26.08.2021, 07:48

Kritik viraj: Afganistan

Daha düne kadar “mülteciler”, “düzensiz göçmenler”, “sığınmacılar”, “Suriyeliler”, “Afganlar” gibi “sorun”larımız yokken, kendi derdimiz, kendi sırtımızdaki ağır yükler yetmezmiş gibi şimdi de “büyüğü altta bir yerlerde kalan heybemize koca koca yeni turplar” katıldı (rahmetli Süleyman Demirel’in çok kullandığı “turbun büyüğü heybede!” sözüne atfen).  
    Doğu sınırımızdan ülkemize oluk oluk bir insan seli akarken, son gelişmeler, uluslararası alanda olup bitenlere karşı aşırı ilgisiz olan Türk insanında derin çelişkiler yarattı. 
    Yıllardır kimse olayların derinliğini göremediği için Afganistan konusu “ne olup bittiğini anlayabilme konusu”nda kritik bir viraj haline dönüştü. 
    Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC ziyareti öncesi dile getirdiği “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” şeklindeki sözler tartışılırken, ardından peşpeşe gelen farklı değerlendirmeler o kadar sarsıcıydı ki, bu konudaki bütün açıklamaları gündemden çıkarıp attı. 
    Önce Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek “Taliban, ABD emperyalizmini yendi. Afganistan’dan Mustafa Kemal çıkmadı da Taliban çıktı. Herkes kendi birikimiyle önder çıkarır. Afganlar Taliban önderliğinde bu savaşı verdi. Taliban, Mustafa Kemal Paşa’nın Türkiye’de yaptığı gibi Afganistan’ın kurtuluş savaşını başardı. Helâl olsun” dedi.  
    Tam herkes (mesela Fikri Sağlar) “ancak Perinçek’in yapabileceği bir saçmalık” derken, bu defa da Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) gündemi “bombaladı”: Dernek, ''Bazı kadın örgütlerinin bir araya gelerek savurdukları “Taliban’ı tanımıyoruz, Taliban’ı tanıyanı da tanımıyoruz” sloganına karşı “Bağımsız Afganistan’ı tanıyoruz, Bağımsız Afganistan’ı tanımayanı da tanımıyoruz” diyoruz. Yaptıkları “derin” siyaset analizinde ABD’yi, Afganistan işgalini sürdüremedikleri için kınamalarını da hazin bulmakla birlikte, kendilerine yakıştırıyoruz'' diye açıklama yaptı. 
    Taliban da bize karşı çelişkili; Kabil’de konuşan Taliban Sözcüsü “Türkleri severiz ama burada Türk askeri istemiyoruz. Kendi havalimanımızı kendimiz koruruz!” derken, Katar’daki siyasi büro sözcüsü daha ılımlı; başta Türkiye olmak üzere tüm ülkelerden Afgan halkına ve Afganistan'a yardım etmelerini istediklerini söylüyor, "Türkiye önemli bir ülke, Türk halkı Müslüman ve kardeş halk. Türkiye ile tarihi, sosyal ve kültürel ilişkilerimiz var" diyor.
     Taliban’ın değiştiğine neredeyse % 100’e yakın bir oranla en başından beri asla inanmayan sosyal medya, “maymunlar cehennemi” ekseni üzerinden özellikle kadınların ve azınlıkların durumunu odak görerek hareket ediyor ve Taliban’ın asla ve kat’a tanınması gerektiğini savunuyor.     “Tanınma” deyince vurgulamadan geçmemek lazım; G7 ise tam anlamıyla “yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal” pozisyonunda: tanısalar Taliban meşrulaşacak, tanımasalar orada olup bitenlere çok uzak kalacaklar. 
    Diyeceksiniz ki, “senin görüşün ne?” Bana göre durum açık: Bu, Batılı emperyalistlerin Batı’daki son örnek Ukrayna’nın ardından, Doğu’daki Afganistan “vasıtasıyla” Rusya’yı kuşatma girişimlerinden başka bir şey değil. 
    Afganistan çok sayıda değişkenin iyice karmaşık hale getirdiği zorlu bir kavşak, çok kritik bir viraj... Anlayan yolda kalır; anlamayan yoldan çıkar, takla atar, bir köşeye fırlar gider.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@