Herkes İçin Adalet, Adalet İçin Demokrasi

Hak, hukuk, adalet…

Ekmek gibi, su gibi, hava gibi yaşamımızın temel ihtiyacı değil mi?..

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri çağrısı ile 21 Kasım Salı ve 23 Kasım Perşembe günü İzmir Adliyesi'nin önünde gerçekleştirilen basın açıklaması ve Adalet Nöbetleri ile demokrasi ve adalet çağrısı yapıldı.

İzmir'de 25 Kasım Cumartesi günü saat 15.30'da Konak Eski Sümerbank önünde buluşarak Cumhuriyet Meydanı'na doğru bir Demokrasi Yürüyüşü gerçekleştirilecek. Yürüyüş sonrası Cumhuriyet Meydanı'nda yapılacak basın açıklaması ile “Herkes İçin Adalet, Adalet İçin Demokrasi” çağrısı büyüyecek.

Herkes İçin Adalet; Adalet İçin Demokrasi yürüyüşü çağrısı;

Halkın iradesi ile seçilen, Meclis'te olması gerekirken hala tutuklu olan milletin vekili, milletin iradesi için...

Kentlerimizin yağmalanmasına karşı, kentleri savunanlar için, kentleri savundukları için özgürlüklerinden olan, cezaevlerinde hukuksuzca tutulanlar için...

Köyü, toprağı, tarlası elinden alınan, ürünü tarlada bırakılan, çiftçiler için...

Vergi yükü altında ezilen, asgari ücretle ayakta kalmaya çalışan ücretli çalışanlar için...

Fabrikalarda, şantiyelerde emeği, ücreti, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için haklarını savunan işçiler için...

Kamuda çalışan, ücretleri, çalışma koşulları, iş güvencesi günden güne eriyen memurlar için...

Diplomaları, emek ve sorumluluklarının karşılığında aldıkları ücret ve çalışma koşulları her geçen gün yok sayılan mühendis, mimar, şehir plancıları için...

Sağlık reformu adı altında giderlerse gitsin denilen, ticarileşen sağlık sektörünün köleleri haline getirilen doktorlar, sağlık emekçileri için...

Eğitimin ticarileştirildiği, eğitim sisteminin değersizleştirildiği düzende hakları günden düne yok edilen eğitim emekçileri için...

İmkansızlıklar nedeni ile üniversiteye gidemeyen, gitse de nitelikli eğitim alamayan, barınamayan, yurtlarda yaşamını kaybeden, yaşamına son veren gelecekleri umutları ellerinden alınan öğrenciler için...

Atanamayan, usulsüz sınavlar ve mülakatlar nedeni ile kamuya giremeyen, işi emeği çalınanlar için...

Okullarda bir öğün ücretsiz yemek veremeyenlerin, okula gidemeyen çocuklara, yemeğe bütçe ayırmak yerine, okullarda ÇEDES adı altında imam atayarak gericiliğe mahkum ettikleri çocuklarımız için...

Asgari ücretin sadaka olduğu, bir ailede 4 asgari ücretli bir araya gelirse yoksulluk sınırını karşıladığı soframızda, cebimizden alınan emeğimiz, soframızdan çalınan ekmeğimiz için...

Asgari ücretin altında kalan emekli maaşları ile yaşama tutunmaya çalışan emekliler için...

Sesini duyurmak isteyenlerin, gazetecilerin, mücadele edenlerin susturulmaya çalışıldığı düzende, haber alma özgürlüğümüz için, kalemi nedeni ile cezaevine atılan gazeteciler için...

Kadın cinayetleri, şiddeti engellemeyenlere karşı, yaşamını kaybeden, şiddetle yaşamak zorunda kalan, güvenliği, yaşam hakkı elinden alınan kadınlar için...

İş cinayetlerinde yaşamını kaybedenler için...

Terör saldırıları, bombalarla yaşamını kaybeden insanlarımız için...

Her afette, depremde kaybettiğimiz, yüzlerce canımız, yaşamımız için...

Kent yağması ile, ekonomi yağması ile, yaşam yağması ile bizden çalınanlar için...

Milyonlarca liralık vergi borçları affedilen, teşviklerle zenginleştirilenlere karşı, vergi yükü ile ezilen, dürüst ticaret yapanlar, ücretli çalışanlar için...

Toplumda yaşam hakkı elinden alınan, ötekileştirilen, sesini çıkaramayanlar, güçsüzler için...

Hukuksuzluklara karşı olanlar, hukuğu, adaleti demokrasiyi savunanlar için...

Liste yazdıklarımız yazamadıklarımız ile uzayıp gidiyor,

Adalet ve demokrasi olmadan yaşam hakkı da olmuyor.

Bugün yaşamın her alanında hukuksuzluğun, adaletsizliğin, liyakatsızlığın, rant hırsının bedelini evimizde soframızda çok ağır yaşamıyor muyuz?

Hukuksuzluk, adaletsizlik ve yanlış yönetimin sonucu oluşan ekonomi ve yaşam terörünü biz yaratmadık ama bedelini biz ödemiyor muyuz?

Hak, hukuk, adalet

Bu çağrıya kulak verin.

Adalet ve demokrasi olmadan

Yaşanılabilir kentlerde sağlıklı yaşamları konuşamayız.

Sağlık hakkını, eğitim hakkını, barınma hakkını, sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını, kent sorunlarını, yaşam sorunlarını, emeğimizi, geleceğimizi konuşamayız.

Tarımı, sanayiyi, madenciliği, enerjiyi,sektörel uygulamaları ticareti, ekonomiyi konuşamayız.

Bilimi, mühendisliği, liyakati, kamusal denetimi, halktan ve yaşamdan yana çözümleri konuşamayız.

Her canlı için eşit, adil, yaşanılabilir bir yaşam ve mücadelenin temelinde hak hukuk ve adalet var.

Haksızlık ve hukuksuzluğa karşı susarsak, çözümleri yaratamayız.

Ya susacak, sıranın bize gelmesini bekleyerek yok olacağız ya da birlikte olarak haksızlığa, hukuksuzluğa karşı koyacak, sesimizi gücümüzü büyütecek, hakettiğimiz geleceği, dayanışma ile birlikte güçlenerek yaratacak bir yol açacağız.

Sadece kendimizi değil, çocuklarımızı, geleceğimizi, sadece insanları değil topraktaki karıncanın, havadaki kuşun, akan suyun hakkını savunmak zorundayız.

Biz cumartesi günü Herkes İçin Adalet, Adalet İçin Demokrasi yürüyüşünde her zaman olduğumuz gibi birlikte, dayanışma içerisinde olacağız.

Artık bıçak kemikte, artık karar zamanı.

Neredesiniz, neyi seçeceksiniz?

Omuz omuza mücadeleyi büyütmek dileği ile….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar E. Helil İnay Kınay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml