Ölüm olgusuna mizah sosyolojisi ile bakmak

Bir perşembe gününde bu köşede yeniden beraberiz sevgili okur. Bugün sizinle ölüm olgusuna mizah sosyolojisi açısından yaklaşacağız. Aynı zamanda İsmail Abalı'nın Ölümü Evcilleştirmek: Türk Halk Kültüründe Ölüm Temelli Mizah kitabına değinmek istiyorum.

Ölüm, hayatımızın kaçınılmaz bir parçası olarak, zaman ve kültürler boyunca farklı biçimlerde ele alınmıştır. İnsanlık tarihi boyunca, ölümü anlamlandırma çabaları, halk kültürlerinden modern topluma, mizahın eşliğinde kendine yer bulmuştur. Bu çerçevede Abalı'nın eseri, ölümü ve mizahı nasıl iç içe geçirdiğini gözler önüne sermektedir. Abalı, yaşamı bir hayvana benzetirken, ölümü de kontrol edilemez bir canavar olarak tanımlıyor. Bu metafor, Türk halk kültüründe ölümün nasıl bir anlam kazandığını ve nasıl "evcilleştirildiğini" ortaya koyuyor.

Ölüm olgusuna mizah sosyolojisi ile bakmak

Yazılı Eserlerde Ölümün Mizahi İşlenişi

Yazılı eserlerde ölümle ilgili mizahi unsurlar, tarihin derinliklerine doğru bir yolculuk sunuyor. Göktürk Kitabeleri'ndeki “balbal dikmek” tabiri, ölümü bir metafor aracılığıyla ele alırken, Dede Korkut Hikâyeleri ve Kutadgu Bilig gibi eserler, ölümü hem ironik hem düşündürücü bir şekilde işliyor. Evliya Çelebi'nin "Seyahatname"sinde ise ölüm, çeşitli örtmece sözlerle anlatılarak mizahi bir boyut kazanıyor.

Mezar taşları da ölüm temelli mizahın zengin örneklerini sunuyor. Bu taşlar, kişisel hikayeleri ve toplumsal yaklaşımları mizahi bir dille aktarırken, ölümün hafifletilmesine katkıda bulunuyor. Örnekler arasında "Ruhuma Fatiha okumayın" gibi ifadeler, mizahın derinlemesine etkisini vurguluyor.

Sözlü Geleneğin Ölüm Mizahı

Sözlü ürünlerde ise ölüm mizahı, âşıkların dörtlükleri ve tasavvufi halk edebiyatındaki şiirler aracılığıyla anlatılıyor. Anonim halk edebiyatında yer alan deyim, atasözü, ağıt ve türküler, ölümün daha kabul edilebilir bir hale getirilmesinde önemli rol oynuyor. "Nalları dikmek" veya "Deli deliyi, imam ölüyü sever" gibi ifadeler, ölümün halk arasında nasıl bir anlam kazandığını gösteriyor.

Türk tiyatrosu, özellikle Karagöz ve Hacivat gibi geleneksel oyunlarda, ölüm temelli mizahı canlı tutuyor. Bu eserlerde, söz komiği ve hareketler, ölümle ilgili kavramları yanlış anlama üzerine kurulu mizahi diyaloglarla zenginleşiyor.

Modern Kültürde Ölüm Temelli Mizah

Modern kültürde ölüm mizahı, elektronik ortamlarda kendine yeni bir alan buluyor. Kemal Sunal'ın Yeşilçam filmleri, TRT 1'de yayınlanan "Leyla ile Mecnun" dizisi ve Cem Yılmaz'ın stand-up gösterileri, geleneksel kültürden izler taşıyan modern ölüm mizahının öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor.

Sosyal medya ve dijital platformlarda ise ölümle ilgili mizahi unsurlar, ölen kişinin mesleği veya yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklar üzerinden esprili bir dille ifade ediliyor. Mezar taşlarındaki yazılar, "Allah taksitlerini affetsin" veya "Müsait bir yerde dünyadan indi" gibi ifadelerle ölümle ilgili halk mizahının modern bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.

Ölüm ve mizahın iç içe geçtiği bu yolculuk, geleneksel ve modern kültür ortamlarında nasıl farklılaştığını ve zaman içinde nasıl evrildiğini gösteriyor. Bu süreç, hem ölümün anlamını sorgulama hem ona karşı geliştirilen tutumları anlamlandırma açısından önemli bir yer tutuyor.

Ölüm olgusuna mizah sosyolojisi ile bakmak

Ölümü Evcilleştirmek: Türk Halk Kültüründe Ölüm Temelli Mizah kitap incelemesi

Yazar, eserinde halkın ölüme dair duyduğu korkuları nasıl aşabileceğini ve bu korkuları zihinsel olarak daha kabul edilebilir hâle getirmek için kültürel unsurlarını nasıl kullandığını göstermeye çalışıyor. Abalı; yaşamı evcil ve sevimli bir hayvanla kıyaslayarak ölümü ise vahşi, korkunç ve kontrol edilemez bir canavar olarak tanımlıyor. Aynı zamanda Türk halk kültüründe ölümün nasıl evcilleştirildiğini değerlendiriyor.

Eser, saha araştırmalarından elde edilen bilgileri ve yazılı kaynaklardan alınan verileri birleştirerek inceliyor. Bu nedenle Türk kültüründeki bazı sosyolojik olguları belirleme açısından değerli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. Eğer ölüme farklı bir perspektiften ve bilimsel açıdan bakmak isterseniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Gizem Eskici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler