07.06.2021, 05:26

Kocaoğlu’nun ajandasında “Olgun Atila” mı var?

İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, Bornova, Konak ve Kemalpaşa Belediye Başkanlarına yaptığı ziyaretler, İzmir’de büyük yankı uyandırdı. Uzun yıllar İzmir’i yöneten Kocaoğlu’nun, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak, Muharrem İnce’nin kurduğu Memleket Hareketi’ne geçip geçmeyeceği de merak konusuydu. Kocaoğlu, yapmış olduğu ziyaretlerle, ‘Benim yerim Cumhuriyet Halk Partisi’dir’ mesajını da doğrudan vermiş oldu. Edindiğim bilgilere göre, Aziz Kocaoğlu, ziyaretlerini ‘Tebrik ziyaretleri’ olarak adlandırıyor. Ziyaretlerinde hem dünden hem bugünden hem de gelecekten mesajlar veriyor hatta özeleştirilerde bile bulunuyor. Ziyaret ettiği partililere kitaplarını da armağan eden Kocaoğlu, günlerini “Torunlarımı seviyorum, ailemle zaman geçiriyorum” diyerek anlatıyor. Birçok İzmirli siyasetçinin ağzından bizzat, ‘Aziz Bey ile bir oturabilsek, kentle ilgili şunu sormak istiyorum, altyapı konusunda bunu danışmak istiyorum, şu andaki İzmir’i Aziz Kocaoğlu’ndan dinlemek istiyorum’ sözlerini defalarca duydum. Siyasetle birazcık ilgileniyorsanız, bu sözleri muhakkak sizler de duymuşsunuzdur. Ziyaretlerde de tabi ki söz dönüp dolaşıp siyasete geliyor. Bu kapsamda Aziz Kocaoğlu’nun, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir kongre olmayacağını öngördüğü ve Cumhuriyet Halk Partisi ne isterse onu yapacağını söylediği ifade ediliyor. Öte yandan Aziz Kocaoğlu’nun ziyaretleri parti kulislerini de hareketlendirdi. Kocaoğlu her ne kadar, ‘Ziyaretlerim siyaset amaçlı değil, tebrik amaçlı’ dese de, parti kulislerinde Kocaoğlu’nun ajandasında Bornova Belediyesi eski Başkanı Olgun Atila olduğu iddia ediliyor. Parti kulislerine göre, kongreler olmayacağı için genel seçimlere 1 sene kala, eğer milletvekili olmak istiyorsa mevcut il başkanının istifa etmesi gerekiyor. Bu durumda da geçmiş yıllarda olduğu gibi Parti Genel Merkezi tarafından, kongrelere kadar süreci yürütecek bir il başkanı atanacak. Kocaoğlu’nun da atanacak ismin Olgun Atila olması gerektiği yönünde düşüncesi ve girişimleri olduğu ifade ediliyor.

 

O İSİM BARATALI MI?
Memleket Partisi’nin kuruluşunu tamamlayan Muharrem İnce yüzbinlerce İzmirlinin katıldığı 2018’deki Cumhurbaşkanlığı mitingini yaptığı Gündoğdu Meydanı’nın devamında bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda bu kez otobüsün üzerinden seslendi. İnce’nin partideki yapılanması kadar mesajları da merak ediliyordu. Bir yandan kadrolaşan Memleket Hareketi diğer yandan CHP içinde aktif görev yapmış isimlere de kanca atmaya devam ediyor. İzmirliler ile buluşan İnce’nin sözlerinin ne kadar etki yarattığını da zaman içinde göreceğiz.

Asıl meselemize dönersek; geçtiğimiz günlerde CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır dikkat çeken bir açıklama yaparak eski bir milletvekilinin CHP tarafından aday gösterilmeyen belediye başkanları, aday adayları ve eski milletvekilleriyle irtibata köprü olduğunu söyledi. Yani söz konusu eski milletvekili Memleket Hareketi’ne İzmir’de mihmandarlık (klavuzluk) ediyordu. Parti kulislerinde çok konuşulan bu çıkışın ardından bu kişinin kim olabileceğine yönelik araştırma yaptım. İlginç bir şekilde kulislere CHP’de önemli görevlerde bulunmuş eski Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir eski Milletvekili Bülent Baratalı ismi düşmüştü. Nezaketinden ve açıklayıcı yapısından hiç ayrılmadığını bildiğim Baratalı’yı bizzat arayarak durumun ne anlama geldiğini, neden böyle bir hal aldığını sordum. Uzun ve ayrıntılı değerlendirme yapan Baratalı şunları söyledi:

“Ben 50 yıldır politika yapıyorum, dolambaçlı yollara girmem, Muharrem Bey’i desteklesem önce Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederim, sonra Muharrem Bey’i desteklerim. Bunda acayip bir şey yok ki! Ama hiçbir güç bizi kurtuluşun ve kuruluşun partisinden, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinden ayıramaz. Herkesin yolu açık olsun. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin göbeğindeyiz. Keşke Tacettin Bey açıkça bir isim söyleseydi. Tacettin Bey’in açıklamalarını ben üstüme almıyorum ama başka milletvekilleri alıyor. Bu işin doğrusu bir bilgi varsa çıkarak; ‘böyle bir örgütlenme var, Bülent Baratalı da burada’ demektir. Bunu da ya partide söyler ya da yayın organlarında söyler. Delikanlılık budur.

Sayın Tacettin Bayır buralıdır. Benim annemin memleketindendir. Eşi, Urlalıdır. Bizim değerli partililerimizdendir. Tacettin Bey neden böyle bir şeye katılıyor, bilmiyorum. Beni tarif ettiğini sanmıyorum. Bir milletvekilinin, ispat edemeyeceği bir şeyi söylememesi lazım. Ben, Muharrem İnce’yi desteklesem çıkar söylerim. 74 yaşındayım, 50 senedir politika yapıyorum. Sayın Muharrem İnce çeşitli vasıtalarla, bizden birinin Urla ilçede başkanı olmasını istedi. Bu önemli bir olaydır ama biz kendisine teşekkür ettik. Muharrem Bey, direkt söylemedi ama örgütlemeden sorumlu iki arkadaş geldi, biz de ‘çok teşekkür ederiz, biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalacağız. Bu partiye çok emek verdik, büyüklerimiz partimizin kurucusu’ dedik. Ben CHP ikinci defa açıldığında çok büyük destek verdim. Ben hiçbir yere gitmem, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyim. Mesela önümüzdeki hafta çok değerli misafirlerim olacak Cumhuriyet Halk Partisi’nden. Tacettin Bey, beni kastediyorsa açıklasın, bir televizyon programında karşılıklı oturalım, konuşalım.

 

KEŞKE CHP'DE KALSAYDI
Benim eski şoförüm Kemal Bey, uzun yıllar makam şoförlüğümü yaptı. Ben belediyeden ayrıldıktan sonra özel olarak şoförlüğümü yaptı. Sonra Türkan Hanım (Miçoğulları) onu meclise aldı ve onun şoförlüğünü yaptı. Ardından Ahmet Küçük’ün şoförlüğünü yaptı. Şu anda da Muharrem Bey’in şoförlüğünü yapıyor. Ben, hem Türkan Hanım’a, hem Ahmet Bey’e hem de Muharrem Bey’e, şoförüm Kemal Bey’e sahip çıktıkları için, onu meclise aldıkları için teşekkür ederim. Kemal Bey, Muharrem Bey’in şoförüdür ama ekibinde midir, bilmiyorum. Kemal bey çok kıymetli, değerli bir çocuktur. Bunu nereden nereye bağlamak istiyorlar, anlayamıyorum, bilmiyorum.

Desin ki, ‘Abi, sen böyle böyle yaptın’, ben de ‘Kardeşim böyle böyle’ diyeyim. Ben tekrar ediyorum, beni kastetmediğini düşünüyorum. Ben ahlak gereği önce Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa eder, sonra da açıkça desteklerim. Siyasi etik budur. Zaten bildiğim kadarıyla Baykal’cı dönemden, Muharrem Bey’i destekleyen Cumhuriyet Halk Partili eski milletvekili olduğunu da sanmıyorum. Hiç kulağıma gelmedi. Bu çok ciddi bir suçlama, bu kimsenin haddi değil, etik de değil. Tacettin Bey, eğer birini suçluyorsa, keşke kanalda isim de söyleseydi. Muharrem Bey, bizim sevdiğimiz bir arkadaşımızdı, beraber il başkanlığı yaptık. Bizim milletvekilimiz, grup başkanvekilimiz hem de Cumhurbaşkanı adayımız, parlak bir geleceği var… Ama keşke Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu işlere devam etseydi. Biz, bunu isterdik.

Ben SHP’den istifa ettim. SHP’den istifa ettiğim zaman SHP’nin Urla’da oy oranı yüzde 23’tü, CHP’nin ise 0,15’ti. SHP’yi topladım, ‘Arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi açılıyor. Bu parti, Atatürk’ün partisi. Beni 1977’de belediye başkanı yaptı, benim büyüklerim bu partide çeşitli görevlerde bulundu. Ben siyasi hayatım bitse bile Cumhuriyet Halk Partisi’nde bitmesi için Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine geçiyorum. Kusura bakmayın’ dedim. Arkadaşlar da ‘Tamam başkanım’ dediler. Biz bu arkadaşlarla birlikte SHP’yi kapattık ve Cumhuriyet Halk Partisi’nde birleştik.

Bana, ‘Burak Oğuz’un (Urla eski belediye başkanı) referansı sensin’ dediler. Ben de çıkıp, ‘Ben delikanlı insanım. Ben Burak Oğuz’un referansı olsam, çıkar söylerim, ben değilim ama kimler olduğunu biliyorum, onlar çıksın söylesin’ dedim. Sözünün eri olmak, doğru durmak budur. Ben açık ve net her şeyi söylüyorum. Gizlim, saklım yoktur.

Yorumlar