05.02.2017, 05:57

Kentimiz...


Birbakalım kentimize ve değerlendirmesini yapalım hep birlikte.

Sosyaldemokrasiyi kent yönetimi ile birleştirelim. Çünkü batıyıörnek aldığımız için Avrupalı sosyal demokratların yazdığıdeklerasyonu görelim.

Şimdibiz göç alan bir ülkeyiz.

Altyapı sorunlarımız çok var.

Şehirlerimizdeişsizlik çok arttı Akabinde belediyecilik anlayışları maalesefçok iyi gelişmiş değil.

*

Pekinedir bizim, insanların yerleşkelerinin oluşturulmasında temelamaç?

İnsancayaşamak, sosyal ve kültürel olarak tam gelişmişlik değil midir?

Bizşehrimizin yöneticilerini,temsilcilerini özgürce seçme hakkınasahip isek, kent yönetimine tam katılma hakkına sahip değilmiyiz?

Bizistiyoruz ki İzmir halkı olarak, ‘Avrupa Kent Hakları’deklerasyonunda belirlenmiş hakların tümüne ulaşalım ve bizesağlanan bu haklar ile kentte insani uygun yaşam şartları içinde yaşayalım.

*


Ancakülkemizde hızla büyüyen bir kentsel gelişim ile kontrolsüzhızlı büyüme modernleşme adı altında birbirine girmişdurumda.

Tümülkede bir çok büyük şehirde sosyal, kültürel, ekonomik vemekansal yaşantılar çalkantıda.

Buşehirlerdeki hızla gelişen inşaat sektöründe ki gelişim vekontrolsüz sürecin tahrip edici etkilerini uzun vadede göreceğimizidüşünüyorum.

Butahrip edici çevre katliamları ve tarım alanlarının hızlayapılaşmaya geçmesi etki ve tepki sonuçlarını er geç bizeaksettirecek ve karşı karşıya kalmaktan korktuğumuz yeşilyoksunluğu ile yüzleşeceğiz. Betonerme toplum olma yolunda hızlailerler iken, yaşamsal kaynaklarını ve değerlerini yitirmektenbir türlü kendilerini kurtaramayanlar olarak kaderimizibelirleyeceğiz.

*

Örneğin;şehrimizdeki önlenemeyen hava kirliliği artık nefes alınamayacakduruma ne zaman geldi?

İştebu önemle sorgulanması gereken vahim bir durum bana gore.

İstanbul’daiçme suyu havzalarının yapılaşmaya açılması ne demek?

Sürekliyapılan gökdelenler modenleşme mi?

Bitmeyenköprülü kavşaklar arazileri yok etmiyor mu?

İzmir’inhava alması her geçen gün zorlaşmıyor mu?

Turizmalanı ilan edilen ve edildiği taktirde de yitirilmesi kaçınılmazolan yöreler var.

Birdetarım arazilerinin yapılaşması var ki daha da beter bir durumülkemiz için.


*

Bizşehir olarak bu hava kirliliği ile mi modernleşeceğiz?

Durmadansökülen kaldırımlar ile mi?

Bitmeyenkazılar ile mi?

Geleceğinkentini kurmak istiyoruz şüphesiz İzmir’de. Bugünkü kent veyerleşim kavramlarının gözden geçirilmesi şarttır bu istekiçin.

Ancak;‘Nasıl yaşanabilir, uyumlu, güzel ve sağlıklı bir şehirkurabiliriz? Olumsuz koşullar nasıl ve hangi gerekli kararlar iledeğiştirilebilir?’ irdeleyelim.


*

Bilmeliyizki, kentsel yaşamın her alanında doğru kentsel politikalar veuygulamalar ortaya koymalıyız. Şayet ki bu olmadığı müddetçetüm bu olumsuz koşullar devleşecek ve çözülmesi daha zor sorunolarak karşımıza çıkacaktır.



Bugünhemen hemen tüm dünya ülkelerinde yerel yönetimler bir izlemegözüdür.

Öndegelen izlenmilerden oluşur.Bütün ülkelerde yerel yönetimlerinönemi, halkın kendi kendini yönetmesidir. Halk kendi eliyle seçer.

olmalıdır.

Bunedenle yerel yönetimler, sivil toplum örgütlerini her şekildeyönetime katmak ve katılımcı demokrasiyi yaymak zorundadır.

*

Birdüşünün. Yerel yönetimler vatandaşa en yakın olan en altdüzeydeki yönetim birimleri değil midir?

İştebu yüzden dir ki işleri zor ve karışıktır.Göz ile uğraşmakzorundadırlar.

Altyapı, ulaşım, çevre kirliliği, konut, hava kirliliği ve çöpile uğraşmak zorundadırlar.

Busıraladıklarım akla ilk gelenler.

*

Hakkımızdeğil midir şimdi vatandaş olarak yerel yönetimlerden bubeklentilerimiz?

Hizmetleriyeterli ve en iyi nitelikte istememiz.

Rantekonomisi değildir istenen.İstenen imar ile kirlenmemektir.

Yağmacılıkdeğildir istenen.İstenen yağmacı ekonomi yerine düşünen veüreten ekonomidir.

İmarrantıyla beslenenler, mafya değildir kentin istediği. İstenenbütünleşmiş, iyi niyetli siyasettir.

 Sürekliolarak kamu çıkarına aykırı kent imar planları ile kentimahvetmek değildir istenen.

İstenengüzel kent planları, kentlinin yararına çevre düzenlemeleridir.

*

Lütfenkentlerin ve ülkenin yaşam kaynaklarını yok etmeyelim ve artıkkendimize çeki düzen verelim.

 Birkent, modernleşmede de tarihi kültürünü koruyabilmeli. O dengeyikurabilmeli ki, güzel bir gelişim sağlayabilsin.

Eskiyitahrip ederek kurulan yeninin bize getirisi olmayacağı gibi,kültürümüzü zaman içinde de kaybetmemize sebep olur.Bu nedenlekent dokuları büyük önem taşır.

Çünkükentler ülkenin gizli yüzüdür.

*

Avrupa’dayaşayan kent sakinlerinin hakları neden bizde de hakkıyla olmasın?

Güvenlik,kirletilmemiş çevre ve hava hakkımız değil mi?

Kentimizinolanaklarının iyi yaratılması temel hakkımız değil mi?

Ekonomikkalkınmamız, iyi konut sağlanması, dolaşım hakkımız değilmi?

Bedenve ruh sağlığının korunmasına yardımcı çevre koşullarınsağlanması hakkımız değil mi?

İyispor ve dinlence yerleri hakkımız değil mi?

İyidüzen, iyi kaldırım, iyi yol ve kültür hakkımız değil mi?

Hizmetler,belediyelerarası işbirliklerin bize getirisinin iyi olması isteğimiz değilmi?

Elbettebunlar çok önemli.

Vekentte ki eşitlik ilkesi ile yaşamak hep birlikte hakkımız değilmi?

*


 Ülkemizdeyıllardır uygulanan çarpık yapılaşma, sanayileşmepolitikaları, plansız göçler, alt yapı ve kontrolsüz üst yapıtesisleri, şehrimizi mahvetti hepinizin bildiği gibi. İşte bunedenle kent oluşturulurken kentin projeleri ve hizmetlerindenetlenmesi zorunludur.

Asılüzücü nokta ise, projelerin, imarların iyi gösterilmesidir.

Sonsöz.

Yapısektöründeki büyük vurgunlar ve nemalananlar ülkenin vekentlerin profilini oluşturmamalı diye düşünüyorum.



Dipnotlar;


İnsanhakları ve yerel yönetimler…


İnsanihakların bünyesinde ki unsurlara göre hakkımız muhatap arar.Yaptırım arar. Kentin varlığı sözkonusudur çünkü burada.İnsan yerleşimlerinin oluşturulmasının temel amacı insani yaşamdeğil midir?

Evetilk öncelik budur.

Bunedenle 1992 yılında Avrupa Konseyi, Avrupa Kentsel Şartıkapsamında kentli haklarının, ‘İnsan hakları’ndan olduğunuilan etmiştir.

Türkiyeise, 1988’de imzaladığı ‘Avrupa Yerel Yönetimler ÖzerklikŞartı’nı, 1991 yılında ve aynı şartı 1992 yılındatekrardan onaylamıştır.

Ancakülkemizde yürürlükteki mevzuat, hukuk süreçlerinin işleyişiaçısından etkisiz ne yazık ki. Çünkü bizim hak aramamızsorunlu, yargısal süreçler, dava harç ve masraflar pahalıdır.Kısaca yargısal süreçlerin ağır işlemesi sorun, yargıkararlarının uygulanmasında ise zorluklar vardır.

Oysa‘Avrupa’ da, Avrupa Kentli Hakları Deklerasyonu, ‘AvrupaKentsel Şartı’ ve ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’haklara sahip çıkmakta.

Özetle,Türkiye’de diğer insan hakları sorunlarında da olduğu gibikentli hakları sorunlarında da büyük yoksunluklar var.

İştebüyük metropoller olmak, kenttin hızlı büyümesi önemli değil,önemli olan hakların korunabilmesi, çevrenin katledilmemesidir.

Kentinsosyal, kültürel, ekonomik ve mekansal yaşantısındaçalkalanmalar olmamasıdır.


 

İsteklerimiz…


İstiyoruz;mümkün olduğunca suç, şiddet ve yasa dışı olaylardan arınmışbir kent olalım...

Yeterliistihdam olanaklarının yaratıldığı bir kent olalım…

Sağlıklıve oturulabilir konutlara çevremizi katletmeden sahip olan kentolalım...

Mümkünolduğunca kirletilmemiş sağlıklı bir çevre,hava, gürültü, suve toprak kirliliği olmayan bir kent olalım…

Toplutaşımda iyi, özel arabaların yaya kaldırımlarını işgaletmediği, yayaların rahat dolaşabildiğive özelliklebisikletlilerin yol kullanıcıları arasında korkmadan gezebileceğikent olalım...

Kişiselrefaha yönelik kentsel koşulların oluşturulduğu kent olalım…

Kalitelibir mimari ve fiziksel çevre ile donanmış, çağdaş, sağlıklı,planlı bir kent olalım…

Tarihiyapı mirasını unutmadan güzel ve uyumlu mekanların yaratıldığıbir kent olalım...

Yereldoğal kaynak ve değerlerin; yerel yönetimlerce çarçur edilmediğidikkatli,verimli şekilde belde halkının çıkarlarınındüşünüldüğü korunduğu bir kent olalım...

Belediyelerarası işbirliği yapalım…


İdealkent;

Kentlihaklarını koruyan, olumlu yaşam koşulları ve yaşam biçiminisunandır.

Yaşayanlar,ziyaretçiler,ticaret yapanlar, eğlence ve kültürü paylaşanlar içinçalışma,ulaşım ve ihtiyaçları uyum içinde, demokratik olarakkarşılayandır.

Yaşayanlarınkentin yönetiminde söz ve karar hakkı olması ile geliştirilendir.

İdealkent iyi bir yaşam yeridir her yönüyle…



Mutlukalın...


Fıkra;

Kadının evindekisalonun camı kırılmıştı. CamcıTemel'i aradı ve siparişverdi. Yarım saat sonra zil çaldı. Kadın megafondan seslendi:
-Kim o?
- Camcı daa.
Kadın kapıyı açtı ve camıntakılacağı yeri gösterdi. Beş dakika sonra yine zil çaldı.
-Kim o?
- Camcıdaa..
- Yanlışlık var. Az önce bir camcı gelmişti.
-Düştük daa..




Gününsözü; 'Bir insanın olgunluğu, onun öfkesini ne kadar yönetebilmesindenanlaşılır.
Olgun insan kızmayan değil, öfkesini iyiyönetebilen insandır.' Doğan Cüceloğlu


Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@