‘İzmir Kentinin Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz Platformu’ İzmir Tabip Odası öncülüğünde kuruldu. Platforma Konak, Karşıyaka, Bayraklı, Karabağlar, Çiğli ve İzmir Kent Konseyi katıldı. Kent konseylerinin yanı sıra; İzmir Tabip Odası, İzmir Dişhekimleri Odası, İzmir Eczacı Odası, İzmir Barosu, TMMOB İzmir İKK, DİSK Ege Bölge Temsilciliği, KESK İzmir Şubeler Platformu, Genel Sağlık İş Sendikası İzmir Şube, SES İzmir Şube, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği, Türk Hemşireler Derneği İzmir Şube, İzmir Aile Hekimleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İzmir Şube, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği İzmir Temsilciliği, İzmir Sağlık ve Hasta Hakları Derneği, Ata Soyer Sağlık ve Politika Araştırmaları Derneği İzmir Yaşam Alanları, EGECEP, İzmir İSİG Meclisi katıldı.

Şehir hastaneleri ile ilgili kamuoyuna açıklama yapılmıyor”

TTB, Tabip Odaları ve sendikalar yıllardır; bu hastanelerin yapım ve işletmesinin ne kadar yüksek maliyetler içerdiğini gündeme getirdiğini hatırlatan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, “Halen 13 tane şehir hastanesi açılmış durumdayken bu 13 hastane için ödenen yıllık kira bedelleri Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 20 sini oluşturmaktadır. Sadece bir yıllık ödenen toplam kira miktarı ile kamu kaynaklarıyla yapılan Erzurum Şehir Hastanesi gibi 14 şehir hastanesi yapabilmek mümkündür. Bu hasta garantili kira ödemeleri 25 yıl devam edecek olup, ülkenin geleceği adeta ipotek altına alınmıştır. Yapımı kamu özel ortaklığı ile tamamlanan ve devam eden toplam 18 şehir hastanesi için 25 yılda 81 milyar dolar ödeneceği hesaplanıyor. Bütün bu konular devlet sırrı olarak kamuoyundan saklanmakta şehir hastaneleri ile ilgili finansman ya da diğer konularda kamuoyuna aydınlatıcı açıklamalar yapılmamaktadır” diye konuştu.

Hastanenin hizmete girdiği algısı oluşturulmak isteniyor”

Çamlı, 2015 yılında İzmir’de temeli atılan 2 bin 60 yataklı Bayraklı Entegre Sağlık Kampüsü ya da diğer adı ile İzmir Şehir Hastanesinin 2018 de açılması planlanmışsa da henüz açılmadığını kaydederek, “Sürekli olarak ertelenen, bir türlü bitirilemeyen şehir hastanesi konusunda kamuoyuna gerçekçi bir bilgilendirme yapılmamaktadır. Duyumlara göre 2022 yılında birkaç polikliniğin açılarak hastanenin hizmete girdiği algısı oluşturulmak istenmektedir” dedi.

Bu alanda günlük 40 bin kişi hareket edecek”

Gerek yer seçimi gerekse yatak kapasitesi açısından İzmir halkının sağlıklı yaşam ihtiyacına karşılık vermediğinin altını çizen Çamlı, şöyle konuştu:

“Hastanede yatan hastalar, çalışanlar ve poliklinik hizmeti almak için gelecek insanlar düşünüldüğünde yaklaşık 40 bin kişinin bu alana günlük hareketi söz konusu olacaktır. Halkın şehir hastanesine ulaşımında ciddi sorunlar yaşanacağı bir gerçektir. Özellikle acil hastaların ulaşımında sorun yaşanacağı gibi diğer hastalar içinde ek masraf ve zaman kaybına yol açacaktır. Şehir planlaması, mekânsal etkiler yanında sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları dikkate alınmadan gerçekleştirilemez.”

Hastane dönülmesi mümkün olmayan zararlara neden olacak”

Şehir hastanesi gibi büyük ölçekli yatırımların güçlü bir mıknatıs gibi başka fonksiyonları beraberinde getireceğine dikkat çeken Çamlı, “Çevresini değişime zorlayacağını, altyapıyı etkileyeceğini, güçlü ulaşım bağlantılarına ihtiyaç duyacağını ve daha fazlasını kapsayacak şekilde kentin gelişme dinamiklerini etkileyerek kente büyük bir iz bırakacağı tartışmasız bir gerçektir. Bu ölçekte hayata geçirilmeye çalışılan kullanım kararları İzmir’in altyapı, ulaşım ve doğal yapısı üzerinde geri dönülmesi mümkün olmayan zararlara neden olacaktır” sözlerine yer verdi.

Sağlık çalışanları tükeniyor”

Çamlı, hangi hastanelerin kapatılacağı, bu hastanelerdeki sağlık personelinin durumları konusunda belirsizliklerin sürdüğüne değinerek, “Adları geçen birçok hastanede çalışan sağlık emekçilerinde ciddi kaygılara yol açmaktadır. Şehir hastanelerindeki kar odaklı yönetim anlayışı gerek çalışma koşulları gerekse özlük hakları konusunda sağlık çalışanlarını mutsuz etmiş, tükenme yaşamalarına neden olmuştur” ifadelerini kullandı.

Tüm bu nedenler doğrultusunda İzmir halkının sağlık hakkını savunmak ve süreçlerde kamu yararını korumak adına bir araya geldiklerini ifade eden Çamlı, “İzmir halkının sağlık hakkına sahip çıkacağız. Şehir hastaneleri sürecini yakından izleyecek, konuya ilişkin öneri ve itirazlarımızı kamuoyu ile paylaşacağız. İzmir halkının sağlığına, kentine, geleceğine sahip çıkmasına destek olacağız. İzmir kenti yöneticileri, halkın temsilcileri ile iletişimi artırarak en geniş platformlarda tartışma ortamları oluşturacağız. Kamu kaynaklarının israfına, kamu alanlarının talanına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklamasında bulunuldu.