05.10.2020, 07:56

Kovid-19’un götürdükleri!

1 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan, daha sonra da değişim geçirerek “Kovid-19’a” dönüşen virüs, can almaya devam ediyor…

1 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan, daha sonra da değişim geçirerek “Kovid-19’a” dönüşen virüs, can almaya devam ediyor…
Eylül ayının son gününde açıklanan rakamlara göre dünya genelinde yeni tip koronavirüs yani Kovid-19’a yakalanan insan sayısı 34 milyonu geçti, hayatını kaybedenlerin sayısı da 1 milyon 15 bin 380 kişiye yükseldi…
Bu hastalık için “bilim insanları dünyaya umut aşılasa da” gerçek aşının ne zaman kullanım için hazır olacağı, kaç yılda bütün dünya insanlarına ulaştırılacağı ve kimleri ne kadar koruyacağı hakkında bilgi sahibi değiller…
Dünyamız bunu ilk defa yaşamıyor. Değişik tarihlerde Avrupa’da büyük can kayıplarına neden olan veba salgınları, 1918-1919 yılları arasında yaklaşık 50 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilen “İspanyol Gribi” bunlara örnek olarak verilebilir…
Daha sonra ortaya çıkan AIDS, ebola, solunum sendromu yaşatan SARS, Kanamalı Ateş Kongo, kuş gribi, domuz gribi gibi virüs kaynaklı hastalıklar da çok can aldı…
Daha sonraları “aşı ve ilaçlar” ile bu hastalıklar kontrol altına alındı…
Kovid-19’un ortaya çıktığı ilk günlerde “toplumlar hatta uluslar arasında inanılmaz yardım kampanyaları” başladı. Bir kısmı devam ediyor ancak; olayların içine iş, aş ve hastalık korkusu girince durum farklı olmaya başladı…
Maske takanlar ile takmayanlar arasında, sosyal mesafeyi koruyanlar ile korumayanlar arasında sözlü tartışmalar zaman zaman kavgalara dönüşmeye başladı…
Bugün insanoğlu; Kovid-19’dan korunmak için yine sağlıklı olmayan yollarda yürüyor…
“Hijyenik sıvı” adı altında satılan sular, internet sitelerinde patlama yaptı. Neredeyse her evde “geri dönüşümü olmayan plastik kaplar içinde bu sıvılar var…”
Elimizi bir şekilde yıkadığımız zaman su kanalizasyona akıyor veya lavabonun içinde kalıyor…
Uzmanlar doğada birbiri ile karşılaşması mümkün olmayan pek çok virüsün olduğunu kanıtladı. Ancak insanoğlu bu şekilde davranarak “üretimi belli olmayan plastik şişeler ve içindeki sıvılar” ile virüslerin buluşmalarına yardımcı oluyor...
Sırf kendimizi koruyacağız diye “Kovid-19’un” bizlerden götürdüklerine göz yumuyoruz…
Peki bu krizden ders çıkartabilir miyiz?
Bir musibet bin nasihatten iyi midir?
Bu şekilde düşünen, dersler çıkaracağımız konusunda ümitli olanlar elbette vardır. Ancak yukarıda saydığım nedenlerden dolayı “Kovid-19’un” bizlerden götürdüklerini geri almamız çok zor…
Çin’in Wuhan Kenti’nde insanoğlunun eli ile yaktığı ateşi, bugün bütün dünya gözyaşları ile söndüremiyor…
Bunun insanoğluna bir ders olmasını diliyorum…
Haftaya buluşmak dileği ile…

Yorumlar