Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş!

Konuk Sözcükler/ Saime Bircan Sak

Filiz Gülmez değişik türlerde yapıt veren yetkin ve birikimli bir yazar. Yetişkinler için yazdığı gibi çocuklar için de yazıyor. “Kıyıdaki Öyküler” kitabını ilgiyle ve severek okudum. Bunda yazarın iyi bir gözlemci oluşunun yanı sıra dili kullanışı, akıcı anlatımı, kurgu ustalığının da rolü var.

Olaylar ve kişiler bize çok tanıdık geliyor. Duygulanımları, heyecanı, acısı, öfkesi, sevinci bizi de sarıp sarmalıyor. Sosyal olayları bir de yazarın gözünden okuyoruz. Aslında yaşamın içinde, tam ortasında geziniyor öyküler. Her sokakta yanımızdan geçen kâğıt toplayanlara çok yakından bakmamızı sağlıyor “Paylaşmak” öyküsünde. Yüreğinizi titretmeyi başarıyor. “Sürgün Dönüşü Bir Gün” öğretmenlerin yaşadığı parçalanmış aile sorununu dile getiriyor.

14 öyküden oluşan kitapta temizlikçi kadının yaşamı “Kuyu” öyküsünde, çocukluğun yara berelerinin sonraki yıllarda insanı nerelere götürebildiği ustaca anlatılmış. “Haham Levi” öyküsü toplumda yaşayan farklı inançlı kişiler arasında kurulan dostluk; yazarın eşitlik, sevgi, dostluk düşüncelerini çok iyi anlatmış. “Merhaba Yaşam” umudu yitirmeden yaşama tutunma heyecanı yaratıyor okurda.

Severek ve ilgiyle okuyacağınız bir kitap “Kıyıdaki Öyküler”.

Kıyıdaki Öyküler, Filiz Gülmez, öykü, Kanguru Yayınları, Mart 2022, Ankara

Raftaki kitap

Ay Kaç Yaşında/ Mavisel Yener-Aytül Akal

İnsan doğadan uzaklaştıkça mutsuz oluyor ve edebiyat inadına, kararlı bir seslenişle insanı doğaya çağırıyor; yeniden, bıkıp usanmadan, hiç umudunu kesmeden...

İnternet ortamında karşılıklı yazışarak çoğalttıkları dizelerinde Aytül Akal ve Mavisel Yener; edebiyatın bu kararlı çağrısını alabildiğine incelikli, yalın, dupduru bir dille taşıyorlar gündelik yaşamın renkleri arasına... Börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, kuşların kanadında düşlerimizi çoğaltan seslenişler sunuyorlar birilerinin inatla yoksullaştırmak için yırtındığı dünyalarımıza... Kimselerin bilmediğini edebiyata, şiire sorup yanıtları da çocukların avuçlarına bırakıyorlar inceden... Yetmez mi? Sahi, ay kaç yaşında?

Mustafa Delioğlu’nun olağanüstü resimlerinin dizelere yeni kanatlar olduğunu da anımsatalım.

(şiir, Uçanbalık Yayınları, 9. baskı: Haziran 2022, İzmir)

Aşka İmza/ Mevlüt Kaplan

Uzun yıllar yolcusu bir eğitim eri ve yazın emekçisidir Mevlüt Kaplan. Bir yandan masallardan ulaşırken çocuk-genç yaşamlara, bir yandan da dizelerle yorumlar hayatın gizini. Aşka İmza, bir sevda masalından, şarkısından sesler, seslenişler, yakınmalar taşıyor. Bir yanıyla da bağlılıktan, vefadan açıyor sözü; hayatı renklendiren, çoğaltan ne ki “erken” veda eden sevgiliye, yol arkadaşına; doğadan, gündelik yaşamın yüreğinden edinilmiş sözlerle/ sözcüklerle...

(şiir, Tunç Yayıncılık, Mart 2022, İstanbul)

Vapur Hikâyeleri/ der. Murat Şahin

Yolculuk salt bir yere ulaşmak mıdır? Telaş içinde, “geçse şu zaman”a hapsolmak mı? Seçiminiz vapursa, hele ki İzmir’deyseniz ve Körfez’i geçmekteyseniz; deniz, dalgalar, martılar, iskeleler, kaptan, çımalar... hepsi bambaşka bir yerden seslenir size... Attila İlhan’ı da söyler, Tarık Dursun’u da, Samim Kocagöz’ü de, Şükran Kurdakul’u da... Sizi de unutmaz! Bir kez düşsün yolunuz bir vapura; yeter. Murat Şahin, Tarık Dursun’un “Eski Babam” öyküsüne yeni 23 öykü ekliyor; o eşsiz İzmir anlatıcısının vapurunun peşine takılmış sandallar gibi. Ve Tarık Dursun’a adıyor hepsini... ne güzel!

(öykü, BİZ Kitap, Ocak 2022, İzmir)

Okuma notları/ Mehmet Çoban

Hayatın hep ‘esprileri’nin/ ironik durumlarının olduğunu yasadıkça öğreniyoruz. Ya
okudukça? Evet, kesinlikle; okumayı, kitapları bu konuda hafife almayalım derim!

Borges, 1955 yılında; 56 yaşındayken neredeyse hiçbir şey görmemeye başlayınca, Beunos Aires milli kütüphanesi yöneticiliğine atanır. Ve şiirle anlatır bu durumu:

“...kim bana böyle şaheser bir ironi ile/ kitapları ve körlüğü aynı anda bahşetti/ Groussac ya da Borges, artık/ uykuyu ya da yok oluşu anımsatan/ soluk, belirsiz bir kül rengine dönen/ bu sevgili dünyanın silikleşmesine bakıyorum(*)

Yine uluslararası bilinmeye, şöhrete de 60 yaşındayken ulaşır. Aslında hayat, olması gerektiği gibi sürüyordu; insana muzipçe gülümseyerek. Gençken bu düzeye, ustalığa gelseydi, ömrünün geri kalanında bunu taşımak, aşmak için ne yapacaktı? O yüzden hayatın, doğanın işleyişine ‘diklenelim’, sonunda hayat size yenilmiş gibi görünecektir!

Borges en uzun, mabedi dediği kütüphanede 18 yıl çalışır, sonunda Cenevre’ye, ölmeye gider.

(*) Kitabın Aynasındaki Adam, James Woodall, çev.: Armağan Anar, İletişim Yayınları, 1997

Unutulmayan anlar!

Meramın ne?

Unutulmaz eleştirmen Nurullah Ataç’ın Fransızcası da çok iyiydi. “Meramımı anlatacak kadar Fransızcayı ne kadar sürede öğrenebilirim?” diye soranlara Nasrettin Hoca’yı anımsatan şöyle bir yanıt verirdi:

- Meramına bakar!

Beşibiryerde

Bahri Karaduman (1947’de Kastamonu-Taşköprü’de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Şiir sevdalısı. Deneme, eleştiri, söyleşi yazarı.)

İlk okuduğunuz kitap?

O yıllarda çocuk kitapları pek yoktu. Evde iki ablayla büyüdüğümden Kerime Nadir, Muazzez Tahsin, Esat Mahmut kitapları (“Hıçkırık”, “Sarmaşık Gülleri”, “İlk ve Son” vb.) elden ele dolaşırdı. İlk okuduğum romanlar, sanırım aşkın ne olduğunu bilmeden okuduğum aşk romanlarıydı. Sonradan Kemalettin Tuğcu vazgeçilmezim oldu.

Unutamadığınız kitap(lar)?

Stendhal, “Kızıl ile Kara” - Gustave Flaubert, “Madam Bovary” - H. Ziya Uşaklıgil, “Mai ve Siyah” - Fakir Baykurt, “Yılanların Öcü” - Vedat Türkali, “Bir Gün Tek Başına”...

Okumakta olduğunuz kitap?

Önümde seçici kurul üyesi olduğum “Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Roman Yarışması”nın dosyaları var.

Bu aralar ne yazmaktasınız?

Cumhuriyet Kitap için bir şiir kitabı tanıtım yazımı tamamlayıp gönderdim.

İlk yayımlanan kitabınız?

Sevdanın Rengi Ne” (şiir), Atadost Yayınları arasında yayımlandı (2000).

Bizim Güncel Kitaplarımız

Çocuk-Gençlik

1 Sevgili Ucube, Sevgi Saygı, roman, Günışığı Kitaplığı

2 Uçan Hipopotamı Düşünme, Hanzade Servi, roman, Kırmızı Kedi

3 Bozuk Pusula, İsmet Bertan, roman, Günışığı Kitaplığı

4 Ben Bu Problemleri Çatır Çatır Çözerim, Sümeyra Güzel, anlatı, Tudem

5 Güvercin Düşü, Ahmet Günbaş, öykü, Klaros

6 ‘Oğlum Mustafa’, Haluk Işık, roman, Smirna

7 Ay Kaç Yaşında, Mavisel Yener-Aytül Akal, şiir, Uçanbalık

Yetişkin

1 Dulhane, Duygu Ö. Yayman, öykü, Yakın

2 Yarası Olan, Mustafa Torun, şiir, Mayıs

3 Akrostiş Şair Portreleri, Gültekin Emre, şiir, Pikaresk

4 Çürüntü, Ahmet Günbaş, şiir, Hayal

5 Lahanistan, Feyza Hepçilingirler, roman, Kırmızı Kedi

6 Sus Payı Dünya, Aydın Şimşek, şiir, Kanguru

7 Şiirlerde İstanbul, Ahmet Bozkurt, seçki, İstanbul BB Yay.

Altını çizdiğim satırlar

Bugün 2000 lira maaş almışım, yani 4 saat önce; 500 lira kalmış.. Yarın o da makarnacılık yaparak ayın son haftasını doyumsayarak geçirmemize olanak sağlayan bakkal amcaya bırakılacak.. Belki bir kez de kasap manav yapılırmış, o kadar... Oysa mutfak giderimiz ayda 2000 liraymış.. Dört-beş günü daha kurtarınca, topu topu, ayın 25 günü aç kalacağız, çok mu yani...

Ali Rıza Ertan

(Sevgi Notları, Yayına Haz. Ahmet Günbaş, İmbat Yayınları, Mart 2006, İzmir, s.108-109)

İlkgençliğe Sevgiyle Bakış İlkgençliğe Sevgiyle Bakış

Haberiniz olsun

2023 Gülten Akın Şiir Ödülü

Balad Şiir Vakfı; başarılı şiir dosyalarını gün yüzüne çıkarmak, okurla buluşmayı hak eden genç şairlere olanak sağlamak amacıyla ve 2023’ten başlayarak her yıl “Gülten Akın Şiir Ödülü” vermeyi kararlaştırdı. 1983 ve sonrası doğumlu adayların katılabileceği ödülün koordinatörlüğünü Hülya Deniz Ünal yapıyor. Seçici Kurulda; Hüseyin Ferhad, Duygu Kankaytsın, Elif Sofya, Emel İrtem, Gonca Özmen ve Balad Şiir Vakfı adına Haydar Eroğlu yer alıyor.

Adayların, basılmaya hazır şiir dosyalarını, 2 Ocak 2023 tarihine dek “Pikaresk Yayınevi Adalet Mah. Manas Bul. Folkart Towers, No: 47 B İç Kapı No: 2809 Bayraklı İzmir” adresine ulaştırmaları bekleniyor.

Tadımlık

Özçetin’in altıncı şiir kitabı

Daha önce yayımlanan “Güzelavratotu”, “Denedik Düşü”, “Pikaresk Dürbünü”, “Ned Ludd’dan Hoşlanmanın Birkaç Nedeni” ve “Bombardon” şiir kitapları bütününden vardığı iki izlek üzerine kurduğu bu yapıtında Ömür Özçetin, ömrümüzü bir kıymet taşırcasına kuşatan ve daraltan kıymetsiz ne varsa birçoğuyla hesaplaşıyor. Yapıtta yer alan “Zamanaşımı” şiirinden tadımlık bir bölüm:

Düldül atın eyeri/ o da yine ağaçtandır,* derdi dedem/ Bir tarafından çam, diğer tarafından çınar/ kokusu devrilirdi yanaklarından, alnında/ parlayan teri, sildiği mendili bağlardım/ viyana kapılarına, babil’e sürdüğüm/ tahtadan ettiği atlara,/ yine de bulamazdım bu sözün/ nerden geldiğini, keresteciydi dedem/ bir ağaç nasıl ki öyle/ duyardım derinliğini göğsünde/ kat etmek için mutluluğun/ nal seslerini.

* Pir Sultan Abdal

Köpekler İstedi Diye, Ömür Özçetin, şiir, Pikaresk Yayınları, 2022, İzmir, s.60

Taş

İnsanın okuduğu şey benliğine işler.Francis Bacon

Çizgilik/ Murteza Albayrak