Basından takip ediyorsunuzdur: Son aylarda Ortadoğulu mülteciler, Belarus üzerinden Polonya ve Litvanya'ya girmeye çalışıyor. Polonya ve Litvanya, Belarus'u ve Rusya'yı, mülteci krizi yaratıp Avrupa'yı karıştırmakla suçluyor. Krize NATO'nun müdahale etmesi gündeme geldi. Estonya, Letonya ve Litvanya, krizin ülkeler arasında bir silahlı çatışmaya dönüşebileceğini söyledi. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandır Lukaşenko ise, NATO'nun bu krizi bahane edip sınıra yığılması halinde, Belarus ile Rusya'nın buna beraberce yanıt vereceğini belirtti.


Son haftalarda şiddetlenen bu mülteci krizi, aslında, bir tarafta Belarus ile Rusya'nın, öbür tarafta ise ABD ve onun Doğu Avrupa'daki yakın müttefikleri olan Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya arasındaki derin siyasi krizin sadece bir parçası. Belarus'ta hatırlayacağımız üzere, geçen yıl cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlenmiş ve ABD ile Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya, bu seçim sonuçlarını tanımlamıştı. Belarus'ta bu ülkelerin açık destek verdiği protesto gösterileri kış aylarına kadar devam etmiş ve Belarus yönetimi, ABD destekli bir ihtilal tehlikesini, Rusya'nın yardımıyla savuşturabilmişti. Tabii, Rusya, bu yardımı karşılığında, Belarus üzerindeki nüfuzunu arttırma imkanına kavuştu.


Ancak, Belarus yönetimi açısından, ihtilal, veya en azından kaos riski henüz ortadan kalkmış değil. Zira, önümüzdeki şubat ayında, Belarus'ta anayasa referandumu düzenlenecek ve hu referandum sürecinde ülkede iç karışıklıkların çıkması ve bunlara Belarus'un Batı tarafındaki komşuları olan Polonya, Litvanya ve Letonya'nın destek vermesi, yüksek bir ihtimal.


Belarus, Rusya'nın Batı yönünde arasının iyi olduğu tek ülke. Ayrıca, Belarus'un, Rusya'ya yakın olması, Rusya'nın batıdan kuşatılmasına yönelik planları da boşa çıkartıyor. O nedenle, Rusya yönetiminin çoğu zaman Lukaşenko ile sorunlar yaşamasına rağmen, Rusya, burada Batı yanlısı bir ihtilal ihtimaline karşı Lukaşenko'ya destek veriyor.


Rusya'nın Batı yönünde hassas olduğu tek yer, Belarus değil. Ukrayna, Rusya açısından çok büyük jeopolitik öneme sahip ve burası, ABD ile Rusya arasındaki çatışmanın en yoğun olduğu yer. ABD yönetimi, son haftalarda Rusya'nın Ukrayna sınırına yığınak yaptığını iddia ediyor ve Belarus sınırında göçmen krizi çıkartarak, Ukrayna sınırındaki yığınak yerine dikkati başka yere kaydırmaya çalıştığını savunuyor. Rusya ise, ABD'nin böyle iddialar ortaya atarak, bu bahaneyle Ukrayna'ya yerleşmeye çalıştığı iddiasında. Hatırlayacağımız üzere, ilkbahar döneminde, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıp saldırmayacağı, Rusya ile Batı arasında Karadeniz'de bir çatışmanın çıkıp çıkmayacağı tartışılıyordu. İşte şimdi benzer bir krizin tırmanışta olduğunu görüyoruz. ABD ile Rusya arasında Doğu Avrupa (özellikle de Ukrayna ve Belarus) üzerinde nüfuz mücadelesi sürdükçe, mülteci krizi yatışsa bile, bölgede başka krizlerin patlak vereceğini öngörebiliriz. Bu da hiç şüphesiz, Karadeniz havzasında gerilimin artması demek olacak.