10.05.2021, 08:59

Kuran'da, ciddi uyarılar var. Şükretmeyi unutmayalım

“Eğer biz Kuran’ı bir dağa indirseydik,Muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş  eğerek ,Parça parça olmuş bir halde görürdün.” (Haşr-21)

“Eğer kullar,Ramazanda neler olduğunu bilseydiler, elbette ümmetim, bütün senenin Ramazan olmasını isterdi.” (İbni Huzeyme)

 

            Evet C. Allah Kuran’da şükretmeyi düşünenin az olduğunu bildiriyor. İnsanoğlunun Her şeyi kendisinin yaptığı düşüncesiyle  şükretmeyi hatırına getirmiyor. Bu bakımdan da C. Allah,Kuran’da,ken-disine şükredenin az olduğu,şükretmenin unutulduğu  bilgisini vermektedir. Sebe Suresi,13.ayetinde, “Ve Galilün min ıbadiyeşşekür”(Kullarım içinde şükreden az” buyurarak bu durumu bildirir. Şu anda bile dünyadaki görüntü budur. Allah’a şükreden gerçekten çok azdır. Kuran’da bu konu ile ilgili uyarıların yer alması bu sebepledir.

 

KURAN, ŞÜKREDENLERİN AZ OLMASINI NEYE BAĞLIYOR:

Evet Kuran, Allah’a şükredenlerin az olduğunu bildiriyor. Ve yine Kuran Allah’a şükredenlerin az olmasını da insanların gerçeği göremeyerek yanlış düşünme içinde olmasına ve şeytana uymasına bağlıyor. Şeytanın Cennetten kovulmasına İnsan oğlu sebep olduğu için,insanları ebedi düşman olarak görmektedir. Bu sebeple de,onları kandırabilmek, Allah yolundan çevirebilmek için de her yolu denemektedir. İnsanların sağından solundan önünden arkasından  geçerek onları muhakkak kandıracağını söylemektedir. Ve Allah’tan da ahrete kadar müsaade isteyerek, “Ya Rabbi!  Kullarınızın çoğunu,Salih  kullar hariç, hepsini  Allah yolundan çevireceğim. Hepsinin cehennemlik olduğunu size göstereceğim” diye Allah’a söz veriyor.

Şeytan Allah’a verdiği  bu söz üzerine, Kuran’ın ifadesi ile, insanlara kötü  şeyleri  iyi göstererek onları aldatmakta ve kandırabilmektedir. Mesela,  Neml Suresi 24. Ayetinde, “ Şeytan insanlara amellerini güzel gösterir.” buyrulduğu gibi, Yine mesela Nahl Suresi  63. Ayetinde,  “Ey Resulüm! Senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Ancak şeytan onlara işlerini süslü gösterdi de, o yüzden iman etmediler.” Aynı benzer ifadelerAraf Suresi 15,16,17,18. ve 21. Ayetlerinde, “ İnsanlar şeytana uyuyorlar.Andolsun ki Şeytan,İnsanlar  hakkındaki tahminini doğru çıkardı.Kullarımın çoğu şeytana uyarak yanlış yapıyorlar” (Sebe-20) “Halbuki,Şeytanın insanlar üzerinde hiçbir  nüfusu yoktur. Ancak imanı zayıf olup da şüphe içinde olanı ayırt edelim diye Şeytana  öyle bir yetki verdik. Ama görüyoruz ki şeytana uyanlar fazla,Şükredenler az.”(Sebe-21)

Ayetlerden de anlaşılabileceği gibi şükredenlerin sayısı zaman geçtikçe azalmaktadır.Bu durumu da C.Hak, İnsanların yanlış düşünce içinde olmalarına ve dediğimiz gibi şeytana uymalarına bağlamaktadır.Bu, tabi ki önemli bir uyarıdır.Bu vesile ile  hatırlatmakta fayda görüyoruz.Allah’a şükretmeyi asla unutmayalım ve tabi ki  bizi yoldan çıkartmak için  uğraşan şeytana da uymayalım.

 

ALLAH’A ŞÜKRETMENİN KAZANDIRDIKLARI  NELERDİR?

Peygamberimiz,“Aza şükretmeyi bilmeyen, çoğa da şükretmez. İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmez. Her nimetin Allah’tan olduğunu bilmek  bir şükürdür. Allah’tan olduğunu bilmemek ise, nankörlüktür” buyurarak, bu Hadisi ile, az da olsa, ona şükretmeyi bilen bir kişinin,Allah’ın emrini tutmuş olacağını,aynı zamanda kanaat sahibi olduğunu Allah’a göstermiş de olacağını bildirmektedir. Ve tabi ki böyle bir kişinin,az ile yetinmeyi bilen,çok fazla ve lüzumsuz bir hırsa kapılmadan rahat, huzurlu bir yaşamı da tercih eden bir kişi olacağını,başka bir ifade ile,böyle kişilerin,mutluluğu yakalayan bir kişi olacağını  anlatır bizlere.

Demek ki şükrün altında yatan, C.Hakkın emrini tutma yanı sıra, kişinin mutluluğu yakalamasıdır. Esas sebeplerden birisi, az ile yetinerek,aza şükrederek onunla yetinmesini bilebilmektir. İnsanları mutluluğa götürecek yollardan birisi de  bu yoldur. Yukarıdaki hadis-i Şerif bir yönü ile bize bunu anlatıyor. 

Allah’a şükreden kişinin elbette ki Allah katında hem Dünya için hem de ahret için kazançları olacaktır. Kuran’a göre bu kazançların ne olacağını değerlendirirsek şunları söylememiz gerekir.

            1) Her şeyden önce Allah’ın emri yerine getirilmiş olacaktır. Bu da o kişinin Allah’ın rızasını kazanmasına vesile olacaktır. Bilindiği gibi İslamiyet’te Allah’ın rızasını kazanmadan daha önemli hiçbir şey yoktur. O bakımdan Şükür, kişiye C. Hakkın rızasını kazanma imkânı verecektir.En önemli kazancı bu olacaktır.

            2) Kuran’a göre Allah’a şükür etme, nimetlerin daha da artmasına sebep olacaktır.İbrahim Suresi 7.ayetinde C.Allah, “Şükrederseniz  size olan nimetlerimi artırırım.” buyurarak şükredenlere verilen nimetlerin daha da fazlalaşacağını bildirmektedir.Aynı zamanda,şükredenlere, Allah Nisa Suresi 147.ayetinde,“Eğer siz Allah’ı anarak O’na şükrederseniz, mükâfatlar verilecektir.”( Nisa-147) buyuran C.Allah, şükreden kişini, Dünyada ve Ahrette  önemli bazı mükafatların sahibi olacağını da bildirmektedir.

 

İNSANIN ŞÜKREDECEĞİ İŞLER NELER OLMALI,  NELERE ŞÜKRETMELİDİR?

1). Her şeyden önce İnsan olarak yaratılmamıza şükretmeliyiz. Bizlerin Dünyaya gelişlerinde, hiç birimizin bir dahli,yani arzusu,isteği bulunamaz. Bizi yaratan Allah’tır. Onun için bizi İnsan olarak yaratmasına şükretmemiz gerekir. Çünkü hayvanları yaratan da Allah’tır. Ya hayvan olarak yaratılsaydık ne olacaktı hâlimiz. Şimdi bilmem hangi otlakta, karnımızı doyurmak için otlar vaziyetinde olacaktık. Önce bir insan olarak yaratıldığımıza  şükretmeliyiz.Bu konuyu ciddiye almayanların çıkacağını da tahmin ediyorum.Ama ben de biliyorum ki Kuran’a göre önemli bir konudur.Onun için zikredilmiştir.

2)  Kişinin sağlığı yerinde ise buna şükretmelidir.İnsan, ufak tefek hastalıklar geçiriyor olabilir. Ama  hepsi çok çabuk geçiyor ve sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürüyorsa buna şükretmelidir.İnsanlar   sağlıklı iken sağlıklı olmanın, bunun Allah’ın verdiği bir nimet olduğunun farkına bile varmazlar. Ama ne zaman sağlığını kaybederlerse, ancak  o zaman sağlığın, verilen bir nimet olduğunu anlarlar. Tabi bu yanlıştır. Çünkü Allah tarafından istenilen, Sağlıklı iken şükretmeyi bilmesidir. 

3)Üçüncü bir şükür yolu da,  hareket ve davranışlarımız ile şükretmektir. C. Allah bize sağlık vermiştir. Dertten kederden uzak tutmaktadır. Bizleri korumaktadır. Hasta değiliz, dert sahibi değiliz. Bunun kadrini bilerek  O’na karşı bir şükür ifadesi olarak  daima güzel davranışlar yapmalıyız. Elimizden dilimizden herkesin emin olduğu bir kimse olmalıyız. Ahlakımızı, O’na şükrün bir ifadesi olarak düzgün tutmalıyız. Yani beden ve bedensel olarak da  bir şükrün içinde olmalıyız.

 

ALLAH’A ŞÜKÜR NASIL YAPILMALIDIR?

Allah’a şükür birkaç çeşit yapılabilir.İslam uleması Kuran ve hadislere dayanarak  üç şekilde Allah’a şükredilebileceğini bildirmektedirler.

1)  Dilimiz ile  Allah’a el açıp dua ederek  şükredebiliriz.Bu tür şükre, dil ile şükür diyoruz. Müslümanlar C. Allah’a bu şekilde de şükredebilirler. Bu da bir şükür yoludur.

2)  İnsanlar Allah’a Kalben de şükredebilirler. Yani insan bunca verilen nimeti düşünerek, düşüncesi ile Allah’a kaşı  memnuniyetini duygu halinde yapabilir. İçinden zihnen ve kalben Allah’a şükretmek de bir çeşit şükür olarak görülür. Kuran-i Kerimde C.Allah Lokman Suresi 20. Ayetinde. “Allah’ın, göklerde ve yerdeki  nice  nimetleri sizin  için yarattığını, lütuf ve nimetlerini açık ve gizli olarak  bolca verdiğini görmediniz mi?” (Lokman-20)buyurarak  Dünyadaki her şeyi insanlar için yarattığını,onları birer nimet olarak insanlara verdiğini açıklamaktadır. Ancak bunun karşılığında da sadece  bunun bilinmesini istemektedir. Yani, para pul,hizmet filan istemiyor. Nimetler verildiğinin bilinmesini istiyor.Müslüman da inşallah bunun farkında olacak ve Yaratana  şükredecektir.

3) Üçüncü bir şükür yolu da,  hareket ve davranışlarımız ile şükretmektir. C. Allah bize sağlık vermiştir. Dertten kederden uzak tutmaktadır. Bizleri korumaktadır. Hasta değiliz, dert sahibi değiliz. Bunun kadrini bilerek  O’na karşı bir şükür ifadesi olarak  daima güzel davranışlar yapmalıyız. Elimizden dilimizden herkesin emin olduğu bir kimse olmalıyız. Ahlakımızı O’na şükrün bir ifadesi olarak düzgün tutmalıyız. Yani beden ve bedensel olarak da  bir şükrün içinde olmalıyız.Bu da bir şükür ifadesidir.

Demek ki Allah’a, Lisanımız ile kalbimiz ve düşüncelerimiz ile de şükredebileceğimiz gibi. davranış ve hareketlerimiz ile de şükredebileceğiz.

        Ama kesin olarak bileceğimiz, Allah’a  şükretmemizin  şart olduğunun bilinmesidir. C. Allah da bunca  lütuf ve nimetine karşılık  şükredilmesini istemektedir.Ayeti kerime de,“Verdiğim nimetleri hatırlayarak bana şükredin,nankör olmayın”(Bakara-152) buyurması bu sebepledir.

 

ALLAH SAYISIZ NİMETLER VERDİ DİYORUZ.KURAN HANGİ NİMETLERİN VERİLDİĞİNİ SÖYLÜYOR?

Düşünen  bir insan, Allah’ın verdiği sayısız  nimetleri görür ve bilir. İnsanın, Dünyaya getirilişi, dünyada yaşam hakkı verilmesi,Dünyanın güzelliğini  görmesi,tatması ve hastalıklardan,dertlerden sıkıntılardan uzak tutularak sağlıklı bir yaşam verilmesi,insanın annesinin babasının olması,insanın evlatlarının olması,bütün bunlar, anlayabilen bir insan için birer nimettir,birer mutluluktur. Biz bunların farkında olmuyoruz. Ancak ne zaman bunlardan birisini kaybedersek   ancak o zaman onun bir nimet olduğunu anlıyoruz. Aslında önemli olan bunu zamanında anlayabilme ve ona göre de tedbirini alabilmektir. Ama Kuran’da bunca uyarıya rağmen yine de insan olarak onu tam  kavrayamıyoruz.

Kuran’da,Allah katından pek çok nimetin verildiğinden bahsedilen ayetlerden bir kaçını görelim.“Gökten suyu indiren O’dur.O sudan da size hem içeceğiniz, hem de yiyeceğiniz bitki,sebze ve meyveler hazırlanmaktadır.Aynı şekilde diğer canlıların da yiyeceği,içeceği verilmektedir.Size her türlü rızkı veren Allah’tır.” (Nahl-11) “Sizi Dünyaya  getiren, size  sağlık,sıhhat veren  Rabbinizdir.” “Dünyayı  ve Dünyada olan her şeyi sizin için yaratan O’dur” (Lokman-20)“Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı. Eşlerinizden  de sizlere oğullar,torunlar veren odur” (Nahl-72) “Allah, şükredesiniz diye size, kulaklar,gözler ve kalpler verdi”) (Nahl-78) “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, saymakla bitmeyecek kadar fazladır.”(Nahl-18)

            Bu beş ayetten de anlıyoruz ki Allah bizlere sayısız  nimetler vermiştir.Ancak bu nimetlerin kadrinin bilinmesi istenmektedir.

Toplumlarda Allah’ın verdiği nimetlerin farkına varmayan ve bunun zararını çeken çok  insan vardır. Bu sebeple de olacak işleri olmayan, sürekli tersliklerle karşılaşan pek çoktur. Hatta Allah tarafından verilen nimetlerin  farkında olmayan kavimler, devletler bile vardır. Bu durumdaki  kavim  ya da devletler,her şeyin ters gitmesinin şükür yapmamalarından ileri geldiğini düşünemiyorlar bile. Ama şu şekilde veya bu şekilde bir gün o nankörlüğe varan anlayışsızlıklarının cezasını çekiyorlar.

Bu konu ile ilgili olarak Kuran-i Kerim’den bir iki örnek vermekte fayda görüyorum. Mesela Sebe Devleti. Allah o devlete ve o devletin halkına o  kadar geniş  imkânlar vermiş ki anlatılacak gibi değil. Neticede de Sebe Devletiyle ilgili Kuran’daki kıssadan anlıyoruz ki, nankörlükleri dolayısı ile önce  ellerindeki imkânlar gidiyor.  Yine de işin farkına varmamaları ve  şükretmemekte  ısrar etmeleri dolayısı ile hem ellerindeki imkânların tamamen  kaybedilmesine, hem de helâka uğramalarına sebep oluyor.

Onun için  hatırlatıyoruz ki C.Allah Kuran’da Şükredenlerin azlığını, gittikçe de şükredenlerin sayısının azalmakta olduğunu bildirerek şükür konusunda uyarıda bulunuyor.Biz de diyoruz ki,verilen nimetlerin farkına varalım ve Allah Teâla’ya şükretmeyi asla unutmayalım.Bilirsek bizler için hayırlı olan budur.

Yorumlar