocukla buluşması, geleceğin Cahit Arf/ Aziz Sancar ve Orhan Kemallerinin bu bölgeden çıkacağının işaretini veriyor.

RecaiBey (4)

Başkana şöyle bir öneride bulunabiliriz buradan:

TÜBİTAK KÜTÜPHANESİ/ŞİİR KİTAPLIĞI/MÜZİK AKADEMİSİ…

Bunlar illâ olmalı!

 15 yıl bu bölgenin çocuklarını okuttum. Öneride bulunmamın nedeni bundan!

Çocuk nüfusu çok olan Karabağlar’ın her semtinde ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ’nin açılması, Tübitak Kütüphanesi kadar elzem. Müzik Akademisi kadar elzem!

Küçük Türkiye(!), buna layık!

Hafta sonunda tertemiz bir hava solumak istiyorsanız, Sacide Ayaz Lisesi’nin köşesinden başlayıp Cennetçeşme’ye doğru yürüyün. Solunuza düşen körfeze baka baka…

İzmir’e Karabağlar’dan bakışın  çok daha şiirsel olduğunu duyumsayacaksınız.

Bergama gibi, Efes gibi bir tarihe sahip değilse de Karabağlar’ın yeni tarihi son yıllarda yazılmakta  gibi.

Verilen hizmetler ve yatırımlarla yetişen yeni kuşaktan beklenen bu!