Kuruluşlar, proseslerinin işletilmesi, ürün ve hizmetlerinin uygunluğa erişmesi için ihtiyaç duyulan bilgiyi belirlemeli ve temin etmelidir. Bu bilginin sürdürülebilir olması gerektiği gibi aynı zamanda ulaşılabilir olması da oldukça önemlidir. 

Kurumsal hafıza; bir kuruluşta gerçekleşen olumlu veya olumsuz her türlü faaliyetle ilgili edinilen tecrübenin gelecek nesillere ışık tutması için kayıt altına alınmasıdır. 

Bir başka deyişle, çalışanların günlük rutin işlerini gerçekleştirirken veya projeleri yönetirken edinilen tecrübelerin, çalışan hafızasından öte kurum hafızasına alınmasıdır. Bu anlamda kurumsal hafıza, organizasyonun geleceğini planlayıp, şekillendirdiğinden dolayı, organizasyon için hayati bir öneme sahiptir.  

Kurumsal bilgi, tecrübe ile kazanılabilir ve tecrübenin kazanımı da zamana bağlıdır. Kurumsal bilgiyi bazen iç kaynaklardan, iç kaynaklardan temin edemediğimizde ise üniversite, sektörel platformlar vb. dış kaynaklardan sağlamaya çalışırız. 

Çalıştığımız kurumun bugününü düşünerek özveri ile işlerimizi yaparken, kurumumuzun geleceğini ne kadar düşünüyoruz? İş temposunda “işi bitirdik” diye sevinirken iş sonucunu ne kadar kurum hafızasına kayıt ediyoruz? İşte bu noktada sanırım millet olarak zorlanıyoruz.  
Bir başka bakış açısıyla, kaç tane markamız var ki nesiller boyu devam etmiş olan, ne yazık ki sayabilecek kadar az.

Her yıl kendimiz adına, işlerimiz adına birçok kararlar alıp hedefler belirliyoruz. Bence yılın başında sürdürülebilirlik için hedeflerimiz arasına kazanımlarımızı da kayıt altına alarak gelecek nesillere tecrübe mirası bırakmak da alınabilecek en önemli kararlar arasındadır.
Büyüklerimizden devraldığımız işleri daha öteye taşıyacağımız dönemlerin artması dileğiyle…