Kaz Dağları’nı anlayarak dünyayı anlamak, dünyayı anlayarak Kaz Dağları’nı anlama çabası diyebiliriz bu çalışma için. Açıkçası çalışmanın başlarında bu kadar gelişip serpileceğini tahmin etmemiştim. Çalışma, zamanla “Bir Çevrecinin El Kitabı”na dönüştü.”

Merhaba Yenigün okurları, 2018 yılından bu yana araştırıp kaleme aldığım, röportajlar yapıp görüntüler çektiğim “Kaz Dağları Nasıl Kurtulur” adlı belgesel-kitap çalışmamı bugün itibarıyla gazetenizde yazı dizisi olarak yayımlamaya başlıyorum.

Kaz Dağları’nı anlayarak dünyayı anlamak, dünyayı anlayarak Kaz Dağları’nı anlama çabası diyebiliriz bu çalışma için. Açıkçası çalışmanın başlarında bu kadar gelişip serpileceğini tahmin etmemiştim. Çalışma, zamanla “Bir Çevrecinin El Kitabı”na dönüştü.”

Gazete için bir hayli uzun olacağından kitabın tamamı değil de bölümlerden seçmeler halinde kısım kısım yayımlanacak.

kaz dagları 1 yenigün

(Kaz Dağları’na Burhaniye’den bakınca)

NEYİ AMAÇLADIM?

Öncelikle ‘niye böyle bir çalışma, ben kimim, ne amaçlıyorum’u anlatmaya çalışayım. Kısaca kendimden bahsederek başlayayım.

İzmir doğumluyum. Beş sene İstanbul'da, üç seneye yakın Muğla'da yaşadım. 40’a yakın yabancı ülkeyi görme ve deneyimleme şansım oldu. İnternet sitesi tasarım, inşaat-emlak, kafe işletmeciliği gibi birbirinden farklı bir sürü iş deneyiminin ardından 2016 yılından bu yana tam zamanlı bağımsız olarak yazarlık, yönetmenlik ve fotoğrafçılık yapmaktayım. 2011 yılında araştırma kitabım “Son İktidar”’ı internette paylaşıma açtım, 2019 yılında ise altı ayda altı Latin Amerika ülkesini gezdiğim, görüntülediğim ve notlar aldığım gezi-araştırma kitabım “Yolculuk X – Latin Amerika”, hem basılı hem de internet üzerinden yayımlandı. 2017 yılının sonlarına doğru doğumumdan bu yana her sene gelmekte olduğum rahmetli dedem ve anneannemin Balıkesir, Burhaniye’deki yazlık evlerine temelli olarak yerleştim.

BÜYÜLÜ BİR YER

Burhaniye'den Kaz Dağları'nı izlemek başkadır. Devasa denebilecek 70-80 kilometre enindeki Kaz Dağları’nın karşıdan, ideal denebilecek bir uzaklıktan, çok büyük bir bölümünü görebilirsiniz. Güneş baharla beraber dağların üstünden batmaya başlar, sonbaharın sonuna doğru denize geri çekilir. Tablo gibidir. Solunuzda Gömeç ve Ayvalık Adaları, karşınızda Edremit Körfezi ve Midilli, sağınızda ise boylu boyunca uzanmış Kaz Dağları. Yıl boyu her renge şahit olursunuz, her gün aynı manzaraya bakarsınız ama asla sıkılmazsınız. Ben de pek sıkılmamış olacağım ki bu manzaradan, neredeyse 30’lu yaşlarıma kadar çevreyi ziyaretlerim sadece günübirlik birkaç saatlik gezilerden ibaretti. 30’lu yaşlarla birlikte dağlarda kamp yapmaya, birkaç gün doğanın içinde kalmaya başladım ve o zamana kadar farkına varamadığım güzelliklerin farkına vardım, yani bildiğimi zannettiğim ama neredeyse hiçbir şeyini bilmediğim bir doğanın ve yaşamın. Kaz Dağları artık büyülü bir yer haline gelmişti benim için. Fotoğraflarına, videolarına bakınca gözlerimin dolduğu, nasıl yapar eder de giderim tekrar diye planlar yaptığım bir yer...

NASIL KARAR VERDİM?

Burhaniye’ye bütün hayatımı taşıyıp temelli yerleştikten sonra da ilk iş yönümü Kaz Dağları’na, daha önce görmemiş olduğum doğasını, kültürünü merak ettiğim kuzey bölgesine doğru çevirdim. 2018 yılında yörenin kuzeyinde yer alan Çanakkale’ye bağlı Bayramiç ilçesinde “Emine’yi Tanımak” adında bir belgesel çalışmam oldu. İki ay boyunca Zeytinli köyünde kaldım ve birçok konuda yetenekli, yorulmak nedir bilmeden çalışan ve sürekli üreten bir kadın olan Emine Beceren’in hayatını 13 bölüm halinde kameraya aldım ve paylaşıma açtım. Bu sırada Kaz Dağları’nın hem doğa hem de kültürel olarak farklı yönlerini bol bol inceleme imkânım oldu ve kararımı verdim: Kaz Dağları Yöresi’ni Ayvalık’tan Çan’a, Ayvacık’tan Yenice’ye, Havran’a kadar dolaşacak, keşfedecek, tanıyacak, sorunlarını ve bu sorunların olası çözümlerini hem araştıracak hem de yörede örnek işlere imza atan insanlarla röportajlar yapacaktım, düzenlenen etkinlik ve festivallere katılacaktım.

Bundan sonraki yazılarımda okuyacağınız, birkaç ay içinde kitap olarak çıkacak “Kaz Dağları Nasıl Kurtulur” yazı dizisi, Kaz Dağları yöresinin coğrafi bilgileri ve ev sahipliği yaptığı doğayla ilgili bilgilerle başlıyor. Maden, enerji, inşaat, çöp-atık, orman, tarım, hayvancılık-balıkçılık-avcılık, su kaynakları ve iklim krizi sebebiyle yaşanan sorunlar ve olası çözümleri ile devam ediyor. Son iki bölüm, “Kaz Dağları Nasıl Kurtulur” ve “Sonsöz”de ise “bakış açımızı hangi yönde ve nasıl değiştirirsek hızla artan çevre sorunlarının önüne geçebiliriz ve hangi alternatiflerle doğa ve insan yaşamının sürdürülebilirliğini artırabiliriz”in araştırmasını ve kişisel yorumlarımı içeriyor.

kaz daglari 2 yenigün

(Yağmur öncesi Kaz Dağları)

KAZ DAĞLARI’NI ANLAMAK

Sadece Kaz Dağları yöresini ilgilendiren bir yazı dizisi değil bundan sonraki yazılarda okuyacaklarınız, yanlış anlaşılmasın. Kaz Dağları’nı anlayarak dünyayı anlamak, dünyayı anlayarak Kaz Dağları’nı anlama çabası diyebiliriz bu çalışma için. Açıkçası çalışmanın başlarında bu kadar gelişip serpileceğini tahmin etmemiştim. Çalışma zamanla “Bir Çevrecinin El Kitabı”na dönüştü. Benim için adeta bir okul gibi oldu, doğru bildiğim neler yanlış çıktı, yanlış bildiğim neler doğru çıktı; gerçekten sayısını tahmin bile edemiyorum şu anda. Birçok farklı kitap okudum, internet sitesine baktım, belgeseller izledim, kendi deneyim ve fikirlerimle bunları harmanlayıp kaleme aldım. Bunların yanında yörenin farklı coğrafyalarına gittim, incelemelerde bulundum, notlar aldım, farklı iş ve ilgi alanlarına sahip insanlarla röportajlar yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Konuları herkesin ilgisini çekebilecek bir şekilde, olabildiğince sıfırdan anlatmaya çalıştım; yazdıklarımı verilerle desteklemeye, her bölümün bitiş kısmında ve kitabın sonunda sorunların olası çözümlerini sıralamaya çalıştım. Umarım başarılı olabilmişimdir, takdir sizin. Kusur görürseniz ki olacaktır illa, şimdiden affola.

Şimdiden hepinize iyi okumalar diliyorum; umuyorum ki bu çalışma gerek yazı dizisi, gerek kitap, gerekse de belgesel olarak ulaşması gereken kişilere ulaşarak faydalı olur, bir farkındalık yaratır ve daha çok insanın elini taşın altına koymasına vesile olur.

Kalın sağlıcakla. Tanıştığımıza memnun oldum.

…………………………………………………..

Fotoğraflar: Ulusal Özdemir