İzmir’de alışveriş denilince akla gelen ilk merkezlerden biri olan Kemeraltı Çarşısı eski günlerini arıyor. Ekonomik kriz ve dijitalleşmenin etkisi altında kalan çarşı esnafının bayram heyecanı kalmadı

Beş kilometrelik alana yayılmış binlerce işyeri ile dünyanın en büyük açık hava alışveriş ve ticaret merkezi olan Kemeraltı Çarşı'sı her yıl büyük bir heyecanla beklediği bayramlardan umudunu kesti.   Ülkede yaşanan ekonomik kriz ve durumu olanların artık internet ortamından alışverişe yönelmesiyle esnaf, eski bayramları arar oldu.

'Nerede o eski bayramlar' sözünün artık sözde kalmadığını esnafında bunu yaşadığını söyleyen Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin, "İnsanların ilişkileri dejenare oldu. Eski aile yapısı, ailelerin çocuklarına bakış açıları değişti. İnsanlar artık bayramlarda tatile gider oldu.  Hayatın zorlukları, insanların kültürel yapısının değişmesi esnafa yansıdı. İnsana dayalı bir değişim var ve bu değişimle birlikte eksiklikler ortaya çıkıyor" dedi.

Gözden kaçırmayın

Bebek engelli doğmasın una folik asit koyulsun Bebek engelli doğmasın una folik asit koyulsun

semih girgin (2)

"Alternatifler arttı"

Eskiden insanların alışveriş yapabilecekleri tek yerin Kemeraltı olduğunu belirten Girgin, "Eskiden semtlerde ticaret bu kadar yoğun değildi. Şimdi artık insanları kapıdan çıktığında istediği ihtiyacını karşılayabilecekleri yerler var. Semt pazarları, AVM'ler var. Bunun yanında üç harfli marketlerde az masrafla ihtiyaçlarını alıyorlar. Teknoloji ve akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte insanlar çarşıya inmeden alışverişini yapıyor ve kapısına kadar geliyor. Alışverişte alternatifler arttı" diye konuştu.

"Nerede o eski bayramlar!"

Eskiden Kemeraltı'nın hınca hınç dolu ticari bir alan olduğunu dile getiren Girgin, "Burası insanların bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri yerdi. İzmirlilerin çarşıda devamlı alışveriş yaptıkları esnaflar vardı. Esnaf müşterilerine en iyi şekilde hizmet vermek ve onları memnun etmek için ahilik kültürüyle çalışırlardı. Ama şu anda bu kültürle hizmet veren çok az esnafımız kaldı. Kemeraltı'na gelmek bile artık zorlaştı. Şu anda insanların buraya gelip gitmesi bile bir maliyet. Tüm bunları üst üste koyduğumuzda nerede o eski bayramlar dediğimiz bir zamandan geçiyoruz" açıklamalarında bulundu.

Gençlerin aile mesleklerine sahip çıkamadığını söyleyen Girgin, "Ticareti, esnaflığı sevdiremedik demeyelim ama şartlar onları daha düzenli bir hayata yönlendirdi. Esnaf sabahtan akşama kadar dükkanda olmak zorunda, hafta sonu bile çalışıyor. Havalar sıcakken işler artıyor ama soğuk ve yağmurda kimse gelmiyor. Buradaki ailelerin çocukları bunları görünce esnaflıktan da uzaklaştı. Bu durum tabana şimdi yansıyor. Gençler Kemeraltı'na gelmiyor. Çarşımız yerli ve yabancı turist almıyor. Yazın gurbetçilerin, düğün, nişan, sünnet yapacakların uğradığı bir çarşı haline geldik. Gençler AVM'lerde gördüğünü burada görmek istiyor. İzmir'in bir kesimini kaybediyoruz. Bize sahip çıkanlar var. Özellikle İzmir'in eski insanları çarşıya sahip çıkıyor. Erkekler sadece ihtiyacı olanı alıp çıksada kadınlar Kemeraltı'nda kaybolmayı araştırmayı seviyor" şeklinde konuştu.

"Esnafın bayramı buruk geçiyor"

İnsanların bayramları tatil olarak değerlendirdiğini ifade eden Girgin, "Eski bayramları özlediğimiz, bugün bayramlarda yaralı olduğumuz bir zamandan geçiyoruz. Eskiden bayramlarda çarşı çok kalabalık olur, herkes bayram alışverişini buradan yapardı. Ama artık insanlar bayramları tatil olarak değerlendirdiği için kimsie bayrama özel alışveriş yapmıyor. Bu nedenle bayramlar bizim için umutsuz. Bunun yanında insanların alım gücünün düşmesi de işlerimizi oldukça etkiliyor. İnanılmaz bir hayat pahalılığı var. slında çarşıda fiyatlar dışarıya göre daha uygun. Pazarlık yapma şansı var. Müşteri ile olan diyaloğunda bir enerji var.  Ama insanlar artık elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerini daha çok düşündüğü için cebindeki parayı harcamak istemiyor. Bunun için yeni kıyafetler almak yerine iyi durumda olan kıyafetlerini bayramlık olarak kullanıyor. Eski bayramları eski insanları arıyoruz. Biz kültürel değerlerimizi yaşatmak için çalışsak da günün şartları ne yazık ki bunu mümkün kılmıyor. Esnafın bayramı hep buruk geçiyor. Eskiden bayramdan 10 gün önce hareketlilik başlarken 2-3 güne düştü. Bu yıl nasıl olur bilmiyorum" dedi.