Kanbur yaptığı açıklamada, "İnsanın iki vatanı olur, biri doğduğu biri de doyduğu. Bugün Çin'de doyuyorsam ben de Çinliyim" ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki Uygur derneklerinin geçtiğimiz ay Mado’nun Çukurambar şubesinde yapacakları basın açıklamasını “Çin’deki yatırımlarımız zarar görür” gerekçesiyle iptal eden Mado’nun sahibi Mehmet Kanbur Çin radyosuna konuştu. Kanbur, işin ekonomik tarafına vurgu yaparak yaptığı açıklamada, “İnsanın iki vatanı olur. Biri doğduğu bir de doyduğu yer. Ben bugün Çin’de doyuyorsam ben de Çinliyim.” ifadelerini kulandı.

Çin devlet medyası CRI’nın Türkçe servisine konuşan Mado’nun sahibi Mehmet Kanbur, ticari yatırımlarını ve Çin’in siyasi hedeflerini değerlendiren açıklamalarda bulundu.

"ÇİN'DE DAHA BİLİNİR HALE GELİYOR"

Dördüncü kez düzenlenen Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na her sene katıldıklarını belirten Kanbur, “Her fuara gidişte Mado Çin’de daha bilinir hale geliyor. Yiwu ve Şanghay’da açtığımız dükkânların ardından olumlu tepkiler almaya başladık” diye konuştu.

Çin’le ilgili ümidinin çok yüksek olduğunu ve Çin’de bir cep üretim tesisi kurmayı planladıklarını anlatan Kanbur, “Her Çinliye bir liralık dondurma satsam yeter” dedi.

“ÇİN'İN MİLLİYETÇİLİĞİNİ TEBRİK EDİYORUM"

Serbestiyet'in aktardığına göre Kanbur, Çin’in küresel rekabetteki yeri ve siyasi durumuyla ilgili şu yorumları yaptı:

“Çin’i tebrik ediyorum. Hem milliyetçi bir toplum hem de sessiz bir şekilde yol almaya çalışıyor. Kim ne derse desin dinlemiyor. Benim hedefim gitmek diyor. İstikametim önde yürümek diyor. Sakin ve kendini her resimde her sokakta görmek istiyor. Ben de aynı düşüncedeyim. Gittiğim yerde kendi bayrağımı, resmimi ve dondurmamı görmek istiyorum. Bu bir vizyon işidir. Çin gelecekte dünyanın bir numarası olma yolunda. Bugün Çin’in dünyada girmediği bir nokta var mı? Arabistan’dan Amerika’ya her yerde Çin aktif şekilde hareket ediyor. Teknoloji ve birçok konuda Çin önde ilerliyor.”

Çin’de 5 yıl içinde 1000 Mado şubesi hedefleri olduğunu söyleyen Kanbur, Çin’in Yiwu şehrinde açılan Mado mağazasında yaşanan bir anısını şöyle anlattı: