23.01.2015, 22:00

Kimyasallara kısıtlama yeterli mi?

Tehlikeli Kimyasal Madde Yönetmeliği, 14 Ocak 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın talimatıyla hazırlanan tebliğ ile tekstil, temizlik, kadın ve çocuk bakım, mobilya ürünlerindeki tehlikeli kimyasalların kullanımına kısıtlama geldi...

Peki, ne olacak?

Önce bu ürünlerde kanserojen etki içeren kimyasalların takibi yapılacak...

Sonra sıra yeni ürün katogorilerine gelecek...

Kısıtlama gelecek yeni ürün katogorileri neler mi?

Bir bakalım...

Deterjanlar, kuvvetli asit veya baz içeren temizlik ürünleri...

Emzik ve biberonlar...

Hijyenik kağıt ürünleri.

Havuz kimyasalları...

Hava aromatize edici ürünler...

*

Peki, yüksek oranda alerjiye neden olan ve kısıtlanacak nikel nerede kullanılıyor?

Tüm metal aksesuarlarda...

Düğme, fermuar, perçin, takılar ve saatlerde...

Yüksek düzeyde yine alerji yapan, ciğer ve böbrek hastalıklarına neden olan ve kanserojen etki içeren bir madde var...

Kadmiyum kimyasalı. Bu kimyasal da hayatımızın tam içinde.

*

Kadınlarımızın hayatında büyük konfor sağlayan hijyenik ürünlere ise ayrıca dikatinizi çekerim; Zehirli etkiye sahip organostanik bileşikler var bu ürünlerde...

Bu ürünler neler mi?

Tampon, hijyenik ped, göğüs pedleri...

Hayatımızda ne kadar büyük yer tutuyorlar değil mi?

*

Gelelim çocuklarımıza...

Asıl tehlike çocuk bezlerinde. Minicik bedenin deriden aldığı kimyasalda...

Zehirli etkiye sahip organostanik bileşikler nasıl oluyor da minik bedenlere hiç umursamadan sokuluyor...

Peki, bu zehirli kimyasal deri ürünlerinde yok mu? Var...

Tekstilde yok mu? Var...

Eldivenlerde yok mu? Var...

*

Başka tehlike perflorooktan sülfanatlar...

Nerede var?

Kaplanmış tekstil ürünlerinde...

*

Çevreyi kirleten onil fenol ve nonil fenol etoksilatlar diğer tehlike...

Nerede var?

Tekstil ve deri ürünlerinde...

Kağıt ürünlerde...

Deterjanlarda...

*

Kanserojen etki yapan civa ve arsenik bileşenleri daha büyük tehlike...

Nerede var?

Ahşap ürünlerde...

İşte tüm bu kimayasalları yasaklamayı geç bile kaldık düşüncesimdeyim.

 

*

Bugüne kadar toksik etkiye sahip olan organostanik bileşikler, yani hijyenik pedler vs vs neden denetime tabi olmadı?

Yıllardır kadınlarımız vajinal hastalıkların artışı yüzünden büyük zorlular yaşamıyor mu?

Neden daha önce denetim olmadı da şimdi standart diye başladı herşey...

Sahipsizlikten mi?

Hele ki bu madde çocuk bezlerin de var iken…

Bu nasıl bir sorumsuzluktur...

*

21 Mayıs 2015 tarihine kadar tebliğin bütün hükümleri yürürlüğe girmiş olacak bilginize...

‘Ancak geç de değildir. Zararın neresinden dönersek kar kardır’ diyerek kendimi avutmayacağım...

Halen uzun yıllardır bu ürünlerin kullanımına kısıtlama gelmemesi beni üzdü...

Avrupa Birliği standartı getirilecek olan kimyasalların kullanımı çok çok önemli bir konu ülkemiz için. Sağlığa ve çevreye zararlı kimyasallara kısıtlama gelmesi özellikle çocuklarımız için çok önemli.

Çünkü o kadar çok üründe kimyasalla boğuşuyoruz ki burada hangi birini sayalım bilemedim.

*

Yapılacak ilk iş etkin bir şekilde denetleme. Tamamdır...

Ancak, kaçak merdiven altı üretimlerinin önlenmesi amacıyla bu ürünlerde kullanılan zehirli kimyasallara asıl kısıtlama getirilmesi ve denetlenmesi öncelik olmalı...

Avrupa Birliği'nin Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkındaki ‘Reach Tüzüğü’nün Türkiye'ye uyumlaştırılmasını amaçlayan ve bakanlıkları tarafından yürütülen Reach Kimyasallar Projesi kapsamında olacak ne olacaksa...

*

Avrupa Birliği ülkelerinde insan sağlığı ve çevreyi olumsuz etkileyen ve ‘Reach Tüzüğü’nde yer alan bazı madde ve madde gruplarına uygulanan kısıtlama ve yasaklamaların Türkiye mevzuatına da aktarılmasına yönelik çalışmalar yapılırken, daha da ayrıntılı araştırmaya gidilsin...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, zararlı kimyasal kullanımına kısıtlama veya yasaklama getirecek taslak yönetmeliğini hazırlarken bence cimri davranmamalı, bol bol yasak gelmeli zararlı herşeye...

Kimyasallara kısıtlama yeterli mi?

Hayır değil...

Bir iki tane madde değil sorun. Kökten çözüm gelsin.

Ucuz kimyasallar raflarda, üstelik merdivenaltı bir sürü üretim var...

Denetlemek çözüm değil, bir isim yakalanıyor, bir diğer isimle piyasada...

Etken maddeler kolay elde edilemesin ki, merdiven altını bitirelim...

*

Şimdi taslak yönetmeliğin hazırlanmasında ‘Avrupa standardı’ hedef iken, bizim uyanıkları da unutmamak gerek. Avrupa’da çok yok bu uyanık geçinenlerden. Bu nedenle standardı belirlemek orada daha kolay...

Gelinde bizim uyanıklarla başa çıkın...

Zehirli ayakabı olayı nasıl bir düzenbazlıktı, hatırlayın?

Bu nedenle standart üstü çalışmak gerek, standart üstü denetim gerek diye düşünüyorum...

'Etki analizi' sonucunda yasaklanması gerekenler aslında net...

Daha da netlik bekliyoruz...

Birde küçük bir not kafamda saklı...

Ülkemiz kimyasallarla bu kadar çevrili ya, acaba ‘planlı mı?’

Topraklarımızın, ürünlerimizin, denizimizin, nehirlerimizin, çocuklarımızın zehirlenmesi aklıma geldi de... Düşünmeden edemedim…

Mutlu kalın...

 

Dip notlar;

 

Bir kritik yapalım...

 

Türkiye’de son yıllarda dermatolojik hastalıklar katlanarak arttı mı?

Arttı?

Bilinçsizce kullanılan çok sayıda zararlı kimyasal ürün arttı mı?

Arttı...

Deri kanseri arttı mı?

Arttı...

Ya allerjiler.

Büyük artışta...

Merdivenaltı bitti mi? Bitmedi...

Düzenbazlık bitti mi? Bitmedi?

Kafalar değişmeli, önce kafalar...

 

Reach...

Reach (Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals) ...

Avrupa Birliği'nin yeni kimyasallar politikası.

Bu politika Avrupa Birliği'nde kimyasallara ilişkin mevcut birçok mevzuatı tek bir çatı altında topluyor...

AB tüzüğü olan Reach Tüzüğü, 18 Aralık 2006 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilmiş ve 1 Haziran 2007'de ise yürürlüğe girmişti.

Tüzükle amaç nedir?

İnsan ve çevre sağlığını daha üst düzeyde korumayı sağlamak...

Kimyasallar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak...

Ve bu bilgileri toplumla paylaşmak...

Tüzüğe göre, Avrupa Birliği üye ülkelerinde faaliyet gösteren ve yılda bir tondan fazla kimyasal madde üretim veya ithalatı yapan tüm firmalar bu kimyasalları, Avrupa Kimyasallar Ajansı(AKA) yönetimindeki bir merkezî veri tabanına kaydettirmeleri gerekmekte...

Yani bu demektir ki, AB ülkelerine olan kimyasal madde ihracatı doğrudan etkilenir...

 

Fıkra;

Japonya’da hırsız yakalayan bir robot icat etmişler.
Amerika’da 5 dakikada 180 hırsız yakalamış.
İtalya’da 5 dakikada 80 hırsız yakalamış.
Fransa’da 5 dakikada 30 hırsız yakalamış.
Türkiye’de 5 dakikada robotu çalmışlar.

 

Günün sözü;

Bir insanın yaşayıp yaşamadığını anlamak istersen, nabzına değil onuruna bak, duruyorsa yaşıyordur... (Robin Sharma) 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@