20.09.2021, 00:30

Kendini bilme...

Yalan bataklığında yüzen kendini göremeyen pek çok insan var.
Kendini tanırsa, en zor itirafları bile kendine yapabilir aslında insan. Ancak bu en zor olan kısımdır.
Zaaflarını bilebilen insan dik durur.
Erdem adına yaptığın birçok bencillik aslında sana yapışır.
*
Tanı kendini.
Bencillikleri tanı.
Düşünme eylemini tanı.
Sorgula. En temel öğretilen doğruları bile sorgula.
Bulduğu doğrular ile yaşamaya çalış.
Büyük adamların dalkavukları olma.
Alkışla ancak hak edeni.
*
Yanlışa, yalana fırsat verme.
Öğren. Hep öğren.
Gerekirse Haksızlığa karşı çık. Yüreğin yoksa sus ama mazlumu ezme. 
Kul hakkını yeme. Yıkma, yakma.
*
İstediğine ulaşmak için başka maskeler ile yol alma.
Kendi yapmak istemediğin şeyleri kimseye dikte etme.
İşlerini başkasını zorlayarak yaptırma.
Kendi erdeminden yeme.
Kimseyi uçurumun kenarına getirme.
Vicdanını rahatlattığın her an gerçekten rahat mısın? Bunu sorgula.
*
Hiçbir çaba göstermeden hayat seni karşılamaz.
Aynanda hep gerçeği yansıt.
Kolay olan öyle dümdüz yoldan yürümek. Başarın ise engebeyi de güzelliğinle aşabilmek.
Söylediğin yalanları kendine söylüyorsun işte bunu unutma.
Kolay olan konfordur.
Değerlerini hatırla.
Dürüstlük ile doğruluk arasındaki bağı iyi anla.
Kendine itirafçı ol.
Kalbine dürüst ol.
Yalanın dolanın üstünü kapatarak eleştirdiklerine dönüşme.
*
Bir fıkra vardır ama fıkra değil, kendinizi tanıyın diye irdeleyin isterim.
“Nasrettin Hoca yolda yürürken, biri ensesine öyle bir vurmuş ki, nerdeyse yere düşecekmiş, hiddetle dönüp bakmış; karşısında tanımadığı genç bir adam. Nasrettin Hoca sormuş:
- "Ne cüretle vuruyorsun!"
- "Özür dilerim hocam, sizi birine benzettim, küçük bir hata yaptım, ama siz pireyi deve yaptınız.
- "Yürü o zaman, kadıya gidiyoruz!"
Gitmişler kadıya, ikisini de dinleyen kadı efendi, Nasrettin Hoca'ya vuran gencin akrabasıymış. Kadı efendi, Nasrettin Hoca'yı yumuşatıp, akrabasını kurtarmaya çalışmış:
- "Hoca, hislerini anlıyorum. Bu durumda herkes aynı şeyi hissederdi. Şimdi bu genç adam kendine bir tokat atsa, kabul eder misin?"
Nasrettin Hoca ısrar etmiş:
- "Olmaz, mahkeme yapılsın."
Kadı efendi, bunun üzerine akrabası olan genç adama dönüp kararını vermiş:
- "Ceza olarak Nasrettin Hoca'ya 5 kuruş ödeyeceksin, hemen gidip getir!"
Nasrettin Hoca, para almaya giden genç adamın dönmesini beklemiş. Bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, ama genç adam ortalıkta gözükmüyormuş.
Mahkeme kapısının kapanma saatine kadar bekleyen Nasrettin Hoca, kadı efendinin ensesine okkalı bir tokat indirdikten sonra demiş ki:
- "Kusura bakma kadı efendi, daha fazla bekleyememem, gelirse söyle ona; 5 kuruşu sana versin!"”
Kısaca, modern çağ insanını sahip olma duygusu yükler ve sanırsınız ki iyi insan oldunuz.
Sağlam duruşunuz nerede peki?
Ne demiş Hünkâr Hacı Bektaş-i Veli...
 “Hararet nârdadır, sacda değildir, 
Keramet sendedir, tâcda değildir.
Her ne arar isen, kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir.” 
Kendini bilme, kendini arama her kula nasip ola...

Dip notlar;
Kendini taşla...
Erzincanlı baş köylü Hasan Efendi bir Alevi dedesi hacca gidiyor. 
Hacca gittiğinde insanlar şeytan taşlama zamanında şeytanı taşlarken Hasan Efendi eline bir taşı alıyor ve sinesine vurmaya başlıyor.
Bunu gören arkadaşları ve yanındakiler soruyorlar; "Hasan efendi neden kendini taşla dövüyorsun?"
Hasan efendi; "oğul senin buradaki şeytanla ne işin var, sen kendi içindeki şeytanı taşla. Kendi nefsini terbiye et özünü pakla."
 
Lütfen daha duyarlı olalım...
Çevre kirliliği ve katliamlarının arttığı şu günlerde çevre bilincinin önemi daha da arttı. Bir kez kullanılıp atılan plastik malzemeler çevre kirliliği açısından büyük bir sorun ne yazık ki... Çevre örgütü Greenpeace'e göre, 2015'te dünyada 6,3 milyar ton plastik tüketildi ve bunların sadece yüzde 9'u geri dönüşüme kazandırıldı. Az rakam.
Geri kalanı ise ya çöp haline geldi ya da yakıldı. Avrupa Birliği'nde paketlemede kullanılan plastiğin yüzde 40'ı ise bu günlerde geri dönüşüme giriyor. 2025'te bunun yüzde 50'ye çıkarılması hedefleniyor. Durum bilinçlenme açısından iyiye gidiyor denebilir. Ancak bu rakam Avrupa’da. Tüm yeryüzünde bu tür bilinçlenme ve koruma çalışmalarının artması bizim sürdürülebilir yaşamımız için kazanç. Plastik malzemelerin özellikle tek kullanımlık Pipet, plastik çatal-kaşık gibi plastiklerin bilinçli tüketimi sizin elinizde. 
Gelin el ele küçükte olsa bir taş da siz koyun yerküremiz için...

Mutlu kalın...

Fıkra;    
Temel’i babası azarlıyordu Ula sen aptal misun? Beş uşağın adi da aynı olur mi? Başka ad mi yokti? 
Temel kendini savunur:
 – Ama boba, sen her zaman Dursun emicam ila Ali dayimun yarum akilli olduğını söylemez miydun? Uşaklarım tam akilli olmasi içun meçburen hepsine Dursunali adını verdum.

Günün sözü; “Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan…”
Friedrich Nietzsche


 

Yorumlar