Kızılgüneşler: İzmir’in güç birliğine ihtiyacı var

Tekstil sektöründe başarılı iş adamlarından biri olan Emre Kızılgüneşler, sivil toplum kuruluşlarının da başkanlığını yaparken melek yatırımcı kimliği ile de fark yaratacak projeleri destekliyor

Röportaj 04.10.2021 - 09:05 04.10.2021 - 09:41

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi, Tordemir Yönetim Kurulu Başkanı ve Farbe Textil Yönetim Kurulu Başkanı ve Emre Kızılgüneşler ile girişimcilik hikayesini ve iş dünyasındaki başarıları hakkında konuştuk.

İzmir’in yeni iş fikirleri, inovasyon ve öte yandan da çok ciddi bir güç birliğine ihtiyacı olduğunu düşünen Emre Kızılgüneşler, içinde bulunduğu kurumlarda geliştirdiği projelerle yatırımları destekleyerek ülke çapında ekonomik gelişime ve değişime yön veren adımlar atıyor.

p1

- Emre bey bize biraz kendinizden, aile kültürünüzden ve köklerinizden biraz bahseder misiniz?

Ben doğma büyüme İzmirliyim, biraz karışık köklere de sahibim aslında. Bizim genlerde Arnavut ve Boşnaklık var. Anne tarafı Selanik, annemin babası da Aydınlı. Hep İzmir’de okudum. Babam makine mühendisi, annem ev hanımı. Babam tekstil camiasında çalıştı ama danışmanlık kısmında.

- Eğitim hayatınızdan ve ilk iş yaşantınızdan bahseder misiniz?

Atatürk Lisesi’ni okuduktan sonra tekstili değil de Ege Üniversitesi’nde gıda mühendisliğini kazandım. Yazları da hep çalışırdım. Üniversiteyi bitirdikten sonra askere gitmek için hemen dilekçe verdim, sporcuydum da, sene 94, Kütahya’ya 8 ay askerlik için gittim. Hocalarım da beni en büyük gruplardan bir kuruma tavsiye etmişler beni mülakata çağırdılar. Askerden terhis olduğum gün 8 ay sonra 22 Temmuz’du. 23 Temmuz günü o kurum beni tekrar görüşmeye çağırdı. Benim hayatımın kırılma noktalarından biridir o iş görüşmesi. 95 senesinden 96 senesine kadar kalite kontrolculük yaptım.

- Öte yandan girişimcilik hikayeniz nasıl başladı ve tabii ki Farbe Tekstil başarı hikayenizi merak ediyorum?

1996 yılında Halk Bankası’nın 1 yıl geri ödemesiz 3 yıl süre ödemeli genç girişimci kredi verme imkanı vardı. Üç kişi max 28 yaş sınırı. Çok güzel bir krediydi. Askerdeki İzmirli arkadaşım ve kardeşimle sıfırdan Bayraklı’da 12 tane makine aldık. Karabağlar’da bir atölye kiraladık. 2000 senesinde iflasın eşiğinden döndük. 98 yılında ihracat yaptığımız bir şirket batmıştı, bizim paralarımız da ödenmeyince zor günler yaşadık. Amerika’ya başlamıştık. Kurlar fırladı o dönem. 2002-2003 ben İhracatçı Birliklerine girdim yedek yönetim kurulu üyesi olarak. Orada da konfeksiyon sektörü tabii. Müşteri çizgimiz değişti. Kırılma noktası 2004 yılında İzmir’de ilk tasarımcılarını çalıştıran tekstil firmasıydık. Burada gördüğünüz her şey bizim kendi tasarımımızdır. Almanya’daki bazı mağazalarla çalışıyoruz. Erkek ve erkek çocuk üzerine yoğunlaştık. Üretimde bir şeye karar vermeniz lazım. Her şeyi yaparız kısmını doğru bulmuyorum. Yaptığı işi en iyi şekilde yapan üreticilere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. 2014 yılında Batman, 2017’de ilk Muş’ta yatırım yapan tekstil firmalarından biriydik. Şimdi Van ve Batman’da başka yatırımlarımız da var. Özellikle Doğu’ya yatırım çok önemli. İş insanlarının mercek altına alması gereken bir konum. Yerel ortaklarımıza da yer verdik. Siz kazandıkça bizim payımızı satın alın. Farex şirketimiz, 7 yıl içinde hisselerimizi yerel ortağımıza verdik. 2006 senesinde konfeksiyonda İhracatçı Birliklerinde başkan yardımcısı, 2010’da başkan oldum.

peyvend-(3)

- Teşvik alarak başladığınız iş hayatında şu an Doğu Anadolu’da özellikle kadın istihdamını teşvik eder hale geldiniz. Bu hikayeden de bahseder misiniz?

2012 yılında benim de dahil olduğum bir ekiple Doğu Anadolu’da bir teşvik sistemi yazdık. Torunlarıma anlatacağım bir hikayedir bu. Terör bölgesinde iş vermek çok büyük bir cesarettir. Türkiye’de tasarım desteği alan ikinci firmayız. İzmir’li olmanın vermiş olduğu bir gurur, 70’e yakın kadın çalışanımız var. Kadın istihdamına çok fazla destek veriyoruz. Batıda belki çok içinde yaşamıyoruz ama doğuda bu bir kanayan yara ve bu durumu değiştirmek için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Çalışan kadın evde daha farklı, kafa yapısı olarak daha zengin, iki gün önce hatta Batman’da artık her evde çalışan bir kadın var. Size belli ölçüde bir çok şey veren bir ülkeniz bir yeriniz var, belki de sizi bir yerlere getiren ve kalkınmanızı sağlayan bundan sonra bizler bir yere gelmiş insanlar bu şehre, bulunduğumuz bu bu bölgeye iş adamları bizler ne verebiliyoruz ve veriyoruz kısmını sorgulamalıyız. O zaman büyük resimde büyük sorunlar çözülmeye başlar. İzto’da olsun, Ekonomi Üniversitesi’nde olsun ekibimizle devam ediyoruz.

peyvend-(2)

- Emre Bey, yeni başlayan start-uplara tavsiyeniz ne olur bu bağlamda?

Şimdi bugün aynı yerden başlasaydım, ‘’ben bu işi yaparım’’ deyip gözü kara şekilde yaklaşmazdım. Çok uzun süre çalışıp kurumsal firmaları analiz etmek gerekirmiş. Girişimcilik ve inovasyon aslında benim hobim. Kendim de melek yatırımcıyım. Bu işin doğası gereği arka planda girişimci arkadaşların belli pozisyonda deneyim kazanması gerekir. Üniversite bitiminde ‘’bi fikrim var’’ deyip gelen çok arkadaşımız var. Çok zengin olacağını düşünen hayal kırıklığına uğrayan çok gencimiz var. Ben de bazen düşünüyorum ‘’iyi bir iş adamı mıyım, şanslı bir iş adamı mıyım’’ diye Allah’tan ikisi de olmuş. Şans da çok önemli. Ben çok çalışkan bir iş adamıyım. Bana ‘pır pır’ derler. Senenin 52 haftası elimde bavulla kapı kapı çok gezdim. Farbe Tekstil’de erkek kardeşim ve kız kardeşim ile çok yatırımlı bir döneme giriyoruz.

- İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?

Biz üniversitenin önemli bir kurum olduğunu düşünüyoruz. İzmir Ekonomi Üniversitesi, 78 vakıf üniversitesi arasında en çok tercih edilen 6. sırada, mühendislik bölümünde çok başarılı, % 98 oranında doluluk oranını yakaladı. Yeni kampüsümüzün temelini, nasipse 1 Temmuz 2022 Güzelbahçe’de atmayı planlıyoruz. En güzel üniversite kampüsü bizimki olacak.

peyvend-(5)

- İZTO hikayenizin başlangıç hikayesini merak ediyoruz, biraz da ondan bahseder misiniz?

Ben meclis üyesiyken Mahmut Özgener aday oldu ve beni de transfer etti. 2018 Nisan ayından beri beraber çalışıyoruz. Saygı duyduğum ve vizyon olarak da başarılı bulduğum bir kişilik. Yönetimde Cemal Elmasoğlu, Mahmut Özgener herkes açık açık kendi fikrini söyleyerek kararlar alırlar. Kurumların arasında çok ciddi birliktelikler var. Şehir için ortak paydada buluşuyoruz.

peyvend-(1)

-Şimdi İzmir’de bir çok şapkası olan bir iş insanısınız, öncelikle bu kadar dallara nasıl ayrılabiliyorsunuz, en çok ağırlık verdiğiniz kurum hangisi? İzmir Ticaret Odası’nda bir çok yeni projeler var ama bunlardan belki de en önemlisi İzQ projesi biraz bahseder misiniz?

İzQ projesinin başında evet ben varım ama bu proje fikri Şenol Aslanoğlu’ndan gelmişti, bu iki bina biraz atıl durumdaydı, otel mi olsun diye çok düşünüldü. 92 bin üye şirketimiz var bizim İzmir Ticaret Odası olarak, kaynakları bu yüzden doğru kullanmak gerekir. Burasını aslında bir co-working, bir girişimcilik merkezi yapacağız. Böyle bir oluşum İzmir merkezinde olmalı. Binalarımız bitmek üzere, Şubat ayı gibi açılışını yapacağız. Deniz tarafı tamamen inovatif düşünceye sahip iş yerlerin bir yeri olsun istedik. Biz bir yer oluşturalım hazır olsun bir start-up yapıya rahat ulaşabilsin. İsrail’de bir belediye kütüphanesi start-uplara yer açmış ve belediye projelerine fikir destek veriyorlar. Bu tarz şeyler çok güzel şeyler. Bir tane yazılım olsa bu yazılımla şirketler ve kurumlar da start-uplarla birleşse çok güzel olacak diye düşündük. Mert Fırat’ın içinde dahil olduğu İhtiyaç Haritası ile birlikte girişimciler, start-uplar ve şirketlerin olduğu bir yazılım yapalım yaptık. Burada eşleştirme kısmı yapılsın dedik. Çok da güzel eşleştirmeler çıktı. İnovasyon diyorsanız bu gerçekten bir inovasyon. İzmir’in gerçekten çok ciddi bir güç birliğine ihtiyacı var.

- İzQ olarak ne gibi start-uplara destek oldunuz? En ilgi çekici hikaye hangisiydi sizce?

En güzel eşleşme Vestel’de oldu. Biz bir grup ayarladık, girişimciler ve şirketlerle, bir girişimcimiz pandemi döneminde buzdolaplarında dezenfeksiyon sistemi geliştirdi. O eşleşme en iyi olanlar arasındaydı.

p2

- Emre bey bu güzel, keyifli röportaj ve İzmir’e, gençlere kattığınız değer için de çok teşekkürler.

Ben teşekkür ederim Peyvend Hanım.

Yorumlar