18.09.2021, 07:00

Kıbrıs'ta iki devletli çözüm

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Cenevre'den sonra (27-29 Nisan'da yapılan gayriresmi Kıbrıs konferansı) bizim pozisyonumuzda (Kıbrıs'ta iki devletli çözüm) herhangi değişiklik olmadığını New York'ta da söyleyeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Tatar, 18 Eylül Cumartesi günü ABD'nin New York kentinde başlayacak temaslar ile Kıbrıs konusundaki pozisyonlarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı ekibi, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve diğer yetkililer ile New York'a gideceklerini belirten Tatar, Türk tarafının bir yıldır resmi olarak, Türkiye'nin desteğiyle, savundukları "egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm" modelindeki siyaseti ortaya koymaya devam edeceklerini söyledi.
Tatar, "Cenevre'den sonra (27-29 Nisan'da yapılan gayriresmi Kıbrıs konferansı) bizim pozisyonumuzda (Kıbrıs'ta iki devletli çözüm) herhangi değişiklik olmadığını New York'ta da söyleyeceğiz. Benim Cenevre'de sunduğum 6 maddelik önerinin, özellikle egemen eşitlik temelinde, uluslararası eşit statümüzün sağlanması konusunda ısrarcıyız. Burada verilen milli bir mücadeledir, herhangi bir değişiklik söz konusu olamaz" dedi.
Kıbrıs'ta iki ayrı ve eşit halkın olduğunu ve yıllardır federal temelde yürütülen müzakerelerden hiçbir netice alınamadığını kaydeden Tatar, "Kıbrıs'ta artık egemen eşitliğe, yan yana yaşayan iki devletin iş birliğiyle ancak bir anlaşma mümkün olabilir" diye konuştu.
Ege ve Doğu Akdeniz'de son dönemde yaşanan gelişmeler ve uluslararası güçlerin bölgede pozisyon alma ısrarlarına dikkati çeken Tatar, Türkiye ve KKTC'nin bölgedeki hak ve menfaatlerinden geri adam atmayacağını söyledi.
Tatar, "Bu milli dava (Kıbrıs) hem Türkiye'nin hem de Kıbrıs Türk halkınındır. Davamız müşterektir, değerlerimiz ortaktır. En kötü günümüzde Türkiye yanımızdaydı, evlatlarını gönderdi ve şehit oldular. Bu müşterek davanın değerlendirilmesinde Türkiye'nin düşündükleri de Kıbrıs Türk halkının geleceği de önemlidir. Artık Kıbrıs'ta, kuzeyde egemen bir Türk devletinin olması şarttır ve kaçınılmazdır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti:
"Ben diyalogdan hiçbir zaman kaçmadım. Sadece resmi bir görüşme sürecinin başlangıcı olacak intibah vermekten kaçınıyoruz. Pozisyonumuz Cenevre'de ortaya koyduğumuz 6 maddelik öneride yer almaktadır. Eğer bu gayriresmi görüşmeler, resmi görüşmelere dönüşecekse bizim egemen eşitliğimizin ve uluslararası eşit statümüzün kabul edilmesi gerekmektedir. Bunun için de bir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararı gerekmektedir. O da hala olmadığı için ve (taraflar arasında) ortak zemin bulunmadığı için resmi görüşmelere başlamayı kabul edilemeyeceğini zaten söyledik. Ancak gayriresmi olarak herhangi bir toplantıda bulunmanın herhangi bir sakıncası olmaz."
New York'ta BM Genel Sekreteri'nin yanı sıra farklı ülkelerin devlet başkanları, başbakanları ve yöneticileriyle görüşme yapabileceğini söyleyen Tatar, Kıbrıs meselesindeki pozisyonlarını diğer ülkelerin temsilcilerine de anlatacağını ifade etti.
Tatar, New York'ta Yeni Türkevi Binası'nın açılışına katılacağını da belirterek Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile de görüşeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis'in "1960 Anayasası'na geri dönelim" önerisine de değinerek bu açıklamayı samimi bulmadığını ve Rumların hala "Kıbrıs'ı Yunanistan'a nasıl bağlarız" diye düşündüğünü, törenlerde bu emellerini dile getirdiklerini söyledi.
İngiltere'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine (GKRY) akredite Yüksek Komiseri Stephen Lillie'nin Rum Kathimerini gazetesine verdiği demeçte kullandığı, "İngiltere'nin girişimlerinin Anastasiadis'in desantralize federasyon fikriyle uyumlu olduğu" yönündeki ifadeleri de yorumlayan Tatar, şunları söyledi:
"Bizim gündemimizde böyle bir plan (Kıbrıs'ta desantralize federasyon) yok. Bizimle böyle bir plan resmi olarak da görüşülmemiştir, zaten görüşmeyiz de. Bizim pozisyonumuz açık ve nettir. Buradaki müzakere ekibim ve Dışişleri Bakanım ile sürekli Ankara ile istişare içerisindeyiz, meseleleri değerlendiriyoruz. Hiçbir zaman ileride bizleri Türkiye'den koparabilecek, bağlarımızı geriye götürecek bir anlaşmaya asla onay vermem. Benim hep ısrarım, egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devlet modelidir. Bunun varyasyonları ve detayları olabilir ama esas itibarıyla egemen eşitlik ve yan yana yaşayan iki devletin iş birliğidir. Kıbrıs'ta zaten iki ayrı devlet vardır. Kimse bizden Kıbrıslı Türklerin devleti olan KKTC'yi ortadan kaldırmamızı bekleyemez, bu her zaman olacaktır."

***

Cumhurbaşkanlığı, İngiliz Yüksek Komiseri Stephen Lillie’nin açıklamalarının, Rum Lider Nikos Anastasiades’in politikasıyla örtüştüğünü ifade ederek, bunun tarafsızlık ilkesine ters düştüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı, “İngiltere'nin Güney Kıbrıs'a akredite Yüksek Komiseri Stephen Lillie'nin Rum Kathimerini gazetesine verdiği mülakata ilişkin” açıklama yaptı.
“İngiliz Yüksek Komiseri Stephen Lillie'nin Kathimerini gazetesine verdiği mülakatta yaptığı açıklamalar, kendisinin de söylediği gibi, Rum Lider Anastasiades'in politikasıyla örtüşmekte olup, tarafsızlık ilkesine ters düşmektedir” denilen açıklamada, buna ilaveten, bu açıklamayla, Birleşik Krallık'ın Kıbrıs'ta gerçeklere dayalı, sürdürülebilir bir çözüm değil, sadece İngiliz Egemen Üsleri ile bağlantılı çıkarlarını gözetme peşinde olduğunun anlaşıldığı vurgulandı.
Cumhurbaşkanlığı açıklaması şöyle:
“Birleşik Krallık gibi Kıbrıs adasıyla tarihi, hukuki ve fiili bağlantıları bulunan bir ülkenin diplomatından bu konuda daha duyarlı, gerçekçi ve tarafsız yaklaşımlar bekliyorduk. Bu açıklamayla Yüksek Komiser Lillie, bahsekonu gereklilik ve ilkeleri tamamıyla göz ardı etmiştir.
1968'den bu yana yapılan müzakerelerde tüm uzlaşı olanaklarının Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmazlığı yüzünden nasıl tüketildiği Birleşik Krallıkça da gayet iyi bilinmektedir. Gelinen aşamada, Kıbrıs konusunun Genel Sekreterin ilgili raporlarında da belirtildiği gibi, statükonun yerleşmiş kalıpları dışında yeni ve yaratıcı yöntemlerle aşılabileceği ortadadır.
Bu bağlamda, Kıbrıs Türk tarafı egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü zemininde, gerçekçi ve müktesep haklara dayalı işbirliği vizyonunu Nisan ayı sonunda Cenevre'de gerçekleşen 5+BM gayrıresmi toplantısında açıkça ortaya koymuştur. Sürdürülebilir bir uzlaşıya geçmişin ön yargılarıyla değil, açık fikirlilikle yaklaşıldığı takdirde ulaşılabileceği açıktır.
Kıbrıs meselesinin dıştan yazılan reçetelerle çözümlenemeyeceği ve bu konuda yardımcı olmak isteyen tüm çevre veya kişilerin taraflara eşit mesafede durması gerektiği yadsınamaz bir gerçektir. Bunun hilafına davranışlar bu konuda söz söyleme ve etkili olma olasılıklarını zedeler.
Başbakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımız da bu konuda gerekli açıklamaları yapmıştır.”

Yorumlar