Kılıçdaroğlu'nun verdiği yanıtlardan satır başları şöyle:

(İBB hakkında başlatılan inceleme) Yapılan tamamen kumpas. İstanbul'u almamızı bir türlü hazmedemiyorlar.

Yolsuzluk yaptınız dediğimizde vatandaş diyor ki zaten bunların görevi yolsuzluk yapmak. O nedenle yankılanma bizim beklediğimiz seviyede değil.

Şimdiki Ulaştırma Bakanı, eskiden İBB'nin Genel Sekreter Yardımcısı. Bina yapılmış gibi tutanak tutuyorlar. Bunun hesabını soracağınıza gelin İBB'ye inceleme başlatıyorsunuz. Bakan yaptınız, dokunulmazlığı oldu.

AKP içindekilerde söylüyor. Olmaması gereken bir inceleme. Ben müfettişlerin bir talimatla, gidelim Ekrem Bey'i bu hale getirelim, görevde alalım dediklerini düşünmüyorum.

Yerel seçim öncesi Ankara'da bir itiraf attılar, Mansur Bey'e. Mansur Bey kazanırsa su paralarını teröristler toplayacak diye.

Ben denetimden geliyorum. Belge gelmeden bir şey yapamazsınız. Siz kişiyi yolluyorsunuz ve diyorsunuz ki mutlaka ceza bekliyorum sizden.

Ekrem Bey'in veremeyeceği bir hesap yok. Telefonların dinlendiğini zaten biliyoruz. Önce kendi belediyelerine baksınlar. Bakan, olmayan işi olmuş gibi gösterdiler. Bakan açsın dava bana iftira atıyorlar diye.

Merkez Bankası'na nasıl gittiysem TÜİK'e de öyle gidecektim. ENAG ile sizin rakamlarınız farklı. TÜİK'in internet sitesinde diyor ki herhangi bir sorun ile karşılaşırsanız bize başvurun.

Ne oldu? Oraya gittim. Oraya işçinin hakkı için, emeklilerin hakkı için gittim. Sonuçta asgari ücretlilere bir rakam verildi ama emekliye ne verildi yüzde 25. Enflasyon ne kadar yüzde 36, resmi rakam. Emekli çalıştı, üretti; hayır senin pilin bitti sana bu parayı veriyorum idare et. O nedenle bütün emeklilere diyorum size iyi para vermişler. Bu nedenle bütün emeklilerin birleşmesini istedim.

MEB'e gidip haksız ne boyutta diye soracaktım. Neden bu önlemleri almıyorsunuz, bunu soracaktım. 12 saat bekledik yanıt yok. 15. saatin sonunda oraya gittim. Ben sınava girip hakkı elinden alınan kişiyi savunmayacaksam neden siyaset yapıyorum?