21.03.2021, 15:04

Kılıçdaroğlu’na İzmirlilerden tam not “İşte benim genel başkanım”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin okuma-yazma ve yazarlık atölyesi kursu düzenlemesi ve bu kursun bedeli olarak Gazeteci-Yazar Enver Aysever’e 18 gün için 238 bin 500 lira bedel ödemesi İzmir’in yanı sıra ulusal medyanın da gündemine bomba gibi düşmüştü. Yapılan ihalenin şartnamesini tüm Türkiye Gazeteci-Yazar Ahmet Hakan’ın, Hürriyet Gazetesi’nde yazmış olduğu köşe yazısından öğrendik. Ardından Soyer, yaptığı yazılı açıklamayla bu ihaleyi iptal ettiğini duyurdu. Okuma-Yazma ve yazarlık atölyelerine yönelik çalışmalar neredeyse belediyelerin rutini haline geldi. Türkiye’nin birçok il ve ilçe belediyesi bu kursları düzenliyor. Düzenlenen kurslarda, Ahmet Hakan’ın tanımıyla “Adrese teslim ihale” sistemi mi uygulanıyor, bu kursların bedelleri ne oluyor, bu kurslar artık bir rant kulvarı mı oldu, araştırılması gereken başka bir konu. Ben ise sizlerle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na dair, İzmir’de büyük heyecan, mutluluk ve CHP tabanında “İşte benim Genel Başkanım” dedirten bir kulisi paylaşmak istiyorum. Edindiğim bilgilere göre, tartışma ve tepkilere neden olan ihaleyi iptal ettiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmuş. Konunun medyada yer almasıyla birlikte, Kılıçdaroğlu hemen harekete geçerek gerçeklik ve emsaller hakkında danışmanlarından bilgi istemiş. Gerekli bilgiyi edinen Kılıçdaroğlu, bizzat İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i arayarak, “Bu kursu hemen iptal edin” demiş. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, örnek davranışıyla hemen her platformda dile getirdiği, “Yandaşa peşkeş” eleştirisinin, sadece sözde değil özde de parti kurumsal kimliğinin temel taşı olduğunu göstermiş oldu. Ne demişler, ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Kendi partilim, kendi adamım” ayrımı yapmadan, tıpkı Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un “Yolsuzluk” iddiaları doğrultusunda gösterdiği gibi, dimdik ve net duruşu sadece CHP’lilerden değil, tüm İzmirlilerden tam not aldı. Kılıçdaroğlu’nun otokratik kleptokrasiye karşı duruşunun tüm idarecilere örnek olması dileğiyle.

 

BAŞKAN ERDOĞAN’DAN KADIN REKTÖR ŞARTI

Üniversitelerin sayısı nedeniyle eğitim şehri olan İzmir’de altı adet devlet üniversitesi bulunuyor. 15 Temmuz hain darbe girişimin ardından kapatılarak özel vasıflarını kaybeden iki üniversiteden birisi olan İzmir Üniversitesi TBMM’de kabul edilen yasayla Demokrasi Üniversitesi adını almıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2017’nin başında rektör olarak atanan Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper’in görev süresi doldu. Balıkesir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Başkanlığı yaparken üç kez BAÜ’de aday olan ve dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından birinci olmasına rağmen atanmayan Tunçsiper’in yüzüne talih İzmir’de gülmüştü. 26. Dönem İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık’ın ricası, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da referansıyla koltuğa oturan Tunçsiper için artık süre doldu. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın bizzat takip ettiği İzmir’deki değişim için üniversitelerin bağlı olduğu üst kuruma 50’nin üzerinde isim başvurmuş durumda. Halen faaliyette olan üniversitelerde görev yapanların da aralarında bulunduğu sayı dışında da araştırmalar sürüyor. Rektör atamasına onay verecek olan Başkan Erdoğan’ın “kadın aday olsun” şartı akademik camiada konuşuluyor. O yüzden, Tunçsiper’in yerine uygun şartları taşıması halinde mutlaka bir kadın rektörün atanması bekleniyor. Şu sıralar kampüs arazisi, Karabağlar Belediyesi’nin başvurusunun ardından çıkan mahkeme kararları ve siyasi tartışmalarla gündeme gelen Demokrasi Üniversitesi’ni yakın gelecekte hareketli süreçler bekliyor.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@