26.04.2020, 23:05

LÖSEV…

Türkiye’de “lösemi hastası çocuklara sağlık hizmeti” sunan ve çalışmaları için de hiçbir karşılık beklentisi olmayan bir gönüllüler ordusu var.

Türkiye’de “lösemi hastası çocuklara sağlık hizmeti” sunan ve çalışmaları için de hiçbir karşılık beklentisi olmayan bir gönüllüler ordusu var.
İsmi de; Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı. LÖSEV…

LÖSEV; 1998 yılında, Onkolog Dr. Üstün Ezer tarafından Ankara'da kuruldu. Vakfın amacı lösemili çocuklara yardım etmek ve ihtiyaçlarını karşılamak…
LÖSEV; kurulduktan sonra en büyük başarısı; 2015 yılında “insanlık ölmesin, insanlar da ölmesin” sloganı ile yola çıkarak Avrupa’nın ilk, Türkiye'nin en donanımlı Lösemili Çocuklar Kenti ve LÖSANTE Hastanesi’ni açmak oldu…
Lösemi hastalar
ının ortak özelliği; kişiye özel en iyi tedavi yöntemi kullanılmasıdır. LÖSANTE’deki hastalara bu olanaklar yaratıldığı gibi hijyen ortamları da, çok iyi beslenmeleri de sağlanıyor…
Yaklaşık 4 milyon kişinin bağışları ile hayata geçirilen o hastane ve yan binaları; Ankara Gölbaşı Lösemili Çocuklar Köyü olarak anılıyor. Burada; kemoterapi tedavisi yapılıyor. Anne refakatçiler ağırlanıyor ve bu hizmetlerden hiçbir ücret alınmıyor. Çünkü hasta ailelerinin çok büyük bölümünün geliri asgari ücret, yüzde 10 civarında olan ailenin hiçbir geliri yok. Bu sebeple, Lösemili Çocuklar Köyü'ndeki tüm hizmetler ücretiz sunuluyor…
Verilen emekler, yap
ılan o çalışmalar da, elde edilen sonuçlar da adeta ayrı bir başarı öyküsü…
Neden mi?
Bu gün hastanede tedavi görenlerin iyileşme oranı yüzde 92’yi buldu…
Tamamen gönüllü kişilerin katılımı ile kurulan LÖSEV, 2020 yılını "yardımlar yılı" ilan etmişti. En önemli projelerden bir olan "İyilik Zinciri"nin halkasını bu yılın ocak ayının son haftasında kurdu. İlk etkinlik İstanbul'da yapıldı. Birçok firmanın da destek vererek ürün gönderdiği çarşıda, LÖSEV üyesi ihtiyaç sahibi aileler kendilerine verilen LÖSEV paralarıyla alışveriş yaptı. Bir taraftan alışveriş keyfi, diğer taraftan çocuklar, oyun alanının yanı sıra palyaçoların gösterileriyle keyifli 2 gün geçirdi. İyilik çarşıları da İstanbul’un dışında 9 ilde daha tekrarlanacak…
LÖSEV’in başarı öyküsünü sosyal medya hesabımda yapılan bir paylaşım üzerine tekrar hatırlatmak istedim. El yazısı ile yazılmış notta; yardım beklentileri ve LÖSEV’in hizmetleri açıkça anlatılmıştı…
6 Nisan’daki yaz
ımda “Coronavirüs”ün içimizde unuttuğumuz bazı duyguların tekrar canlandırdığını; gençlerin evinden çıkamayan yaşlılara nasıl yardıma koştuğunu, işinden aşından olan ailelerin ekonomik sorunlarına, kırmadan incitmeden nasıl çözüm bulmaya çalıştıklarını, hatta birbiriyle “soğuk savaş” halinde olan ülkelerin bile “barış ve yardım yolları” aradığını ifade etmiştim… 
Şimdi sıra hepimizde; LÖSEV’in bu gönül elçilerinin çalışmalarını boşa çıkarmamak için, “herkes elini taşın altına koymalı…”
Büyük al
ışveriş merkezlerinde, bazı sağlık kurumlarında bulunan “şeffaf bağış kutuları”nı elimizden geldiği kadar boş bırakmamaya özen göstermeliyiz…
Unutmayalım ki; hastalıklar sadece bazı kişiler için değildir. Hepimizin başına gelebilir…
Bu yazımı da yeryüzünün ve ülkemizin yaşadığı sağlık sorunlarını; dünya edebiyatının en büyük yazarlarından olan Wolfgang Von Goethe’nin, “Faydasız bir hayat erken ölüm demektir” sözleri ile bitiriyorum…
Haftaya buluşmak dileği ile

Yorumlar