07.02.2020, 07:15

Kuran'a göre komşuluk

Günümüzde Dünyanın her yerinde toplu halde yaşamın en küçük birimi olarak aileler görülür ve aileler halinde yani eş ve çocuklar olacak şekilde, eşli yaşamı yaratmış ve yine aileler halinde yaşama emrini vermiştir.  Kuran’a baktığımızda bunun böyle olduğunu görürüz. Zariyat Suresi 49. Ayetinde “Eşler halinde yaşamayı yarattık” buyuran C. Allah’ın, Rum Suresi 21. Ayetinde de “Allah size kendi nefsinizden beraber yaşayın diye eşler yarattı” emri bunun delilleridir.
Allah-ü Zül Celal Hazretleri nasıl aileler, eşler halinde yaşamamızı istiyorsa, konutlarımızın bitişik, karşı karşıya, aynı apartmanda, aynı mahallede, aynı yazlıkta olmalarından dolayı her gün karşılaştığımız, konuştu-ğumuz kişilerle, ailelerle komşu olduğumuzu ve ailelerden sonra en yakınımızda olan komşularımızla karşılıklı anlayış içinde yaşamamızı istiyor. Ayetlerinden de anlayabileceğimiz gibi “komşuyu, aileden sonra en yakın ilişki içinde olduğumuz topluluk olarak gösteriyor”. Kuran-i Kerim de, Müslümanlara örnek olarak gösterilen Peygamberimiz ise, “Komşunun komşu üzerinde hakları olduğunu, Mahşerde komşuların birbirlerine şahitlik yapacaklarını” bildiriyor. 
Bütün bunlar, toplumda aileden sonra en yakın olan kişilerin komşular olduğunu göstermektedir.  Bu durum ise, komşuluk ilişkilerinin üzerinde durmamız gerektiğini ve komşulara karşı daha bir dikkatli olmamız  gerektiğini anlatmaktadır. Bugün komşuluğun ne olduğunu, kaç çeşit komşuluğun olabileceğini komşuların birbirine karşı nasıl davranmaları gerektiği konuları üzerinde duracağız.

KOMŞULUĞUN ÖNEMİ NEREDEN İLERİ GELİYOR?
Komşuluğun önemi, C. Allah’ın komşuluğa önem vermesinden ileri gelmektedir. Çünkü O, komşulara karşı iyilik yapılmasını, iyi davranılmasını istemektedir. Peygamberimiz de komşunun, komşu üzerinde hakkı olduğunu bildirmektedir. Eğe ortada Allah’ın ve Resulünün önem verdiği bir olay varsa, biz de onu önemli görmemiz gerekir. Nisa Suresi 36. Ayetin de  yakın komşuya, uzak komşuya iyi davranın, iyilik yapın” emri bulunmaktadır. Komşuluğun önemi, C. Allah’ın bu ve benzeri ayeti kerimelerle, komşuluğa önem verilmesini  istemesinden  ileri gelmektedir. Çünkü O, komşulara karşı iyilik yapılmasını, iyi davranılmasını ,hatta bir diğer Ayetinde de komşularla selamlaşılmasını istemektedir. Peygamberimiz de Komşunun, komşu üzerinde hakkı olduğunu bildirmektedir. Eğer Allah’ın ve Resulünün önem verdiği bir olay varsa karşımızda, biz de onu önemli görmemiz gerekir. Bu bakımdan komşuluk önemlidir diyoruz.
Ama dinen hiçbir emir verilmemiş de olsa dahi, toplumsal yaşantımız gereği Komşularımıza karşı iyi davranmak gerektiğini, beraber yaşarmışcasına beraber olmamız dolayısı ile bunun böyle olması gerektiğini anlar ve görürüz. Yani komşularla uyum içinde olunması gerektiğini görürüz. Özellikle aynı katta, ya da bitişik evde oturan komşuluk  çok çok önemlidir. İnsanlar, çok yakın olan komşularla çok sık görüşmek, çok sık kar- şılaşmak durumundadırlar. İsteseler de istemeseler de komşuluk da çok yakın bir ilişki söz konusudur. Diye-
biliriz ki aile bireylerinden sonra en çok konuştuğumuz kişiler komşularımızdır. Bu durum ise insanları iyi bir komşu ile karşılaşmak düşüncesine iter. İnsan laftan sözden anlamaz durumda olan, ahlaksız, anlaşılması
mümkün olmayan bir komşu ile yan yana düşerse bu durum insanı çok rahatsız eder. İnsanlar durmadan ça- tışmak, çekişmek zorunda kalırlar. Kişiye evi de, apartmanı da, komşusu da adeta batar. Kişinin kendi evi ise bu çekilmez durum nedeniyle, evini satarak başka bir konuta taşınmayı bile düşündürür. Kiracı ise, başka bir eve taşınmayı düşünür. O bakımdan atalarımız, “ev alma , komşu al” derler. Bu bakımdan komşuluk önemlidir.

 KOMŞULAR BİRBİRLERİNE, HASTALIK VE ÖLÜM HALLERİNDE YARDIM ETMEK ZORUNDADIR.
    Evet İslamiyet’e göre komşular birbiri ile selamlaşmak zorundadır. İslam dini, İnsanların bir birine yardımcı olmasını ister. Çünkü Kuran Müminleri birer kardeş olarak görür. Hucurat Suresi 10. Ayetinde “Müminler ancak kardeştir.” buyrulmaktadır. Böyle olunca insanlar tanıdıkları, komşu oldukları kişilerle  selamlaşma yanı sıra aynı zamanda  yardımlaşmak durumundadırlar.
Aynı apartmanda oturduğu halde, birbiri ile hiç tanışmayan birçok insan vardır. Rahatsızlık geçiren, ölen komşuları olduğu halde ziyaret edilmeyen, Ölen kişinin cenazesine komşuların katılmadığı, Belediye görevlileri ile sadece ailelerin kaldırdığı çok görülen olaylardandır. Bir cenaze merasimine katılmak Müslümanlar için farzı kifayedir. Belli sayıda kişi bunu hallettiği için, tanıyıp da gelmeyenler üzerinden o günahı kaldırmaktadır. Yoksa tanıyıp, bilip görüp de katılmayanlar, Allah katında cezalarını çekerler. Bırakalım şimdi her şeyi bir tarafa böyle bir iş, aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bunları duyurmak, söylemek zorundayız. Yani kısacası komşuluk gittikçe zayıflamaktadır. Belki zamanla bu daha da bozulacaktır. İlgili kurumların görevlerini yapması gerekir.
Sahabelerden, Muaviye B.Hayde’den nakledilen bir Hadis-i Şerifte, Peygamberimize , “Ya Resülüllah! Kuran’da Komşularınıza iyilik yapın deniliyor. Komşularımıza nasıl bir iyilik yapabiliriz? Komşunun benim üzerimde bir hakkı var mıdır? Diye sorunca Peygamberimiz, “Komşularınızla ilk yapacağınız şey selamlaşma olmalıdır. İyi  ve kötü günlerini karşılıklı olarak paylaşın. Hastalanırsa ziyaret edin. Ölürse cenaze törenine katılın. Borç isterse verin. Muhtaç hale düşerse yardımcı olun.” buyurarak, komşunun komşu üzerindeki haklarını kısa yoldan  bildirmiştir. Bunlar aynı zamanda birer insani görevdir.
    Hz. Aişe’den de  nakledilen bir Hadiste peygamberimiz, “Cebrail bana  komşu haklarından o kadar çok bahsetti ki ben, komşuyu komşuya varis kılacak sandım.” buyurduğu görülür. Bu Hadis-i Şerif bile komşunun komşu üzerindeki haklarının ne kadar önemli olduğunu  göstermeye yeter. Peygamberimizin, yine bir hadisinde, “Komşusu aç yatarken, bunu bildiği halde tok yatan bizden değildir” buyurduğu bildirilir. Bütün bu Ayet ve Hadis bilgileri bize komşuluğun, aileden sonra  değer verilmesi gereken bir toplum  ünitesi olduğunu göstermektedir.
 
KOMŞULAR BİRBİRLERİ İLE SELAMLAŞMAK ZORUNDA MIDIR?
    Evet Allah’ın emri ve Peygamberimizin tavsiyesi budur. Eğer komşu ise, veya nerede olunursa olunsun, tanısın tanımasın, eğer ters bir karşılık almayacağı bir kişi ile karşılaşılmış ise, selam verilmelidir. Bu konuda, Buharı ve Müslim de geçen  “İnsanlara ikramda bulunman, iyilik yapman, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermenle mümkündür” hadis-i Şerifiyle kesinlik kazanmaktadır. Yani selam vermek için tanıdık olması şart değildir. Bu bakımdan aynı apartmanda komşu olduğumuz bir insanla selamlaşmamız gerekmektedir. En azından siz selamınızı verin selamınız alınmıyorsa günahı ona aittir. Peygamberimizin bildirdiğine göre alınmayan o selamı melekler alacaktır. Bu konuda C. Allah Nisa Suresi 86. Ayetinde selamlaşılmasını istemektedir ve Ayette devamla, “Size selam verildiği zaman verilen selamı alın” emri de verilmektedir. Eğer selamınız alınmıyorsa dediğimiz gibi, günahı ona aittir ve sizin selamınız, bilin ki melekler tarafından alınan selamlardandır.
Kuran-i Kerim de C. Allah’ın  selam üzerinde ısrarla durduğu görülür. Kuran’da, her yeni mekana, her yeni konut veya ortama girişte selam verilmesi  istenilmektedir. Bunlarla ilgili birkaç ayete bakarsak bunun böyle olduğu görülecektir. Nur Suresi 27.Ayetinde de, “Ey iman edenler, evinizden başka evlere (veya topluluğa) geldiğiniz zaman ev sahiplerine, orada olanlara selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır.Düşünüp anlayasınız diye bu öğüt verilmektedir.”(Nur-27) Yine Nur Suresi 61. Ayetinde “Başka evlere ve insan olan yerlere girdiğiniz zaman, birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak selam verin. Allah düşünesiniz diye sizlere bu Ayetleri açıklar.”(Nur-61)
    Peygamberimiz de bir Hadis-i Şerifinde, “İnsanların Allah katında en makbulü ve O’na en yakın olanı, önce selam verendir.” Buyurarak karşılaşan herkesin Allah katında o sevaba ulaşmak için karşıdakinden önce selam verilme gayreti içinde olmasını, bu yarışı kazanmak istemesi gerekliliği üzerinde durmaktadır.  
    Bu Ayet-i Kerimelerden ve Hadislerden anlıyoruz ki İnsanlar tanışsın tanımasın, ters bir durumla karşılaşılmayacağı anlaşıldığı anda herkesle selamlaşmak gerekmektedir. Hatta bu Allah duyuruları, sanki bir emir mahiyetinde görünmektedir.
    Kısacası, aynı apartmanda oturup da, hatta kapı komşusu olup da selamlaşmamak Kuran ve Hadislere terstir. Kuran ve Hadislerin tavsiyesi bu yöndedir. Demek ki selamlaşma sosyal bir eksiklik olarak dikkati çekecek bir durumdadır. Ve bu konuda insanlarımızın aydınlatılmasına da ihtiyaç vardır.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@