05.02.2021, 05:27

Kuran ilime yönelinmesi için adeta çırpınırken, Müslüman ülkelerin yanlış tutumları

Kuran-i Kerime baktığımız zaman Kuran’ın, Müslümanların ilme yönelmeleri konusunda,(Allah’ın affına sığınarak söyleyelim) adeta çırpınırken, Müslümanlar Kuran’ın aksine bir tutum içine girmişler ve ilim olarak sadece İslami bilimleri kabul etmişlerdir. Bütün İslam ülkeleri Kuran bize yeter anlayışına saplanıp kalmışlardır. Sonuçta da, Gavur dedikleri küçücük Hollanda’nın peşinden sürüklenerek gitmek zorunda kalmışlardır.

Müslüman ülkeler arasında, Kuran-i Kerim’i fizik, kimya, biyoloji gibi bilimlerle karıştıranlar vardır. Kuran, ne fizik kitabıdır, ne de kimya kitabıdır. Yüce kitabımız bize neyi öğretir? Allah’a karşı kulluğun nasıl yapılacağını, hangi ibadetlerin yapılacağını ve nasıl yapılacağını,Dünya ve Ahret saadetinin nasıl kazanılacağını gösteren ilahi bir kitaptır. Kuran, zikredilen bu görevler gibi görevleri Allah’a karşı sorumluluklarımızı öğretir. Ama bize yer altındaki petrolün nasıl çıkarılacağını, rüzgar enerjisinden, ya da güneş enerjisinden nasıl elektrik üretileceğini göstermez. Müslümanlar İslam tarihi boyunca bu düşünceye bazı çevrelerce asla yaklaştırılmamıştır. Kuran bize yeter düşüncesi dışına çıkartılmamıştır. İslam âleminde, Kuran niçin indirilmiş, fizik kimya niçin indirilmiş bunu anlamayacak, anlatılamayacak sayısız insan vardır.

 

AVRUPALI BİLİME YÖNELDİ

Avrupa ülkeleri bilimden amacın sadece dini bilgiler olmadığını, İncil’in her şeye yetmeyeceğini 15. yüzyılda anlamışlar ve dolayısı ile de ilime yönelmişlerdir. Keşifler yapmışlar, kıtaları keşfetmişler, pusulayı bulmuşlar, kuduz aşısını çözmüşler, Rönesans ve reform olayını gerçekleştirmişlerdir. O sıralar Müslüman ülkeler ise, Osmanlı da dahil Melekler erkek mi kadın mı, Sırat köprüsü kıldan ince mi değil mi gibi olaylarla ilgilenmişler ve bu tür soruları cevaplamaya çalışmışlardır. Daha kötüsü, İslami bilimlerin her şeyi çözeceği inancı ile hareket etmişler ve bu düşünceye saplanıp kalmışlardır.

 

DİNİ YARATAN ALLAH İSE...

Bütün bilimleri yaratan Allah Teâla’dır. Dini de yaratan diğer bilimleri de yaratan C. Allah’tır. İdris peygamber ile birlikte bilimlerin de insanlara indirilmeye başladığı bütün İslam alimlerince bildirilmektedir. Bunun teyidini yapan da sevgili Peygamberimizdir. Kuran’da da bilimlerin Allah katından indiği ifadeleri yer alır. Öyleyse İslam Dini de, bilimler de Allah katından gelmedir. Eğer C. Allah katından gelen din ile bilimleri aynı seviyede görmezsek Kuran’a da uymamış oluruz. İslam ülkelerinin hatası buradadır. Müslüman ülkeler bu konularda Kuran’a uymamaktadır. Şimdi siz kalkın, Bengladeş’lileri, Suudileri, Afganlıları, Pakistanlıları, Sudanlı-

ları, ülkemizdeki insanların da en az yüzde 30'unu “Kuran’ı da indiren, Fizik kimyayı da indiren Allah’tır.” Fikrine inandırın da görelim. Bazı kesimler için bu, zor bir olaydır.

 

ALLAH DAVET EDİYOR

Taha Suresi 114. Ayetinde C. Allah Peygamberimize hitaben “Ey Resulüm! Benim ilmimi artır diye dua et (Çünkü tek kurtuluş yolu İlim sahibi olmaktan geçer)” buyurmaktadır. Demek ki ilim artarsa doğru yolda olunacaktır. Her şey daha bilinçli hale gelecektir. Kuran’dan öğreniyoruz ki C. Allah Peygamberini bile ilme sevk ediyor. Tabi ki, Peygamberimizi sevk ettiği gibi ümmeti olarak bizleri de ilim yoluna sevk ediyor.

Konu ile ilgili bir iki Ayete bakarsak her halde daha iyi anlaşılacaktır.

1) Zümer Suresi 9. Ayetinde Allah Teâla, “Ey Resulüm! İnsanlara söyle. Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” Doğrusu ancak akıl ve bilim sahipleri her şeyi hakkı ile düşünür ve bilir” bu Ayetinde C. Hak diyor ki, eğer kişi bilgi ile donatılmış ise, bilgi sahibi olmayanlardan çok farklıdır. Bilim sahipleri her şeyi daha bilinçli düşünür, daha bir bilinçli ve daha bir doğru yapar. Daha da bilinçli ibadet eder. Onun için de C. Allah, Ey Resulüm insanlara söyle bilime yönelsinler. İlim sahibi olsunlar buyuruyor. Dinimiz ilme önem vermese C. Hak Kuran’da böyle söyler mi?

2) Mücadele Suresi 11. Ayetine bakalım. Bu Ayette de C.Allah, “Rabbiniz, Ancak ilim sahibi olanların derecelerini yükseltilir.” buyurarak yükselmenin, daha üstün bir duruma gelmenin, kalkınmanın ancak ilim sahibi olmakla mümkün olacağını bildiriyor.

3) Nahl Suresi 43. Ayetinde de, Allah Teâla’nın, “Eğer bir şeyi bilemiyorsanız, onu bir ilim sahibine sorarak öğrenin.” buyurduğunu görüyoruz. Bu Ayetten de anladığımız, her konuda bilim sahibi insanlara ihtiyaç olduğudur. Bilgi sahibi olanlar yetiştirilsin ki, böylece insanlar bilemedikleri konularda aydınlatılsın.

Görüldüğü gibi Kuran, Müslümanların ilme yönelmesini, kalkınmanın, ilerlemenin yolunun ilim sahibi olmaktan geçtiğini, insanların ilim sahibi oldukça yükseleceğini çok açık ve çok net bir şekilde bildirmektedir.

 

ÖĞRENMEYE KARŞI ÇIKANLAR VAR

Evet ülkemizde de Müspet bilimlerin çok detaylı şekilde öğrenilmesine karşı çıkanlar vardır.Bu sebeple de Müslüman Türk Halkı içinde de Araplara hayranlık duyanlar çok fazladır.Onlara göre İslami bilgilerin öğrenilmesi her şeyi çözer. Onun için Kuran’ın, Hadislerin öğrenilmesi yeterlidir.

Türkiye’de de asırlardır İslami bilgilerin öğrenilmesinin yeterli olacağını savunanlarla, bu fikrin yanlış olduğunu savunanların fikri mücadelesi sürüp gelmektedir.Bu mücadele,yazılı ve görsel basın yolu ile devam ettirildiği gibi kurulan derneklerle,oluşturulan cemaatler yolu ile sürdürülmektedir.Müslüman Türklerin bu düşünceleri İslam’a uymayan, Kuran’a aykırı olan düşüncelerdir. Ve bu düşünce Müslümanları geri bırakan düşüncelerdir.

Bu düşüncede olanların bazıları mücadelelerini biraz da gizliden gizliye yaparlar. Bunu yapanlar daha çok merdiven altı din eğitimi yapan çevrelerdir. Ama bazı cemaatlerin, “Dine hizmet ediyoruz. Kötü bir amacımız yoktur.” kisvesi altında toplanarak mücadelelerini açıktan açığa yaptıkları da görülür.

Bu, dine hizmet amacı ile faaliyet gösteren cemaatlerden bazı din adamları Zaman zaman Televizyonlarda bu tür konuşmalar yaparlar. Ben kendi kulaklarımla,Ülkemizin önemli televizyonlarından birinde Cemaat mensubu bir din adamının, bu tür bir konuşma yaptığını gördüm.Bu tür konuşma yapan din adamlarından birisinin, “Okuyan sapıtıyor.Çocukları fazla okutmamak lazım” dediklerini duyan ve gören birisiyim.

Herhalde pek çok kişi de Televizyon kanallarındaki bu konuşmaları, bu sözleri duymuştur. Bütün Türkiye’nin bunu görmesi lazım. Ama toplum dinden soğutulmuş ve maalesef, İnsanlarımızın bir kısmı dinden uzaklaştırılmıştır. Pek çok kişi bu sebeple dini konuşmalara ilgi göstermiyor ve dinlemiyor. O bakımdan belki de pek çok kişi bu konuşmaları duymamış da olabilir. “Okuyan sapıtıyor,çocukları fazla okutmamak lazım” diyen cemaat hocası,o konuşmasının arkasından da, “Allah’a çok şükür ki fazla okumamışım.” deyip ilim tahsil etmediği için Allah’a şükretmiştir. Yani İslami eğitim dışındaki bilimlerin tahsiline karşı çıkmıştır. Tabi ki çok yanlış bir düşüncedir.

Demek ki Müslüman Türkiye’de de Fazla ilim tahsil etmeye karşı olanlar vardır. Allah bu aziz Millete, bu aziz Devlete yardımcı olsun.Bu büyük ülkeyi şeytanların eline bırakmasın. Amin. Amin

 

Yorumlar