Yaşar Ürük'ün 2 Ağustos 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Son günlerin şehrimizde güncel konularından biri de Mezarlıkbaşı Katlı Otopark'ının yıkılmasıdır. Konuyla ilgili olarak birçok çevreden çeşitli görüşler paylaşıldı. Sonuçta, şehrin ileri gelenlerinden bazı dostlarla da konuyla ilgili olarak konuştuktan sonra, bunları yazıya alıp okurlarla paylaşmanın doğru olduğunu düşündüm.

Ortaya çıkan üç temel görüşten iki tanesi yapının mutlaka yıkılmasını savunmaktadır. Ancak bu iki grubu ayıran temel nokta "Meydana çıkacak alanın, yıkımdan sonra nasıl kullanılacağı?" hakkındadır.

Birinci gruptaki İzmirliler; bina yıkıldıktan sonra, alanda ayrıca kazı çalışması yapılıp, var olması muhtemel tarihi eserlerin de gün yüzüne çıkmasını istemektedirler.

Yıkımı isteyen ikinci gruptaki hemşehrilerimiz ise yıkım sonrası kazı yapılmasına gerek olmadığını ve "Meydana çıkacak alanın Agora kazı alanı içinde değerlendirilmesi gerektiğini" söylemektedir.

Üçüncü gruptaki hemşehrilerimiz ise "Zamanında katlı otopark yapılmasının yanlış olduğunu ancak bölgede ciddi oranda otopark sıkıntısı olduğu düşünülürse, yıkımının hiç bir yararı olmayacağını ve kaçak otopark sayısının daha da artacağı"nı savunmaktadır.

Bu görüşleri aldıktan sonra ben de görüşümü paylaşmak istedim. Ancak daha önce, günümüzde İzmir merkezde mevcut resmi otoparklara göz atmak gerekir diye düşünüyorum. İzmir şehrindeki mevcut otoparklardan 31 tanesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi adına İzelman A.Ş. tarafından çalıştırılmaktadır. Bu otoparklardan 12'si "Katlı otopark" iken 6 tanesi de "Yeraltı" otoparkıdır. 2 otopark ise araçların sürücüsüz olarak yerleştirilip, teslim edildiği "Tam otomatik" tipte otoparktır. Bunların dışında yine İzelman A. Ş. tarafından çalıştırılan ve başta Mustafa Kemal Sahil Bulvarı kenarındaki bariyerli otoparklar olmak üzere çok sayıda "açık" otopark alanları da bulunmaktadır.

İzmir'deki ilk katlı otopark, aynı alanda bulunan eski hapishane binasının yıkılmasından sonra inşa edilen Konak Katlı Otoparkı'dır. Hapishane binasının şehir tarihi içindeki serüvenin kısa zaman sonra ayrıca yazacağım. Osman Kibar’ın Belediye Başkanlığı döneminde üç kat olarak inşa edilen otoparka, sonraki yıllarda üç kat daha eklenir. İzelman Ltd. Şti. tarafından çalıştırılan ve her kattaki araç depolama alanı yaklaşık 4200 m2 olan otopark 950 araç kapasitelidir.

Konak Katlı Otopark'a en yakın noktada inşa edilen katlı otopark, Başdurak'ta, "1 numaralı katlı otopark" olarak bilinen Ahmet Ağa Katlı Otoparkı'dır. İnşa edildiği ve Tarihi Çarşı'da, Bardakçılariçi olarak bilinen bölgede yer alan ve Balyoz Han olarak bilinen tarihi avlulu hanın yerinde bulunmaktadır. Balyoz Han, uzun yıllar depo olarak kullanıldıktan sonra 1960'lı yıllarda yıktırılır. Çevresinde bulunan bazı binaların da yıkılması sonrasında yaklaşık 1750 m2 büyüklüğündeki arsası, katlı otopark inşasında kullanılır. Zemin katında balık hali bulunan Ahmet Ağa Katlı Otopark binası, 2011 yılında Konak Belediyesi tarafından yıktırılarak yerine günümüzdeki Balıkçılar Çarşısı adlı yapı inşa edilir.

Yine Tarihi Çarşı'ya yakın katlı otoparklardan bir tanesi Mimar Kemalettin Katlı Otoparkı’dır. Aynı adı taşıyan cadde üzerinde bulunan Girit Han arkasında kalan 207 araç kapasiteli bu otopark da İzelman A. Ş. tarafından çalıştırılmaktadır.

Katlı otoparklar içinde, zeminde yaklaşık 4880m²'lik alanıyla en büyüğü Kahramanlar Katlı Otoparkı'dır. 1424. Sokak ile demiryolu arasındaki alanda yer alan 7 katlı yapı, 2003 yılında hizmete girmiştir.

Punta Katlı Otoparkı adıyla da anılan, Alsancak Limanı karşısında yer alan ve İzelman A.Ş. tarafından çalıştırılan 3 numaralı katlı otopark zeminde 2200 m2 alana oturmuş araç park sahasına sahip bir yapıdır. 456 araç kapasiteli otopark 1980’lerin ikinci yarısında inşa edilmiştir.

Bunların yanı sıra 320 araç kapasiteli ve 2001 yılında hizmete girmiş olan Bornova Katlı Otoparkı, 450 araç kapasiteli Bostanlı Migros Otoparkı, her katında yaklaşık 2940 m2 araç park kapasitesi olan Göztepe Katlı Otoparkı'ndan söz edilebilir.

İzmir'deki katlı otoparklardan bir tanesi ise inşa edildikten sonra yargıya taşınan bir şikâyet zincirine konu olmuştur. Bu otopark 1992 yılında Karşıyaka’da, istasyon yanında, imar planı değiştirilerek yapımına başlanan ve dönemin parasıyla 1.5 trilyon liraya mal olarak, 1997 yılında tamamlanan bir yapıdır. 400 araçlık otopark, büyük tartışmalar yaratır ve sonunda mahkeme kararına uyularak yıkımına karar verilir. Yapının yıkımı da yine dönemin parasıyla 98 milyar liraya mal olan bir ihale ile gerçekleşir. Nisan 2001 ayında başlayan yıkım tamamlandıktan sonra uygulanan proje ile Karşıyaka’ya beş bin metrekarelik yeşil alan ile 150 araçlık farklı bir otopark kazandırılır. Bu alanda oluşturulan parka, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2 Kasım 2001 tarihli kararı ile "Yasa Parkı" adı verilir. 2003 yılında da aynı bölgede Bahriye Üçok Bulvarı’nın altında inşasına başlanan ve 276 araç kapasiteli kapalı otopark, 2004 yılı Mart ayında hizmete açılır.

Günümüzün konusu olan Mezarlıkbaşı Katlı Otoparkı ise yaklaşık 4362 m² büyüklükteki bir alana oturmasına karşın sekiz katta 1156 araçlık kapasitesi ile İzelman A.Ş. tarafından çalıştırılan katlı otoparkların iki büyük otoparkından biridir. Agora çevresi için Arkeoloji ve Tarih Parkı Projesi planlaması yapılırken, bu otoparkın yıkılması yıllar önce kararlaştırılmıştı. Ancak bu karar bu güne kadar çeşitli nedenlerle uygulanmamıştır. Bu nedenlerin başında yoğun iş merkezlerine sahip bölgenin otopark gereksinimini karşılayacak çalışmaların yapılmaması gelmektedir.

Kişisel görüşüme gelince şunları söyleyebilirim: Birçok kişinin daha önceleri de belirttiği gibi, halen mevcut otopark yapısının bulunduğu tabanın altında tarihi eser çıkması çok zayıf bir olasılıktır. Çünkü o binanın yapımını, birçoğumuzun yaşadığı bir dönem olan 1980'lerin ortasındaki inşaat sırasında, temel için eski Irgatpazarı alanında çok büyük bir çukur yaratıldı. Kazık temeller metrelerce derinliğe kadar indi. Oradaki temel çukuru kazısında çıkan tüm tarihi eserler ise yangından mal kaçırırcasına İnciraltı lagun içinde döküldü. Yazıya eklediğim fotoğrafta bu eserlerden bazılarını görebilirsiniz.

Sonuçta, o yapının altında tarihi eser kalmadığını düşünenlerdenim. Ancak "Agora'dan bakınca kötü bir siluet oluşturuyor" düşüncesi ile yıkıma da katılmıyorum. Yıkılınca orası ne olacak? Yeşil alan mı? Peki, yeşil alan olursa Agora'nın çevresindeki onca kötü cepheli yapı ne olacak? Yakın çevre, iki yapı dışında bir mezbelelik ki sorma gitsin.

Öte yandan "Otopark yıkılsın, oraya yakışır müze binası yapılsın" diye görüşler de var. İşte doğrusu budur. Ancak mevcut otopark yapısı, gerekirse üst ya da ara katlardan bazıları yıkılarak müzeye dönüştürülemez mi? Böyle bir şey elbette yapılabilir.

İşin bir de başka bir yönü var. O alanın tapu sahibi sadece belediye değil ki. Orada Vakıflar'ın da hissesi var ve böyle bir imar değişikliğiyle meydana çıkacak yeni formatı Vakıflar kabul edecek mi? Basına yansıyan haberlerden anlaşılıyor ki bu konuda Vakıflar'ın görüşü alınmamış. Eğer görüş alınmadan ve mutabakat sağlanmadan yıkıma kalkılırsa Vakıflar büyük olasılıkla bunun gerçekleşmemesi için muhalefet edecektir. Bu nedenle binayı yıkmadan, Agora Ören Yeri kavramına uygun bir düzenleme ve akılcı bir proje mutlaka yapılmalıdır. Yerine yakışacak bir Batı Anadolu Uygarlıkları Müzesi olabileceğini düşünüyorum...

Bu arada Agora için ayrı bir düşüncemi belirtmeden yazıyı bitirmek istemiyorum. İzmir şehir merkezindeki bütün kazılar zeminden aşağıya doğru sürdürülen çalışmalarla gerçekleşiyor. Ephesos'taki Celcius Kütüphanesi gibi, yukarıya doğru yükselen bir yapı modelini henüz göremedik. Smyrna kazı alanında Athena Tapınağı'nı temsilen beş sütun dikildi ve öylece kaldı. Agora'da da eskizlerine hayranlıkla baktığımız Batı Stoa'nın bodrum üzerinde iki katlı muhteşem haliyle ne zaman göreceğiz ki? O kazılara İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin büyük katkısıyla ciddi bir para harcanıyor ve elbette bu böyle olmalıdır. Ancak yerin altına olduğu kadar üstüne de emek verilmelidir. Agora'daki mimari hatalar da içeren, bir sıra sütunun dizili olmasının, işin plastiği açısından yeterli görülmemesi gerektiğine inanıyorum. İşte bu da yapıldığı takdirde "Dünyanın kent merkezinde yer alan en büyük Agora'sı" görsel açıdan da muhteşem bir anlam ifade edecektir.

Katlı otopark yıkılınca ne olacak yenigün