31.07.2021, 04:12

Kuraklık nedeniyle rekolte kaybı yaşanıyor 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 
yağışların bir önceki yıla yüzde 40 azalmasıyla kuraklık tehlikesi oluştu.  
Hatırlayacaksınız bir süre önce konuyla ilgili olarak Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cevat Delil açıklamalarda bulunmuş, endişelerini dile getirmişti.  
Yarınlarımızı da kesin etikileyecek bu gelişmeyi basında yer alan şekliyle sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü;  Kuraklığın, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Siirt ve Batman illerinde buğday ve arpa rekoltesinde yüzde 80'e yakın bir kayıp yaşanmasına sebep olacağı ifade ediliyor. 
Başkan Delil, kuraklıkla karşı karşıya kalındığını belirterek, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tamamında ve Diyarbakır'da özellikle kuru arazilerde yüzde 80 kayıp var. Diyarbakır'daki toplam kaybımız yüzde 60 civarındadır. İklimler değişiyor, bunları artık sık sık yaşayacağız. Barajlardaki suyun çiftçilerle buluşması lazım" dedi.
Çiftçinin bu yıl tarlalarda hasat yapamayacağı için desteğe ihtiyacı olduğunu, barajlardaki suyun acilen çiftçilerle buluşması gerektiğini ifade eden Delil;
"Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere özelde Diyarbakır, meteoroloji verilerine göre yüzde 45-50'ye yakın az yağış aldı. Tarlalarda kuraklık kendini ciddi anlamda hissettirmiş ve kuraklıkla karşı karşıyayız. Çiftçimiz bu üretimi yaparken ciddi üretim maliyetleri var. Gübre, tohum, ilaç ve mazot girdileri ciddi bir masraftır. Çiftçimiz üretimi elde edemeyecek, tarlalarda hasat yapamayacak. Hasat yapılmadığından dolayı çiftçimiz hiçbir şey elde edemeyeceği için bankalara, kredi kooperatifine ve şahıslara olan borçlarını ödeyemeyecek. Biz diyoruz ki ciddi bir kuraklık var, buna karşı özellikle bankalar, özel bankalar dahil olmak üzere tarım kredi kooperatiflerinden nakdi destek istiyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tamamında ve Diyarbakır'da özellikle kuru arazilerde yüzde 80 kayıp var. Bu da ciddi anlamda bir etki yaratacaktır. İklimler değişiyor, bunları artık sık sık yaşayacağız. Bizim talebimiz Silvan Barajı, Dicle Barajı ve Kralkızı Barajı gibi barajlardaki suyun çiftçilerle buluşması. Bir türlü çiftçimizi suyla buluşturmadık. Suyu çiftçimizin tarlasına götürmemiz gerekiyor ki bu kuraklıktan etkilenmeyelim. Bu nedenle arazilerimizi suyla buluşturmamız gerekiyor." diye konuştu.
Salgının zirve yaptığı 2020 yılında 84 milyon insanımızın ihtiyacını karşıladıkları gibi ihracat koşullarını da yaratan çiftçilerimizin beklentilerinin sonuç odaklı değerlendirilmesi gerekiyor. 
Son dönemde hem Türkiye’de hem de dünyada özellikle korona virüsün etkisi tarımsal üretim ve gıdanın önemini bir kez daha öne çıkarırken, üreticinin ve tarımın desteklenmesi öncelik haline gelmiş bulunuyor.
Tüm olumsuzluklara rağmen, istatistiki verilere göre; Türk Tarım Sektörü, 2020 yılında dünya ekonomisi yüzde 3,3 daralırken, yüzde 4,8 büyüdü. Özellikle pandemi sürecinde büyük bir özveriyle çalışan Türk çiftçisinin tarımsal hasılası, pandemi döneminde 333,3 milyar TL ile rekor seviyeye ulaştı.
2020'de başlayan ve halen devam eden bu uzun ve meşakkatli dönemin ardından Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) bünyesindeki tarım birlikleri başkanları da verdikleri mesajlarla, çiftçilerin pandemi sürecindeki emeklerine teşekkür ettiler.
“Paramız var, ithal ederiz” söyleminin pandemiyle rafa kalktığını belirten EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, pandemiyle birlikte sağlıklı gıdaya talebin arttığını, bu süreçten Türk çiftçisinin güçlenerek çıktığını kaydetti. Eskinazi konuşmasını şöyle sürdürdü; “Türkiye’de halen 4 milyon hektar işlenebilir ancak boş arazilerimiz var. Devlet destekleriyle çiftçilerimizin üretip emeğinin karşılığını alacağı bir ekosistemi sağlamamız gerekiyor. Çiftçilerimiz alın terinin karşılığını aldığı sürece insanlık için üretmeye devam edecekler” 
İklim koşullarına bağlı ortaya çıkan değişiklikler çok iyi değerlendirilmeli. Sel baskınları, anormal sıcaklar ve bazı bölgelerde yaşanan kuraklıklar gelecekte insanlık için tehdit oluşturmamalı. Kuraklığa da teslim olmamak için alternatifler geliştirmek mecburiyetindeyiz. Tarımı da ayakta tutabilmek için üreticilerin çok yönlü desteklenmesi şart.... 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@