'Kimse heveslenmesin'

Türkiye'de 28 Temmuz günü Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlayan ve ardından 21 farklı ilde çıkan yangınlara müdahale devam ediyor. Yangınlarda 4 kişi yaşamını yitirirken binlerce hayvan telef oldu. Orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle döndü. Orman Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sabahattin Bilge, küle dönen orman arazileri için, “Kimsenin iştahı kabarmasın, alanlar tahsis edilemeyecek” dedi. Bilge, yanan alanların yeniden ağaçlandırılması konusunda da önemli uyarılar

Güncel 31.07.2021 - 07:00 31.07.2021 - 07:01

Nihat AK / YENİGÜN - Türkiye'de 28 Temmuz günü Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlayan ve ardından 21 farklı ilde çıkan yangınlara müdahale devam ediyor. Manavgat'ta üç, Muğla'nın Marmaris ilçesinde ise bir kişi yaşamını yitirdi. Binlerce hayvan telef oldu, orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle döndü. Yangınların tehdit ettiği köy ve diğer yerleşim yerleri tahliye edildi.

Felaketin boyutları henüz net olarak anlaşılamasa da Orman Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sabahattin Bilge, önemli uyarılarda bulundu. Bilge, “Yasal olarak yanan orman alanları, başka amaçla tahsisi mümkün değildir. Ancak önceden tahsis edilmiş bir alansa, tahsis iptali söz konusu olmuyor. Kimsenin iştahı kabarmasın, alanlar tahsis edilemeyecek.

Yangınla birlikte tüm vatandaşlar, refleks göstererek, ‘biz de destek verelim’ diyerek bağış kampanyaları yapıyor. Ancak her yanan yer ağaçlandırılacak demek doğru değil. Teknik olarak böyle bir veri yok. Yanan alan görünüşte orman olabilir. Ancak teknik olarak bu boylu ormanları ağaçlandırmak mümkün değildir, taşlık kayalıktır, ağaçlandırılmaz. Ya da verimli bir ormandır yaşlı ağaçların olduğu bir ormandır kızılçam ormanları gibi oraları biz ağaçlandırmayız. Kendileri büyür zaten. Bunun tekniği vardır, en kısa zamanda oradaki ağaçlar kesilir, çıkarılırsa, kozalaklar serilirse tekniğine uygun bir biçimde tabii o zaman buralarda da ağaçlandırılmaya gerek kalmaz. 8 veya 10 sene sonra bir orman formunu görebilirsiniz. Eğer yanan ormanlar arasında genç ormanlar ve toprağı bozuk ormanlar varsa oraya evet insan eli değmesi gerekir. Alanı tahrip edecek hareketlerden kaçınılmalıdır. Uygun türleri dikerek orayı ağaçlandırmak zorundayız” dedi.

YANGIN RİSKİ YÜKSEK
Bilge sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkede birçok yerinde çıkan yangınlarda öncelikle tespit çalışmaları yapılmalı. Onun sonrasında bölge için ne yapılacağı planlanmalıdır. Ağaçlandırma mı yapılacak, yeniden yeşermesi için beklenilecek mi onun kararı verilir. Küresel iklim kriziyle sıcaklıkların artacağı kesin. Hava sıcaklıkları ile rutubette azalacaktır. Yangının  Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü ve sıcak rejimdeki ormanlar için bir risk oluşturacağı kesin. Küresel iklim kriziyle birlikte bir ormansızlaşma olacağı için yangın konularında daha hassas davranılmalı. Vatandaşlar bilinçlendirilmeli, eğitimler arttırılmalı. İhbarlar önemli.”

İZMİR'DE İKİ YANGIN
İzmir'in Kiraz ilçesinde, Mersinlidere ve Olgunlar mahalleleri arasında, ormanlık alanda dün saat 14.00 sıralarında yangın çıktı.Bölgeye İzmir Orman Müdürlüğü'ne bağlı 1 helikopter, 4 arazöz ve orman işçisi sevk edildi. Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle 1 saat içinde kontrol altına alındı. Yangında 2 dönüm alanın zarar gördüğü bildirildi.

Ödemiş'in Gölcük Mahallesi'nde de henüz bilinmeyen nedenle bahçelere yakın ormanlık alanda yangın çıktı. Bölgeden duman yükseldiğini görenler, durumu itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 1 helikopter ve 5 arazöz ile itfaiye ekipleri bölgeye yönlendirildi. İzmir'in yanısıra Muğla, Antalya, Adana, Konya, Kastamonu ve Kahramanmaraş'ta orman yangınları yaşandı.

İTFAİYE HAZIR KITA
İzmir Büyükşehir Belediyesi iklim krizinin yanı sıra insanların dikkatsizliğinden de kaynaklanan orman yangınlarına karşı, 30 ilçedeki 55 istasyonda 7 gün 24 saat görev başında. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 282 araç ve toplamda bin 95 yangın söndürme personeliyle olası yangınlar için aralıksız çalışıyor.

İZMİR'DE ÜST DÜZEY TEDBİRLER
İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, yangınlarla ilgili gerekli tedbirlerin süratle alındığını ve en üst seviyede hassasiyet gösterildiğini söyledi. Vali Köşger, “Orman teşkilatı başta olmak üzere, jandarma, emniyet, kaymakamlıklar ve belediyeler, üzerlerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirerek bu dönemin sıkıntı yaşanmadan atlatılması için gayretle çalışıyor” dedi.

“Yangınların 57'sini kontrol altına aldık”
Türkiye'yi sarsan yangınlarla ilgili son bilgileri paylaşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yangınların 57'sini kontrol altına aldıklarını bildirdi. 14 yangına müdahale sürüyor.

Pakdemirli, "İmara açılma söylemleri her zaman konuşuluyor, orman alanları imara konu edilemez, bunlarla ilgili istisnalar vardır, devlet kurumlarıdır, turizmle ilgili tesis yapılacaksa Özal’dan beri bunun şekil ve şartları bellidir, ormanların yakılmasına ihtiyaç yoktur" değerlendirmesini yaptı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli açıklamasında, “Aktif olan tüm yangınlarda (yangınların kontrol altına alınması ve söndürülmesi) iyiye doğru bir gidiş var. Aktif yangınlar Adana, Osmaniye, Antalya, Gündoğdu’da devam eden yangın var. Mersin’de Aydıncık’ta iyiye gidiş var. Kayseri ve Muğla’da da iyiye gidiş var. 3 uçak, 9 İHA, insansız helikopter, 1 su tankı, 38 helikopter, 680 arazöz, 55 iş makinesi ve 4 bin personelle yangınla mücadele ediyoruz. Aktif olan tüm yangınlarda (yangınların kontrol altına alınması ve söndürülmesi) iyiye doğru bir gidiş var" dedi.

Pakdemirli, THK uçaklarıyla ilgili soruya, "Bizim THK ile sorunumuz yok. Bu uçaklarla ilgili problem var. Bu uçak, uçabilecek kapasitede değil" yanıtını verdi.

“THK'da kullanılacak uçak falan yok”
Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyısında birbiri ardına çıkan orman yangınlarıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Hava Kurumu'nun (THK) elinde bulunan uçakların kullanılmamasına ilişkin gelen eleştirilere, "THK'nın elinde buralarda rahatlıkla kullanılabilecek uçak falan yok" diye yanıt verdi.

Yangınla ilgili sabotaj iddialarına ilişkin de açıklama yapan Erdoğan, "Eş zamanlı ülkemizin değişik yerlerinde çıkan yangınlarla ilgili soruşturma yoğun bir şekilde devam ediyor. Burada acaba herhangi bir suikast, bu tür şeyler var mı yok mu bunların üzerine gidiliyor. İçişleri Bakanlığımızın yoğun çalışmaları var. İstihbarat örgütlerimizin yoğun çalışmaları var. Bu çalışmalardan sonra net ne olabilir bunu o zaman açıklamak durumunda olacağız. Boş verilip de geçilecek bir iş değil. Burada bile siyaset spekülasyonlar maalesef siyasi partilerin yaklaşım tarzları üzüntü verici” dedi.

'İzin versinler yangınlara biz müdahale edelim'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin birçok yerinde devam eden ve söndürülemeyen yangınlara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; "Erdoğan ortalıkta yok ve hiçbir bürokrat onun izni olmadan onay verebilecek durumda değil. Aradım kayyumu, ulaşamadım. Türk Hava Kurumu kayyum elinde yok oldu. Uçaklar yatıyor, pilotlar işinden oldu. Yeni bir iş modeli önerdim; bu uçakları belediyelerimizin kiralamasına ve pilotlar ile teknisyenleri istihdam etmesine izin versinler, yangınlara derhal biz müdahale edelim" dedi.

“Beceriksizlikte bir dünya markası”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, orman yangınları üzerinden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye sert sözlerle yüklendi. Akşener grup toplantısından videosunu paylaşarak, “Beceriksizlikte bir dünya markası olan Tarım Bakanı'nı geçen sene de uyarmıştım. Bugün, yine uçak yok, yine müdahaleler yetersiz. Bu ciddiyetsiz yönetim anlayışınızla hâlâ o koltuklarda oturup sorumsuzca konuşabiliyorsunuz ya hepinize yazıklar olsun…” ifadelerini kullandı.

“Çivi çakılmasına izin vermeyeceğiz”
CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Türkiye’nin dört bir yanında neredeyse eş zamanlı çıkan orman yangınlarına isyan ederek “Her yaz, ormanlarımızla birlikte yüreğimiz yanarken sürekli tekrarlar olduk; bu yangınlar sabotaj mı? Hem ortaya çıkışında, hem sorumluların cezasız bırakılmasında hem de söndürmedeki beceriksizlik ve yetersizliğiyle dün olduğu gibi bugün de AK Parti iktidarı tüm ülkeyi cayır cayır yakıyor!” dedi.
“Yangınlarla birlikte özellikle kıyı bölgelerinin imara açılması ile ilgili kaygılar artıyor” diyen Beko, “Ne olursa olsun bu işin takipçisi olacağız. Buraları yeniden ağaçlandıracağız, yaralarımızı birlik olup saracağız. Buralara çivi dahi çakılamaması için gerekli mücadeleyi vermeye hazırız” diye konuştu.

“BAKANLAR HESAP VERMELİ”
CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter, yangınların bir milli sorun haline geldiğini ve hükümetin kontrolü kaybettiğini söyledi. Serter," Bakanların tek adamın talimatıyla sahada olmaları ve kamera karşısına geçip açıklama yapmaları yetmez, TBMM acil toplansın ve ortak akılla bir milli strateji planı ortaya konsun. Yoksa korkarım daha çok canımızı, toprağımızı ve doğamızı, Milli zenginliklerimizi kaybedeceğiz. Halkın yüzde 97'sini temsil eden bir Meclis derhal acil bir "Yangın seferberlik gündemi" ile toplanmalıdır ve Bakanlar 17 ayrı ilde çıkan yangınların nasıl sadece 2 kiralık uçak ile söndürülmeye çalışıldığının hesabını vermelidir" dedi.

BAKAN YALAN SÖYLÜYOR
CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel yangınlarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Sertel, Türk Hava Kurumu'nun uçaklarının yangına müdahale etmemesine ilişkin şunları söyledi:

"Şu anda THK'nın hangarlarında 6 uçak bulunuyor. Bu 6 uçağın 2'si bakıma muhtaç ama 4'ü su doldurulup hemen müdahale edebilir. THK kayyuma geçtikten sonra pilotların iş akitleri feshedildi.

Şimdi Rusya'dan iki tane uçak kiralamışlar. 15 helikopter var diyorlar. Akıl sır ermesi mümkün değil. Türkiye yakılıyor. Bunlar da seyrediyorlar. Çok üzücü bir tablo var. THK uçaklarını uçmaz olarak adleden bakan yalan söylüyor.”

“Kiralık uçak istedik 'kimse yok' dediler!”
Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Gürün, kentte çıkan yangınlara ilişkin, kayyum yönetimindeki THK'yi uçak kiralamak için aradığını, ancak çıkan görevliden 'Burada kimse yok. Herkes saat 15.30'da çıktı. Yarın sabah arayın' yanıtını aldığını açıkladı. 

Gürün, “Santral memuru çıktı. Ben kendimi tanıtarak yangın uçaklarının kullanılmasıyla ilgili yetkiliyle konuşmak istediğimi söyledim. Ama arkadaş, 'Yarın sabah görüşebilirsiniz. Saat 15.30'dan sonra burada kimse kalmıyor' dedi. Türk Hava Kurumu'nda görüşecek bir yetkili bulamadık” diye konuştu.

Yorumlar