Mahallen kaderin olmasın

Konak, Lale Mahallesi Muhtarı Sumru Benligül, 25 yaşındayken mahallelilerin ısrarıyla aday olduğu muhtarlık görevinde üçüncü dönemini geride bıraktı.

Röportaj 23.09.2021 - 01:00 23.09.2021 - 08:18

Güven GÜNEŞ/YENİGÜN - Konak ilçesine bağlı Lale Mahallesi Muhtarı Sumru Benligül, 25 yaşındayken mahallelilerin ısrarıyla aday olduğu muhtarlık görevinde üçüncü dönemini geride bıraktı. Mahallelinin sorunlarını çözmek için canla başla çalışan Muhtar Benligül, eğitimden, ulaşıma, arabulucukluktan, iş bulmaya kadar birçok konuda mahalleliye hizmet vermeye devam ediyor. Muhtar Benligül, “Mahallemiz, İzmir’in olanakları göz önüne alındığında bunlardan yararlandığını söyleyemeyiz. Genç nüfusumuz fazla olmasına rağmen burada gençlerimiz için bir sosyal faaliyet alanları maalesefki bulunmuyordu. Bir parkımız bile yoktu. Aynı zamanda yetişkin insanların yürüyüş yapabileceği rahatça zaman geçirebileceği yerlerden de bahsetmek mümkün değildi. Merkezi bir konumda yer alıp her yere yakın olmamıza rağmen aslında bir o kadar da uzağız! Bunun değişmesi gerektiğini düşündüm ve Lale Mahallesinin hak ettiği hizmeti görmesi için muhtar olmaya karar verdim” dedi.

muhtar-5

Benligül, “Muhtarlıkla ilgili klasik algı ikametgâh ve mahkeme kâğıtlarının alındığı yer olarak akıllarda yer edinmiş. Muhtarlık anlayışını değiştirdiğimi düşünüyorum. Benim mahallemde otursun ya da oturmasın bu kapıdan hangi vatandaş girerse girsin biz burada insanlara hizmet için varız. Vatandaşımız muhtarlığa kapıdan girdiğinde ilk sorduğum soru ‘size nasıl yardımcı olabilirim’ oluyor. İnsana dair ne varsa biz bu problemlerin hepsiyle ilgileniyoruz. Örnek vermem gerekirse geçenlerde evde eşiyle tartışıp yanıma gelen bir vatandaşımız sorunuyla ilgili gelip benden yardım istedi. Ya da mahallemizdeki ilkokula giden çocuklar okul sonrası yanıma gelip ders çalıştırmam konusunda istekleri oluyor. Diğer yandan iş bulamayan ve benden iş bulmam konusunda yardım isteyen, kadınlarımızın çocuklarının bakımı ve yiyeceği konusundaki taleplerinden tutun da aklınıza ne geliyorsa ilk geldikleri yer muhtarlık oluyor. Bu mahallelinin muhtar algısına bakış açısının en güzel özetidir. Saydıklarımın çoğu aslında farklı kurumlardan farklı birimlerinin alanlarına giriyor. Fakat ulaşılabilirlik ve sorunlarının çözümüne karşı inançların ilk ve önemli adımını muhtarlık binası oluşturuyor. Tabi ben elimden geleni fazlasıyla yapıp yardımcı oluyorum. Yapamadığım kısımlarda ise gerekli kurumlara yönlendirip sorunu çözmeye çalışıyoruz. Yönlendirdikten sonra da gerekli takibi sonuna kadar sürdürüyoruz” dedi.

Tunç Soyer ile gelen değişim

Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra muhtarlık yaptığını hissettiğini söyleyen Muhtar Benligül, “3 dönemdir burada muhtarlık yapıyorum fakat ilk defa bu dönem bir belediye başkanı mahallemizi ziyarete etti. Bir kere de değil farklı zamanlarda 3 kere mahallemize geldi. Mahallemizin en büyük sorunlarından biri olan İZBAN’a ulaşım ve bu sistemi kullanamamaktı. Kemer ve Şirinyer durakları arasında 4 kilometrelik bir mesafe var. Fakat bu arada kalan Gürçeşme için bir istasyonumuz yok. Böylesine konforlu ve hızlı bir ulaşım aracı olan raylı sistemden adeta mahrum bırakılmış durumdaydık. Yıllarca bunun mücadelesini verdik. Kemer ve Hilal duraklarının arasında 500 metrede iki durak var iken Şirinyer- Kemer durakları arasında 4 kilometreden fazla bir mesafe olmasına rağmen neden burada bir durak yok? Sağ olsun Tunç Bey sesimizi duydu ve bu konuyla alakalı gerekli çalışmaları başlattı. Yakın zamanda ihaleye çıkacak ve buraya da bir durak eklenecek. Artık İZBAN geçerken el sallamak yerine bizzat içinde yolculuk yaparak evlerimize ulaşacağız. Muhtarlar olarak ne kadar çaba harcarsanız harcayın, belediye başkanınız çok önemli bir unsur. Yıllar sonra hizmet görmek inanılmaz bir duygu” diye konuştu.

Asayiş sorunları

giderek büyüyor”

Hükümetin çıkardığı af ile beraber şu anda boşalan cezaevleri mahallemizdeki asayiş sorunlarını artırmış durumda. Cezaevinden çıkan mahkûm mahalleye daha da cesaretlenmiş ve özgüvenli bir şekilde dönüyor. Kafasında bana bir şey olmaz, tekrar cezaevine girsem de iki gün sonra çıkarım düşüncesi yer edinmiş. Tabi bu da yaptıkları eylemlerin sonunu çok da düşünmemelerine neden oluyor. Hukuk sistemine hepimizden daha hakim oldukları için hangi hareketin nasıl sonuçlar ve cezalar gerektiğini bildikleri için insanların üstlerine gidip baskı kurabiliyorlar. Normalde cezaevleri bir ıslah ve eğitim alanı olması gerekir. Bu insanların cezalarını çektikten sonra topluma kazandırılması beklenir. Fakat bunun tam aksi şekilde işleyiş var. Bilerek cezaevine giriyorlar ve burayı da okul olarak görüyorlar. Oradaki raconu görüp sokakta daha tecrübeli ve kendi aralarındaki statüyü yükseltip saygınlık görme olarak görüyorlar. Ayrıca mahallemizde bir karakol vardı. Yıkıldı ve başka yere yenisi yapıldı. Ama yeni yapılan yer çok uzak gitmek mümkün değil. Tabi bu iki olayda üst üste gelmesi sonucu asayiş sorunlarımız her geçen gün büyütmektedir. Bunun önüne geçilip daha da büyümeden önlem alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

muhtar-(8)

Gençler uyuşturucu

tuzağına çekiliyor”

Muhtar Benligül, mahallelerindeki uyuşturucu sorununa da dikkat çekti. Benligül, “Mahallemizdeki gençler bilerek ve sistematik olarak uyuşturucuya alıştırılıyor. Gidecek sosyal bir alanı olmayan gençleri belirleyip kendi ortamlarına sokup önce ikram diye uyuşturucu veriliyor. Alıştırılıp bağımlı yapıldıktan sonra da borçlandırılıyor. Borcunu ödeyemeyen bu gençleri ise torbacı diye tabir edilen sokak satıcıları olarak köşe başlarında uyuşturucu sattırılıyor. Bir kere bağımlı yapıldıktan sonra her türlü suça meyilli hale geliyorlar. Tertemiz, pırıl pırıl gençlerimiz gözlerimizin önünde yok olduğuna şahit oluyoruz. Eskiden kamu spotu yayınlanır ve bu konuya dikkat çekilirdi. Artık bununda olmadığını görüyoruz. Belki de bugüne kadar en tehlikeli uyuşturucu olan kristal denilen bir madde her köşede görebilirsiniz. Bunu içen insan 3 gün uyumuyor. 24 saat geçtikten sonra ise uykusuzluğunda getirdiği etkiden dolayı halüsinasyon görmeye başlıyor. Gerçek ile hayalin arasındaki farkı idrak edemeyecek duruma geliyor. Yakından tanıdığım mahallemizin çocuğu olan bir genç tarafından da bu nedenle bıçaklandığım oldu. Uyuşturucu etkisi geçtikten sonra yanıma geldi. Ve şikâyetçi olmamam için yalvardı. O anı hatırlamadığına dair yeminler etti. Bende inandığım için şikâyetçi olmadım. Olay anında gözlerine baktığımda o anı hiç unutmuyorum. Tanıdığım kişi o değildi. Daha sonra birçok genç yanıma geldi. Madde bağımlığından kurtulmak istediğini söyledi. Ben bu gençler ile beraber gerekli yerlere gittiğimde ya ilaç verip gönderdiler ya da şu anda yatak sayımız yeterli deyip geri çevirdiler. Bu çocuklar yine aynı mahalleye, ortamına geri dönüyorlar. Burada nasıl sağlıklı bir tedavi görüp bu bağımlılıktan kurtulmaları beklenebilir? Şu anda bu uyuşturucu kullanımı 12-13 yaşına kadar düşmüş durumda. Bugün her yerde onlarca yüzlerce estetik merkezi varken madde bağımlılığı için İzmir’de yalnızca iki yer olması ayrı bir soru işareti” ifadelerini kullandı.

muhtar-(7)

Mahalleli için kapı

kapı dolaşıp iş aradım”

Muhtar Benligül, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda mahallemizin büyük bir çoğunluğu işsiz veya gündelik iş dediğimiz günübirlik çalışmaktadır. Çocuğunun günlük ihtiyacı olan yiyecekleri temin etmekte bile zorlanan ailelerimiz var. Benimde aklıma Işıkkent tarafındaki fabrikalar geldi. Oraya gidip bütün fabrikaları tek tek dolaşıp işsiz vatandaşlarımız için iş aradım, sordum. Bugüne dek 3 bin insanımızı işe soktum. Fakat hepsi kalıcı olamadı bunun sebebi ise işverenlerin art niyetleri. Önce işe alıp 6 ay devlet destekli çalıştırdıktan sonra insanların işlerine son veriyorlar. Bu da kalıcı bir istihdamın önüne geçiyor. Bu tip art niyetli ve işçi destek paketini kendi çıkarlarına göre kullanan yerlere devletin bir önlem alıp cezai yaptırımda bulunması gerektiğini düşünüyorum.”

Yorumlar (1)