Binlerce çocuğun mezarı Gazze…

“İnsanlar uykularındaki kadar masum, çocuklar kadar yalın, yaşlılar kadar dingin yaşasalar zamanı; acı, dünya haritasından silinir, herkes her sevinci aynı incelik ve içtenlikle hak ederek yaşardı.” diyor ‘İnsanın Acısını İnsan Alır’ ile Şükrü Erbaş…

İnsanın acısını insan alıyor da aynı zamanda kahrediyor, mahvediyor, hayalleri yok ediyor.

O nedenle;

Gazze’de yaşayanlar için cehennem günleridir diyebiliriz.

Çocuklar için ise mezar.

***

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) öldürülen çocuk sayısının dehşet verici olduğunu açıklamasının ardından ne değişti? Hiç…

Nasıl da 2023 yılında bunlar telaffuz edilebiliyor?

Ağızlara çocuk ölümleri dehşet verici boyutta demek yakışıyor mu?

Savaşın çocuklar üzerine etkisini konuşuyor olmak bile can sıkıcı.

Hayatını kaybedenlerin yaklaşık üçte ikisini çocukların ve kadınların oluşturduğunu açıklamak bile can yakıcı…

Çatışmaların başlangıcından itibaren her gün ortalama 100 çocuğun ölmesi ne demek?

Aklınız alıyor mu?

***

İnsanlar, çocuklar rakamlardan ibaret değildir.

O nedenle bir sayı vermek istemiyorum.

Tek bildiğim onlarca, yüzlerce ve binlerce çocuğun öldüğü ve ne yazık ki bu sayı her geçen gün artıyor.

***

Bir bardak temiz su bulamamak, su krizi yaşamak ayrı dert. Bombalar ve havan topları ayrı dert. Travmalar ayrı dert. Bu savaş bittiğinde yıkık dökük travma dolu çocuklar ile dolu olacak o bölge. Ruh sağlığı ve psikososyal durumu bozulan onca çocuk kabustan uyandığında daha da büyük problemleri olacak.

Kalbiniz kırılmıyor mu?

Bir bardak temiz su için ölen yavruya kalbiniz kırılmıyor mu?

Tuzlu su içen yavruları duyduğunuzda kalbiniz kırılmıyor mu?

Stres ve korku hüküm sürecek kalan yavrularda. Zihinsel destek almak zorunda kalacaklar.

Kâbus yaşayan çocuklar adına soruyorum. Kalbiniz kırılmıyor mu bu savaş dolu dünya yüzünden?

***

Masum çocukları etkileyen bu savaş yüzünden nasıl bir dünya yaratıldı diye üzülmüyor musunuz?

Üzülmezseniz bilin ki o zaman daha büyük dehşetlere doğru sürükleniriz.

O zaman vicdan bitti demektir.

O zaman insanlık öldü demektir.

Ve işte o zaman asıl korku duymamız şart…

***

Emre Halit Ertuğrul’un dediği gibi;

“Gönder Allah’ım o inayetini, artık çaresiz kaldım. Bize şeytanı gönderme. İyi kullarını sevk et buraya. Şu günahsız, şu masum çocuklar için…”


Dip notlar;

Bir Bahçe Vardı…

Bu şarkı çelik ve zift arasında beton ve asfalt arasında doğan ve büyüyen

Ve belki de yeryüzünün bir bahçe olduğunu asla bilmeyecek çocuklar içindir.

Bir zamanlar adına yeryüzüne denilen bir bahçe vardı.

Gün ışığında ışıl ışıl parlardı yasak bir meyve gibi.

Hayır, o ne bir cennet ne de cehennemdi.

Ne daha önce görülmüş ne de duyulmuş bir şeydi.

Bir zamanlar bir bahçe vardı, bir ev ve ağaçlar.

Otlardan bir yatak, içinde sevişmek için.

Ve küçük bir dere, dalgasız pürüzsüz akan Bahçeyi serinlemeye gelip akar giderdi.

Bir zamanlar bir bahçe vardı vadi kadar büyük.

İnsanın her mevsim beslenebileceği bir bahçeydi.

Yanan toprakta ya da donan çimenlerde

Ve çiçekler keşfedebileceği adi sanı olmayan.

Bir zamanlar adına dünya denen bir avuç bahçe vardı.

Binlerce çocuk alacak kadar büyüktü.

Bir zamanlar dedelerimizin yaşadığı.

Onlara da dedelerinden ve büyükannelerinden kalan.

Nerede o belki de içinde doğduğumuz bahçe?

Nerede o masum ve çıplak yasayabileceğimiz yer?

Nerede o ev kapıları herkes için açık.

Aradıkça bulamadığım bulamadıkça aradığım.

Bir Bahçe Vardı…

Georges Moustaki… (Yeryüzüne Övgü…Byung-Chul Han )


Kitaplardan alıntılar…


Beden Asla Yalan Söylemez

Alice Miller

“Nefretin aşırı uçtaki bir şeklinin nasıl evrilebileceğini ortaya koyar. Bu duygu o kadar güçlüdür ki, aslında masum olan çocuklar, yetişkin hale gelince bir delinin çılgınca hayallerini gerçeğe dönüştürebilirler. Çocuklar, soykırım gibi korkunç bir şeyi bir yere koyabilir, beğenebilir, destekleyebilir, savunabilir ve sonunda unutabilir. Ne var ki, normal çocukların canavarlara dönüşmesine katkıda bulunan çocukluk örüntülerini, istismarı ve aşağılanmayı sorgulamak, hâlâ toplumun ihmal ettiği bir meseledir.”


Var mısın?

Doğan Cüceloğlu

“Mesela savaşlarda, hastalıklarda, zor zamanlarda en çok zarar gören en çok acı çekenlerin masum çocuklar olmasının hikmetini anlayabilmiş değilim. Yani birçok yönlerden evirip çevirdim, düşündüm, kendime göre fikirler oluşturdum ama bir türlü tatmin edici bir yanıta ulaşamadım. Kafamda adil ve bireysel sorumluluğun olduğu, kul hakkının kutsal olduğu bir evren inşa ederken çözemediğim bir durum bu. Tabi düşünmeye devam ediyorum; "Belki", diyorum, "o masum çocuğu seven anne babaların ve toplumun neler öğrenmesi gerektiğiyle ilgili alınması gereken dersler vardır."


Eğitim; Bir Kitle İmha Silahı

John Taylor Gatto

“O küçük, masum, kırmızı okul binalarının dışındaki karanlık ortamlarda Doktor Frankenstein’in yaptıklarını aratmayacak, bir ucu kimyasallarla ilgili çalışmalar demleniyor; fokurtulu cadı kazanları kaynatılıyordu. Öğretimin her aşamasında, kamuoyunu bilgilendirmeye gerek duyulmaksızın, çocuklar üzerinde deneyler yapılmasına izin ve yetki verilmişti. Bunu Tuskegee Frengi Deneyinin devasa boyutta olanı gibi düşünün. Test uygulamaları, deneyin asli bir unsuruydu, her çocuğun "zihinsel alım ve etkilenim" derecesi resmi ölçülerle belirlemek için bu gerekliydi.”


Vadideki Zambak

Honore De Balzac

“Gözlerinden yaşlar döke döke sönmüş dehalar, değeri bilinmemiş kalpler, unutulmuş azize Clarise Harlowe’lar, inkâr edilmiş çocuklar, masum sürgünler ve sizler, hayata çöl yollarından erişenler, sizler, gittikleri her yerde soğuk yüzlerle, katı kalplerle, tıkalı kulaklarla karşılaşanlar, asla yakınmayın! Çünkü bir kalbin sizin için açıldığı, bir kulağın sizi dinlediği, bir bakışın size cevap verdiği andaki sonsuz sevinci yalnız siz hissedebilirsiniz. Tek bir gün bütün kötü günleri silebilir.”

Mutlu kalın…


Fıkra;

Küçük çocuk yolun ortasında hüngür hüngür ağlıyordu...

Yaşlı bir hanım acıyarak sordu;
- Ne için ağlıyorsun evladım?
- Beş liramı yitirdim...
- Peki al sana beş lira.
Yaşlı Hanım bir iki adım yürüdü. Küçük çocuk yine ağlamaya başladı.

Hanım döndü:
- Peki şimdi neden ağlıyorsun?
- Nasıl ağlamam? O beş liramı yitirmeseydim şimdi on liram olacaktı...


Günün sözü;

"Dünyanın en masum kulları çocuklar ve delilerdir. Allah'ın iki sevgilisi."

Masumlar Mezatı / Arda Karani

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nur Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler