Erkeklerin %52'si "Kadınlar çalışmasın." diyor-muş!

Bir perşembe akşamında yine bu köşede seninle bir aradayız sevgili okur. Bugünkü gündemimiz hem erkekler hem kadınlar... Dün okuduğum bir habere göre Türkiye'de yaşayan erkeklerin %52'si, kadınların çalışmasını istemiyormuş. Ülkede nasıl her konuda bu kadar benzer oranlar ile ayrışabildiğimiz gerçekten şaşırtıcı. Ancak konumuz bu değil, çünkü bu durum başka bir köşe yazısının konusu olabilecek nitelikte. Önce sizinle haberin detaylarını paylaşmak istiyorum:

Karşıyaka Belediyesi'nin düzenlediği "Cumhuriyet'imizin 100. Yılında Kadın" söyleşisinde  Cemil Tugay ve Sosyolog Yılmaz Esmer'in açıklamaları çarpıcıydı. Geçen 100 yılda kadın hakları konusunda ilerleme kaydedilmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, şunları söyledi: "Sosyolog Prof. Dr. Yılmaz Esmer, geçtiğimiz günlerde KALDER'in kongresinde bir konuşma yaptı ve orada bir veriyi paylaştı. 2002'de Türkiye'de yapılan kamuoyu araştırmasında erkeklere 'Kadınlar çalışmalı mı?' diye soruyorlar. Yüzde 52'si 'Çalışmamalı' diyor. Tam 20 yıl sonra aynı araştırmayı tekrar yapıyorlar ve şaşırtıcı bir şekilde aynı sonuca ulaşıyorlar. Bu durumun rahatsız edici olduğunu biliyorum. Atatürk, insanlar kadın ve erkekten oluşan bir toplumdur diyerek kadınların özgürlüğünü teşvik eden bir yaklaşım benimsemiştir."

Benim burada altını çizmek istediğim nokta şu: 2002-2023 Türkiye'sine bakıldığında çok ciddi olarak sosyolojik kırılımlar söz konusu. Aklıma ilk gelen nokta, araştırmanın örneklemi oldu. 2002 yılındaki araştırmayı bulacağıma çok ümitli değildim ancak 2023 yılındaki araştırmayı da bulamadım. Çünkü biz sosyal bilimciler için veri analizi kısmı oldukça önem taşır. Bu araştırmanın evreni nasıl belirlendi? Örnekleme nasıl ulaşıldı? Kaç katılımcı ile araştırma tamamlandı ve sonuçlar neye göre değerlendirildi? Her şeyden önce bu araştırmalar nitel miydi, yoksa nicel miydi? Karma yöntem de kullanılması pek muhtemel tabii.

Demek istediğim şey aslında şu: Çok basit bir yüzde oranıyla genel-geçer bir yargıyı kamuoyuna paylaşmak ne kadar doğru? KALDER'in kongresinde yapılan konuşmada belki veriler paylaşılmıştır ancak gerçekten de bu araştırmanın sonucu doğru şekilde mi aktarıldı, emin değilim.

Peki ben neden bu konuyu dert edindim? Toplumsal eşitlik konusunda verdiğimiz mücadele, 20 senedir illa ki sonuç gösterdi. Hiçbir zaman değişim %100 bir şekilde gerçekleşmez. Hele hele toplumsal değişme; uzun, parçalı ve kırılımlar ile gerçekleşen bir süreçtir. Dolayısıyla bu iki araştırmanın kıyaslanarak bir sonuca varılması bana bilimsel açıdan doğru gelmedi. 

Zira yüksek lisans tezimde pandemi sürecinde babalık rollerinin değişimini incelediğimde, Covid-19 döneminin kendi içinde özgünlüğünü bir kenarı koyduğumuzda 1 yıl gibi bir sürede babaların daha fazla ev içi rolleri paylaştığını gördük. Aynı durum, ebeveynlik rolleri için de geçerliydi. Hatta yurt dışında yapılan çalışmalarda da araştırmam paralellik gösterdi. Bu sonucun pek tabii İzmir'de gerçekleştirilmiş olmasının da önemi büyük.

Geçtiğimiz 20 yıl özellikle teknolojik devinimler ile pek çok değişikliği beraberinde getirirdi. İkili ilişkilerden tutun da aile içi roller bile kırılımlara mecbur kaldı. Batı'da yaşanan toplumsal değişme ile Doğu'da yaşanan elbette aynı hızda gerçekleşmese de Doğu illerinde de değişimin başladığını gösteren pek çok lisansüstü tez çalışması mevcut.

Hâliyle 20 yıldır bu oranın hiç değişmemiş olması bana gerçekçi gelmediği gibi iki araştırmanın belki de kıyaslanamayacak kadar birbirinden farklı olabileceği de aklıma soru işareti düşürdü. Bu nedenle konunun takibinde olup bu araştırmalara dair gerçek verilere ulaşmaya çalışacağım. Belki de bir sonraki köşe yazımın konusu, bu veriler olur.

Doğru bilgiyi halka doğru şekilde sunmak mühim. Bizim gibi ataerkil dinamizmin hâlâ yoğun bir biçimde devam ettiği toplumlarda "Erkekler hâlâ kadınlar çalışmasın." diyor ve bunun gibi düşünceleri medya ile paylaşabiliyorsanız siz bu düşünceyi ne yazık ki pekiştirenlere çanak tutuyorsunuz. Bilimsel çalışmalara önem vermenin yanı sıra bilimsel verilerin de doğru okunması ve doğru bir şekilde analiz edilmesi gerekiyor bu nedenle.

2023 ekonomisinde 4 kişilik bir aile düşünelim. Sadece erkeğin çalışması ile bir aile geçinebilir mi cidden? Olacak şey değil...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Gizem Eskici - Mesaj Gönder

# İzmir

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler