10.08.2021, 04:10

Kim çocuğunun çiftçi olmasını ister?

Bütün dünya tarım ve gıdayı konuşurken ülkemiz hala daha bu sektörün önemini kavrayamadı. İklimsel değişimler, su krizi, kimyasal ilaç ve kimyevi gübre, tarımsal atıklar, israf, toprak, ağaç, orman, orman yangınları, açlık, adil ve güvenilir gıda, tarımdan gençlerin kaçması… konu başlıkları saymakla bitmez.
Dünya nüfusu ve hatta ülkemiz nüfusu çılgınlar gibi katlanarak artarken tarım alanlarına, tarıma, suya, ormanlara ihtiyacımız da çılgınlar gibi artmakta.
Toprak olduğu sürece, tarım yapıldığı sürece, ormanlar yaşadığı sürece, su aktığı sürece kısaca dünya ana yaşadığı sürece biz insanoğlu var olabilir.
Burada en önemli aktörler ise “Çiftçilik” mesleğini yapanlar. 
Ben sormak istiyorum; hanginiz çocuğunuzun çiftçi olmasını ister? Hatta biraz daha ileri boyuta taşıyıp hangi çiftçi çocuğunun çiftçi olmasını ister?
Niye kimse çocuğunun çiftçi olmasını istemiyor? 
 
Dünya düzeni üretim üstüne kurulu iken, ülkemizin en önemli üretim aracı tarım ve gıda sanayi iken, gıda yeni dünya düzeninin en önemli savaş aracı iken, biz elimizdeki önemli güç, tarımsal üretimi neden önemsemiyoruz ve çiftçilik mesleğini yok sayıyoruz?
Ülkemizde her önüne gelen kendini tarım ve gıda konusunda bilgili sayıp, orada burada bir şeyler paylaşmayı seviyorken, herkes kendini tarım uzmanı sayıyorken, sosyal medyada sözde tarım uzmanları cirit atıyorken niye kimse çocuğunun çiftçi olmasını istemiyor?
Tarım ve gıda da bir bilimdir. Önceliğimiz bilimden şaşmamak olmalıdır. Bilimde bilinçsizce konuşmak, uzmanı dışında konuşmak, okumadan ve bilmeden konuşmak ve hareket etmek olmaz.
Ben sormak istiyorum; neden çocuğunuz çiftçi olmasın?
Tüm dünyayı besleyen çiftçilerken…Neden?
 
Kabul ediyorum; tarım üstü açık fabrika, tarımın riskleri çok, çiftçilik beden gücüne dayalı, tarımda üretim maliyetleri çok yüksek, uzman iş gücü bulmak sorun, yerel üreticiler için pazarlama sıkıntılı, tarımsal politikalar daimilik gerektirirken bizde ani değişimler çok, destekler yeterli değil, ülkemizde hala daha akıllı tarımı tam olarak kullanamıyoruz ve dünya devi ülkelerin ekonomik güçleri ve agresif tarım politikaları bizim gibi ülkelere zarar veriyor.
Ama her ne olursa olsun Anadolu dünya tarımsal üretiminin ve gıda tedariğinin en önemli noktası.
Ben tarımsal üretimin içinde aktif olarak bulunan bir ziraat mühendisi olarak artık “Çiftçilik” kavramının öneminin arttırılması gerektiğine inanıyorum.
Ben de diyebilmeliyim; “Benim çocuğum da çiftçi olsun”.
Artık çiftçilik kimliksizlikten çıkmak zorunda. Dünya devi ülkeler gıda ile diz çöktürülebilecek bir dönemdeyken, biz Anadolu gibi verimli bir vatanda yaşıyorken ben çiftçi olmak istiyorum diyenlerin sayısının artması için çiftçilerimizin kimliğinin güçlenmesi lazım. 
Sağlıklı beslenebilmek için, sağlıklı bir dünya ana için, tarım alanlarının da ormanların da var olduğu bir dünyada yaşayabilmek için bilimin yolunda ilerleyen, eğitimli çiftçilere ihtiyacımız var. Bu arada gençlerimize de ihtiyacımız olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
Benim çocuğum da çiftçi olsun diyebileceğimiz günler dilerim.
  

Yorumlar