11.12.2020, 07:52

Korana Türkiye’yi ve dünyayı bırakır gider mi, Kuran’da salgınla ilgili bir işaret var mı?  

Dünya  Sağlık örgütü tarafından,öksürük ateş v e nefes  darlığı,üşüme,titreme, baş ağrısı; kas ağrısı boğaz ağrısı,tat  ve koku alma  kaybı gibi belirtileriyle  ortaya çıktığı bildirilen Koronavirüs, yaklaşık 10 aydır dünyayı  kuşattığı  gibi Ülkemizi de kuşatmış durumdadır.Bu musibetten kurtuluş çok zor olacağa benzer. Bu bakımdan Sağlık  Bakanlığımız, Devletimiz bazı tedbirlerle  insanlarımızı korumaya çalışıyor. Ama  yine de kaybettiğimiz insanlarımız var. Tabi bu,üzücüdür.
Kabul delim ki 10 aylık virüslü yaşamımız, bizlere bazı şeyleri hem gösterdi hem de öğretti.Ufacık bir virüs, 9 milyara yaklaşan  insanları rahatsız edebiliyor.Buna hiç birimiz itiraz edemeyiz.Ayrıca  bu virüsün ya- yılması, bazı konularda  insanoğlunun ne kadar aciz olduğunu da gösterdi.Bütün Dünya  ilaç bulmak, aşı imal etmek için ayağa kalkmış durumda ama  henüz kesin bir çare bulunmuş değil. Tabi ki umutsuzluğa kapılma- dan çalışmalar sürdürülecektir.Dünya tıp âlemi de bunu yapıyor. Dünyanın her yerinde de bu konu ile ilgili çalışmalar sürüyor.
Bizim bugün üzerinde duracağımız konu,acaba bu çalışmalar netice verecek  mi?İnsanlarımız  er geç bu beladan kurtulacaklar mı?Kurtulacaklarsa ne kadar süre sonra  kurtulacaklar? Tarihte Korona gibi salgın hastalıklar olmuş mu,bunların belli başlıları hangileridir? Ve bu salgınlar  ne kadar süre devam etmiştir? Gibi bazı Soruların cevaplarını arayarak, koronanın devam edebileceği süre  ile ilgili gerçeğe yakın bazı tahminler- de bulunmak istiyoruz.
Diğer bir taraftan da, dini açıdan olaya bakarak,Kuran’da  salgın hastalığa uğrama halinde neler ya- pılması öneriliyor,ona da bakacağız.Ayrıca,Korona neden bütün Dünyayı sarmıştır,bunun sebebi ne olabilir? Konusu üzerinde de duracağız.Bu musibetten kurtulmanın  çaresi çok uzak bir zamanda mı gelecek?Kurtul- mak için neler yapılması gerekecektir, gibi konuları tarihteki örnekleriyle kıyaslayarak cevaplamaya çalşaca- ğız.
 
DÜNYADA ÇARESİ BLUNAMAYAN  HASTALIK,SALGIN  OLMUŞ MUDUR, YAŞANAN SALGINLAR NELERDİR?


Bugün Dünyada Aids hastalığı ile Kanser hastalığına  tam bir çare bulunmuş değildir.Bunlarda da ra- hatlatıcı ilaçların keşfi yapılmıştır ama, tam bir netice alınmış değildir.Bu iki hastalık dışında hemen hemen bütün hastalıklara çare bulunmuştur. Aşıları, iyileştirici ilaçları keşfi yapılmıştır.
Tıp tarihinden öğrendiğimize göre,  En çok rastlanan salgın, Veba hastalığında görülmektedir.MÖ. de insanlığın çok sayıda veba salgını yaşadığı kayıtlarda geçiyor.Biz MS. sına bakacağız.MS. 165  yılında ortaya çıkan ilk veba salgını, 20 seneyi aşkın sürmüş ve günde en az 2000 kişinin ölümüne sebep olmuştur. Antonius vebası denilen bu salgın, milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur.O dönemdeki Roma İmparatorluğu nüfusunun  %30 unu kırıp geçirmiştir.
Daha sonra  541 yıllarında yine Roma imparatorluğunda Jüstinyen vebası ortaya çıkmış ve bu sefer de  nüfusun %40 ını alıp götürmüştür. İnsanlık, bu veba salgını sebebiyle çok büyük kayıplar vermiştir. Ve bu veba insanları çok uzun süre bırakmamıştır.
1343 yıllarında ortaya çıkan ve 10 yıl süren Kara vebasından da çok zarar görülmüştür.Bu salgın, Tıp Kayıtlarında bildirildiğine göre 100 milyonun üzerinde insanın ölümüne  sebep olmuştur.
1855-1865 yılları arasında çıkan ve 10 yıl süren bir veba salgını daha yaşanmıştır.Antonius ve Jüstin- yen vebasına benzediği için ve o derece de  zarar,ziyan verdiği için bu vebaya “Üçüncü  veba salgını “adı ve- rilmiştir.Çin’de çıkan bu veba salgını, Çin’de ve Hindistan’da 10 milyonun üzerinde insanın ölünme sebep ol- muştur. Amerika’ya kadar yayılan bu üçüncü veba salgını, değişik boyutlarda,değişik zamanlarda  100 yıl kadar sürmüştür.Amerika’da da pek çok kişinin ölümüne sebep olmuştur.
15. Yüzyılda Amerikalı yerliler arasında çıkan suçiçeği ve kızamık, yerli halkın % 90 nını kırıp geçirmiş- tir.Bu sebeple suçiçeği, kızamık gibi hastalıklar, insanlığın geçirdiği salgın hastalıklar arasında görülür.
İnsanlık tarihinde veba salgınından sonra en çok görülen bir salgın da Kolera salgınıdır. Tarih boyunca 7 kolera salgının yaşandığı kayıtlarda geçmektedir.Kirli içme sularından geçtiği anlaşılan kolera da milyonlar-
ca insanın ölümüne sebep olmuştur.
Tarihte görülen bir salgın hastalık türü de, tifüs salgınıdır. Bitlerin taşıdığı tifüs mikrobu, birinci Cihan savaşı sırasında 10 milyonun üzerinde insan kaybına   sebep olmuştur.  
Dünyada görülen  diğer bir salgın hastalık türü de Grip hastalığıdır. İspanyol gribi, Afrika gribi,Asya gribi gibi adlarla yayılan bu Grip salgınları da,  pek çok kişinin ölümüne sebep olmuştur.
Görüldüğü gibi insanlık, Koronavirüs gibi pek çok salgın hastalıkları yaşamış ama atlatmıştır. Ancak bunların hepsine,yapılan çalışmalar sonunda çare bulunmuştur.Ama hiç irisi de 5 yıldan daha az sürmemiştir. Belki tıp geliştiği için Korona biraz daha az sürebilir.Ama ikinci seneye giriyoruz,buna rağmen dalga dalga gelmeye devam ediyor.Bu görüntü, Korananın öyle kısa sürede gideceğini göstermiyor.
Öyleyse korona virüsüne de  çare bulunacaktır.Fakat biraz vakit alacağa benzer.Biz şimdi tedbirleri-mizi alarak aşının,ilacın, neyse bunun çaresi, onun bulunmasını  sabırla bekleyeceğiz.Bu sıkıntıyı veren Allah, çaresini de verecektir.Ancak bu tür salgınlardan kurtulmak için sabırlı ve   yoğun bir çalışma içinde olmayı gerektiriyor. Yukarıda verdiğimiz bilgilerde gördük ki 5 yıl, 10 yıl hatta 100 yıl süren salgınlar vardır. Onun için önemli olan şu üç şeyi yaparak beklememiz şart olacaktır.Sabır, çare arama çalışmasının yapılması ve tedbi- rin de asla elden bırakılmaması…  
 
İŞİN BİR DE DİNİ YÖNÜNE BAKALIM. ACABA KORANAVİRÜSTEN ALLAH’IN HABERİ VAR MIDIR?


Tabi ki haberi vardır.Bundan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.Çünkü değil Dünyada, Evrende bile küçücük bir kıpırdanma olsa o, C. Allah’ın bilgisi dahilindedir.Bunu Kuran-i Kerim’den öğreniyoruz. Yunus Suresi 61.Ayetinde,“(Ey kulum!)Sen ne zaman bir işte bulunsan,yeryüzünde veya  gökyüzünde  ne zaman zerrece bir  kıpırdanma Olsa, Rabbinden gizli ve uzak kalamaz.” buyuran C. Hak, Hud Suresi 12 Ayetinde de “Ne yeryüzünde ne de kendi nefislerinizde,  hiçbir  musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce o,kitabı- nızda yazılı olmasın” buyurur.Bu ifadelerden anlaşılıyor ki,salgınlar,insan ve Dünya kaderinde önceden yazı- lıdır.
Bu Ayetler bize, Evrende olan her şeyin  mutlaka O’nun bilgisi dahilinde olduğunu gösteriyor.Öyley- se koronavirüs olayından da haberinin olmaması mümkün değildir. Tabi ki haberi vardır ve Koronavirüs o- layının ortaya çıkmasının da önemli sebepleri vardır. Şimdilik bunu bilemiyoruz. İleride öğreneceğiz.Ama bugün için dini açıdan bazı tahminler yapacağız.
 
KURAN’A GÖRE,  KORONAVİRÜSÜN ÇIKIŞ SEBEBİ NE OLABİLİR, KURTULŞ ÇARESİ NASIL  OLACAKTIR?

İnancımıza göre C. Allah’ın bilgisi dahilinde olan Koranavirüsün hem ortaya çıkış ve yayılışının hem de ondan kurtuluşun çaresi vardır.Bunlardan bazılarının neler olduğunu şöyle  sıralayabiliriz.
1)      Kuran-i Kerimde, “(Ey kullarım!)Size isabet eden sıkıntı ve musibetler kendi elinizle yaptığınız (yanlış
yaptığınız işler) yüzündendir. Üstelik (Rabbiniz hatalarınızın) birçoğunu da affetmektedir.”(Şura-30)Yine bir Ayetinde,“(Ey Kullarım,) size  buyrulduğu gibi dosdoğru olun! Doğru yoldan çıkıp da kötü yollara sapmayın
Allah sizi görüyor.(Sonra cezasını çekersiniz) (Hud-112) Buyrulmaktadır.

Yukarıdaki Ayetlere baktığımız da,bize gelen sıkıntı ve dertlerin kendi hatalarımız yüzünden olduğunu anlıyoruz.Çünkü Allah kimseye,ama hiç kimseye zulmetmez.Kişinin veya kişilerin başlarına gelen her şey,ta- mamen kendi yaptıkları veya yapmadıkları yüzündendir.Yapmamız gerekenleri yapmaz,yapmamamız gere-
kenleri de yaparsak, tabi ki korona gibi belalarla karşılaşabiliriz.Dini açıdan İşin öncelikle bu yönünü düşün-
mek zorundayız.Demek ki İnsan olarak,toplumlar olarak çok büyük hatalarımız var. 
2).Dini açıdan  İkinci bir düşünmemiz gereken de,bu salgın Dünyayı kuşattığına göre kanaatimce, bütün Dünyada doğru yoldan sapmalar var.Herkesin doğru yollara girmesi lazım.Ne gibi denirse,İnsanlara kötülük yapmaktan,kul hakkı yemekten,sapık yollara heves sarmaktan artık vaz geçilmesi gerekir.Kuran’a göre bu, kurtuluş için ikinci önerilen yoldur.
3) Üçüncü  tutulacak bir yol da,Korona virüsünü öldürecek,tedavi edici  ilaç bulmak için yoğun bir çalışma
içinde olunmalıdır. Çünkü Allah(cc)  Necm Suresi 39. Ayetinde, “İnsan için, yalnızca çalışmasının, gayretinin, hâlis niyetinin karşılığı vardır.(Kişiyi kurtaracak  olan ancak çalışmasıdır.”buyurarak üçüncü yolu göster-mektedir. Öyleyse  çare arama çalışmaları da mutlaka yapılmalıdır.Ve o da şuanda yapılmaktadır.    

 4) Sadece tek yönlü bir tedbir alma yerine Hem maddi yönden hem de manevi yönden tedbirler alınma-
lıdır. Sadece Maske  takmak,sosyal mesafeyi Korumak,elleri yıkamak da yeterli olmayabilir.Tabi bunları ya- pacağız.Bu Şarttır.Ama bu tedbirleri aldığı halde  yine de hayatını kaybedenler var. Hatta doktorlarımız bile vardır.Tabi ki bu durumlar  üzüntü vericidir.Kuran tam bir kurtuluş yolu için ek yapılması gerekenler olduğu- nu bildirmektedir.Şimdi onlara bakalım.
 
KURAN’IN TAM BİR KURTULUŞ  İÇİN  TEDBİR VE GAYRET DIŞINDA EK TAVSİYESİ NEDİR?
Kuran’da, yapılan işler,alınan tedbirler konusunda bir uyarı daha yapılıyor.O uyarıya da uymamız gerekir.Bizim maske takmamız,Sosyal mesafeye dikkat etmemiz,ellerimizi yıkamamız sadece maddi yönümüz ile aldığımız tedbirler olarak gösterilir.Kuran bunları doğru bulur. Çünkü Ayet-i Kerimelerde “Hiçbir işiniz de tedbiri elden bırakmayınız” emri vardır.Bir tavsiyesi budur. Kuran,tedbirsiz iş yapılmaya kalkışılmasını asla kabul etmez.Ancak Kuran’ın,tedbir alma konusunda iki yönlü bir tedbir alma yöntemini  tavsiye ettiğini gö- rürüz.
Kuran’a göre insanlar sadece et ve kemikten,yani sadece maddeden ibaret görülmez.Kitabımıza göre bizim insan

olarak bir de  ruhani yönümüz, yüzlerce duygularla bezenmiş manevi yönümüz vardır. İçimizdeki esas yönümüz,esas  benliğimiz,ruhani yönümüzdür. Hepimizin kişiliğini,benliğini bu yönümüz ve bu yöndeki içimizde bulunan o ilahi gücümüz  oluşturur.
Öyle olunca  biz, bu ilahi gücümüzü de faaliyete geçirmek zorundayız.Bu şarttır.Ruhani yönümüzü faaliyete geçirecek tek şey de insanın,Allah’a dua edip Koronadan kendisini kurtarmasını isteyecek duayı etmesidir.Yani kişinin Allah’ı, O’nun yardım ve  desteğini yanına alabilmesi için C.Allah’a müracaatta bulun- masıdır. Dediğimi gibi,Allah’a müracaat,O’na sesimizi duyurma da ancak Dua ile olacaktır.Allah Teâla işin bu yönünü hatırlatıyor.
Kuran’a göre bir insanı tek başına ne dua kurtarır, ne de tek başına tedbirler kurtarır.Kişinin kur- tuluşu, İnsanın iki yönünün de  o işe odaklanmasını gerektirir.Bir kuş, tek kanadı ile uçamayacağı gibi,in- sanda bir tek yönü ile kendini hiçbir zaman kurtaramaz.İnsanı insan yapan da maddi ve ruhani yönünün bir araya  gelmesi değil midir?Öyleyse hem maddi hem de ruhani yönümüz faaliyete geçirilmelidir.
İçimizdeki ilahi güç,Allah ile irtibata geçirilirse, yani bu işe konsantre edilirse,Allah Teâla telkin ve ilhamlarla o kişiyi yanlış yapmaktan koruyacaktır.Bu da kişinin Koranavirüse yakalanmasını,ondan zarar  görmesini önleyecektir.Bazı insanlar bu söylenenlere inanmayabilir.Değerli okuyucularım, siz lütfen inanın Ve faydasını gördüğünüze de bizzat şahit olun.Herkese sağlıklı günler diliyorum.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@