Türkiye eğitim sistemi, lise ve üniversite giriş sınavları girdabında dönüp duruyor… Yıllardır hemen herkes bu sistemden şikâyet etse de kalıcı ve sürdürülebilir çözümler maalesef üretilemedi. Bu sorunun temelinde sadece eğitim sistemi yatmamaktadır kuşkusuz… Ülkedeki istihdam politikaları, iş bulma olanakları, statü kaygıları, yaşam kalitesini belirleyen gelir kaygıları, kültürel genler gibi birçok neden bulunmaktadır. Saydığım bu faktörlerin değişimi, dönüşümü, iyileştirilmesi yıllar alacak bir süreçtir ama bunlara yönelik de adımlar atılamıyor ne yazık ki…

Diğer yandan, kısa vadede atılabilecek adımlar da var… Biraz bunlar söz etmek istiyorum.

On iki yıllık zorunlu eğitim süresi içerisinde “zorunluluk” kaldırılmadan yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır.

1.Anaokulu zorunlu eğitim kapsamına alınmalı 36 aydan itibaren öğrenciler erken çocukluk eğitimine alınmalıdır. (Geçen yazımda bunun nedenlerini anlatmıştım. Hemen ardandan Millî Eğitim Bakanlığı geçen hafta 6 yaşın da zorunlu eğitime alınacağını duyurdu. Önemli bir adım gerçekten ama yeterli değil… Umarım devamı gelir.) 36 ay öncesi çocuklar için de çok önemli kritik bir süreç vardır. Bu alanı da mutlaka sistemli bir eğitimle değerlendirmek gerekir ama Türkiye henüz o noktada değil. O yaş grubuyla ilgili düşüncelerimi başka bir paylaşımda değerlendireceğim.

2.İlkokul 6 yıla çıkarılmalıdır. Böylelikle anaokulu ve ilkokul 9 yıllık bütünsel bir programa sahip olacaktır. 3-7 yaş arası: 1,2,3,4. sınıf olarak erken çocukluk eğitimine tabi olmalı, 5,6,7,8,9. sınıflar temel eğitim almalıdır.

3.Ortaokul 4, lise 2 yıl olmalıdır. Meslek Liseleri isteğe bağlı olarak 3 yıla çıkarılabilir… Meslek sahibi olarak iş hayatına atılmak isteyen öğrencilere bu şans verilebilir, ikinci sınıfta üniversite sınavına girip kazanırlarsa üst öğrenime geçebilir, arzu ederlerse 1 yıl daha mesleki eğitime devam edebilirler.

Bu önerilerimi daha detaylı gerekçelerle ayrıntılandırabilirim uygun zamanda ve talep edilirse…

Bugün ortaokul başlar başlamaz hemen LGS için hazırlıklar başlıyor ve yıllar ilerledikçe dozu artarak devam ediyor. Üstelik, ergenliklerinin doruğa çıktığı zamanda duygularını mı yönetsinler, LGS’yi mi? Anne-babalar, öğretmenler bu zorlu sürecin en yakın tanıkları… Sonra liseye başlayınca yeni bir maraton YKS… Ergenlikle gençlik arasında kalmış öğrencilerimiz, bu maraton için uğraşırken hayatın birçok alanını atlamak zorunda kalıyorlar… Bir de liseler 4 yıl olunca 18 yaşında lisede öğreniminde oluyorlar… Bazı liselerde hazırlık sınıfı olunca da 19 yaşında liseden mezun oluyorlar. Bu kadar yılı lise öğrenimi heba etmek doğru gelmiyor bana…

Dünyadaki 186 ülkeden sadece 26’sında lise öğrenim süresi 4 yıldır. Diğerler ülkelerde 2-3 yıl arasında değişmektedir.

Sözün özü şu: Hiçbir siyasi mühendislik düşünmeden rasyonel çözüm üretilmeli ve liselerin süresi mutlaka azaltılmalıdır. Bütün bu önerilerim, asıl kök sorunlar çözülmeden sınava talebi elbette azaltmayacak… Ancak temel eğitimin ve sınavların daha sağlıklı ve doğru zamanda yapılamasını sağlayacaktır.