Ortalama olarak kızların beyinleri erkeklerinkinden daha erken gelişir. Bu, onları çocukluk ve ergenlik döneminde akranlarından biraz daha olgun yapar. 

Bunun sebebi, daha fazla duygusal ılımlılık göstermeleri ve daha sağlam bir düşünme kapasitesine sahip olmalarıdır. Ancak bu çıkarım entelektüel potansiyel ile ilgili değildir. 

Nörolojik düzeyde kızlar ve erkekler arasında farklılıklar olduğunu söylemek ayrımcılık değil, bilimsel kanıtlara dayalı bir çıkarımdır. Kız çocukların beyni bu nörolojik gelişmeye daha erken başlar. Kızların neden erkeklerden daha erken olgunlaştığının gizeminin anahtarı budur. 

Gelişmenin duygusal, sosyal, bilişsel, çeşitli yönlerinde kızlar erkeklerden daha erken gelişirler ve aradaki mesafe gittikçe açılarak ergenlik dönemine kadar devam eder. Aradaki fark 6 yaşlarında ortalama 6 aylıkken ergenlikte 2 yıla kadar çıkmaktadır. Ergenlikten sonra bu fark yavaş yavaş azalır.

En önemli bulgu, kızların 10 ila 19 yaşları arasında daha fazla beyin organizasyonu ve daha yüksek bir nörolojik aktivite göstermeye başlamasıydı. Bu olgunlaşma süreci erkeklerde 15-21 yaş arasında başlar.

Tercihli ayrılma, serebral bağlantıların seçici olarak ortadan kaldırılması mekanizmasıdır ve bu durum kızların beyninde daha erken meydana gelir. Kızların duygusal anlamda ve ayrıca dürtü kontrolünde daha fazla olgunluk göstermesini sağlayan şey buna benzer bir şeydir. Tabiki istisnalar da vardır.

Newcastle Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre, 10 yaşında bir kız çocuğu ile 20 yaşındaki bir erkeğin beyninin eşit oranda büyüme gösterdiği görüldü. Beynin ana korteksinden dağılan sarmal elektrik akımlarının kızlarda daha yoğun olduğu böylece algı ve konsantrasyon yeteneklerinin yüksek olduğu, erkeklerde ise bu bağların daha seyrek olması sebebiyle dikkat dağınıklığı ve geç olgunlaşma görüldüğü saptanmıştır.

Kız çocuklarında hızlı boy uzaması erkeklerden daha önce başlar. Bu yüzden 11-14 yaşlarındaki kızlar genellikle kendi yaşlarındaki erkeklerden daha uzun ve daha ağır olurlar. Erkeklerde boy uzaması hem daha geç başlar hem de daha geç biter. Kızların fiziksel gelişimi en geç 20 yaşında biterken, erkeklerin fiziksel gelişimleri 23-25 yaşlarına kadar sürebilir. Kızlar adet görmekten ve göğüslerin büyümesinden utanır, bol kıyafetler giyerek saklamaya çalışır. Erkekler ise bıyık ve sakal çıkmasını erkeklik simgesi olarak görür ve bunu bir üstünlük sayar.

Erken olgunlaşan kızlar sosyal açıdan yaşıtları ile anlaşmakta zorlandıkları görülür. Duygusal bakımdan daha içe dönük ve çekingen oldukları, olumsuz beden algılarının daha fazla ve benlik saygılarının daha düşük olduğu gözlenir. Ayrıca erken olgunlaşma sonucunda ebeveyn ve öğretmenlerin kendilerinden yetişkin davranış beklentileri artmaktadır. Öte yandan giyimi, davranışları gibi konularda genellikle sınırlandırma içeren toplumsal baskıyı daha yoğun yaşayabiliyorlar. Özellikle kültürel olarak daha dezavantajlı koşullarda, istismar ve taciz türü davranışlara maruz kalma, erken yaşta evlilik gibi yetişkin sorumlulukları üstlenme gibi olumsuz etkiler sıralanabilir. Akranları ile iyi anlaşamadıkları için kendilerinden yaşça büyük kimselerle kurdukları arkadaşlıklarda erkeklerde olduğu gibi sigara, madde kullanımı, erken cinsel davranışlar gibi riskli davranışlar gösterme olasılığı da artmaktadır. Bu olumsuz etkiler yanında erken olgunlaşan kızların problemlerle baş etme çabalarının güçlendiği ve böylelikle yetişkinliğe daha iyi uyum sağladıkları düşünülmektedir. Kızlarda geç olgunlaşma durumlarında ise çocuksu görüldükleri için akranları tarafından dışlanma, olumsuz beden algısı gibi olumsuz etkileri olabilmektedir. Ancak geç olgunlaşan kızların ergenlik sonrası dönemlerde beden algılarının erken olgunlaşanlara göre daha olumlu olduğu ve daha sosyal olarak algılandıkları gibi bazı olumlu etkileri de sıralanmaktadır.

Cinsiyetlerine ve gelişim durumlarına bakılmaksızın tüm çocuklar eşit muameleyi hak ederler. Yani, her çocuğa kendi kişisel ihtiyaçlarına göre davranılmalıdır.