31.10.2014, 22:00

Köyümde şenlik var

“Bereketli Toprakların Büyüsü”

Aman büyü bozulmasın...

Germiyan Köyü’nü yazmıştım bir kaç ay önce...

Bu nadide, bu cennet köyümüzün taş ocakları ile iki yıllık mücadelesini dile getirmiştim.

Planlanan taş ocakları ve benzer projeler sebebiyle büyük bir mağduriyet yaşadığını dile getirmiştim.

Köy halkının endişesini, verdiği hukuk mücadelesini dile getirmiştim.

Bölgenin 1’inci derecede doğal SİT alanı olduğunu ve turizm, zeytincilik, tarım gibi faaliyetlerin de olumsuz etkileneceğini savunarak taş ocaklarına karşı çıkan halk, hala tedirgin...

Durumunu zaman içinde hep beraber yaşayacağız.

Ülkemizde her mücadelede olduğu gibi zaman bazı şeyleri tam netleştiremiyor.

Ya da şöyle söyleyeyim, amacına ulaşması zaman alıyor.

Sorular çok...

Sorduk sorduk...

Cevaplar açık...

 

*

Ve yaklaşık bin nüfusa sahip 209 haneli, yel değirmenli, taş evli, eşsiz mimarisi ile ün yapan beldemiz Germiyan Köyü geçtiğimiz günlerde güzel bir festivale ev sahipliği yaptı.

Şenlikli ve amaçlı...

Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği Germiyan Festivali’nde; bölgenin zengin kültürü, sergi, atölye ve gastronomi seminerleri eşliğinde ziyaretçilerle buluştu...

Festivalin sloganı ise “Bereketli Toprakların Büyüsü” oldu...

Fırından köy kahvesine, köy evlerine kadar tüm mahalleyi kapsadı.

Germiyan halkının geleneksel ekmek yapımı ve mutfak gereçleri ile yörede yetişen ürünler meraklılarla buluştu.

Gastronomi söyleşileri, ekmek yarışması, sergi ve konserler düzenlendi.

Eski fotoğraf ve kıyafetler sergilendi.

Ekmek...

Ev sabunu...

Basma peynir görücüye çıktı...

*

 

İlçenin geçmişi yüzyıllar öncesine dayanıyor...

Köklü bir tarihe ve kültüre sahip...

Evet, festival beldeyi şenlendirdi...

İyi oldu

Hoş oldu...

Güzel oldu...

Oldu da, tüm bunlar olurken unutmayalım isterim...

Neyi?

‘Germiyan’ın asıl içine düştüğü çevre düzenini...

“Bereketli Toprakların Büyüsü”nü...

*

 

Kültür mirası sergilendi de, bu miras rant uğruna elden giderse ne sergileyeceksiniz?

Yöresel yemekler güzel de, o zeytinlikler elden giderse doğal ne çıkacak ortaya?

Germiyan’ın kendi öz değerlerini düşünün...

Turistik boyutunu düşünün...

Yeni nesile köklü gelenek ve bilgiyi bırakırken çevreyi düşünün...

Nesile ne aktaracaksınız onu düşünün?

Evet, şenlik sayesinde Germiyan’ın kültürel zenginlikleri bir kez daha görüldü...

Ancak gelecek de kapımızda...

Unutmayın ki, geçmiştir geleceği şekillendiren...

*

Fotoğraf ve Germiyan sevgisi...

Germiyan şenlikleri çerçevesinde köy kahvesinde Mustafa Öztunay’ın fotoğrafları sergilendi...

Bu köyü, Mustafa bey ve eşi kadar sahiplenen bir başka sanatçı çift daha görmedim...

Kendileri oraya sonradan yerleşen, ancak köy ile bütünleşerek onunla bir olan bir çift...

Aynı zamanda yerel turşular, reçeller yaparak şehrin boğuculuğundan Germiyan’a sığınmış bir çift...

Bilinçli ve paylaşımcı bir çift...

Eski bir taş ahırı alıp, köy evine çeviren ve doğallığı iliklerine kadar yaşayan bir çift...

Ve Germiyan için endişelerimi paylaşan bir çift...

Köylerini seven bir çift...

Umarım çevre bilinci bu gibi kişilerin sayesinde topluma yansır...

 

Dip notlar;

Yine facia geliyorum dedi...

Özelleştirme dedik... Yeri geldi bölündük... Yeri geldi kadere razı olduk...

Ve sonuçlar ise hiç de iç açıcı değil güzel ülkem...

Yine bir özensizlik, yine bir vurdumduymazlık ve yine kaza...

İşin cılkı çıktı dostlar...

Bu sefer yer Karaman

Karaman’ın Ermenek İlçesi...

Has Şekerler Madencilik Şirketi’ne ait kömür ocağı...

350 metrelik bölümde galeriye bir anda su dolması, 18 işçinin mahsur kalmasına neden oldu...

Evet...

Ağır ihmaller oluyor ülkemde...

Ağır kayıplar oluyor...

Sorumlu ne? Sorumlu kim? Kimler?

Can gitti can...

Daha ne olsun...

Hep bahane... Hep bahane...

Bu konuya, özelleştirmeye ayrıntısıyla değineceğiz dostlar...

 

Kış geliyor hastalıklara da hazırlıklı olun...

Sonbahar...

Mevsim değişimi...

Bir yağmur, bir esinti, hop yaz ayı gibi bir güneş...

Kapanalım mı açılalım mı?

Ah İzmirim...

Havasıyla suyuyla güzellikleriyle bir başkasın...

Ancak sabah hırka giy, öğle çıkar, akşam kaban giy...

Bizi de çeşitlendirdin...

Kime sorsam boğaz enfeksiyonu...

Kime sorsam hasta…

Kimi görsem nezle...

Bilmemiz gerekenler var şu aylarda sevgili okurlar...

Çocuklar ve erişkinler olarak hastalıkları öncelikle ayıralım...

Çünkü süreçleri farklı...

Kışın, çocuklarda öncelikle üst solunum yolu enfeksiyonu, nezle, ,boyundaki lenf bezlerinde büyüme, görülürken, yüzde 75 ila 95’i 3 yaşına kadar orta kulak iltihabı geçirir...

Enfeksiyonun aşağıya inmesi ile atipik öksürük ile beraber zaatürre, tonsillit, (Bademcik iltihabı) ise 5 ile 15 yaşlarında başı çeker...

Erişkinlerde ise; Nezle, sinüzüt, bronşit, farenjit, tonsillit, larenjit (ses telleri iltahabı), lenf adenit(enfeksiyonun boyun lenf bezlerine atlaması) daha çok görülür...

Hava değişimlerinde ilk karşılaştığımız hastalık nezle, şu sıralar tüm evleri dolaşıyor...

Hepimizin korkulu rüyası olan grip ise şimdilik uyumada...

Burun, bronşlar ve akciğerden oluşan solunum sisteminde oluşan virüslerin neden olduğu bir hastalık olan gripten korunmanın tek yolu bağışıklık sisteminizi güçlü tutmaktır...

Bademciklerimiz ise zararlı mikroorganizmaları filtre ederler.

Fakat çok fazla bakteri girince direnç düşer ve iltihaplanarak şişerler.

Yapmanız gereken önlemlerimizi en iyi şekilde almak ve öncelikle hastalanmamak.

Aman dikkat diyoruz...

Mutlu kalın.

 

Fıkra;

Kore'de Türk Tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler.

Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar:

- "Hani sizin izin kağıtlarınız?"

Erler subayı atlatırız umuduyla:

- "Biz Amerikalıyız..." diye cevap verirler.

Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez:

- "Amerika'nın neresindensiniz?" diye sorunca:

- "İçindenik kumandanım!" diye yanıt verirler...

 

Günün sözü; Kendine gel, seni orada bekliyorum... Özdemir Asaf  

 

Yorumlar