Doğal afetler politik malzeme yapılmasın

İZMİR’E GEÇMİŞ OLSUN

Doğal afeti politika için kullanmak doğru mudur

İzmir, olağanüstü bir hafta sonu yaşadı. Cumartesi günü tüm kent olumsuz hava koşullarına karşı uyarıldı, Körfez’de denizin kabarabileceği duyuruldu. Aynı gece korkulan oldu, fırtına ve basınç değişimleri sonucu deniz taştı, Kordon, Alsancak’ın bazı yerleri, Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Mavişehir’i su bastı. Kordon ve Kıbrıs Şehitleri’ndeki işyerleri, zemin ve bodrumdaki evler büyük zarar gördü.

Doğal afetler politik malzeme yapılmasın


CAN KAYIPSIZ ATLATILDI

Büyükşehir Belediyesi, insan ve iş makinesi gücüyle yardıma koştu, işletmelere 15 bin-25 bin lira destek öngörüldü. Evleri oturulamaz olanlar otellere yerleştirildi. Kordon’daki işyerlerinden üç ay işgaliye alınmayacağı duyuruldu. İzmir Ticaret Odası 15 milyon lira destek sağladı, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği, zarar görenlere yardım için ilgili kuruluşlarla bağlantıya geçti. İnsan canına zarar gelmemesini, “Büyük şans” olarak nitelediğim afet ve sonrasını özetlemeye çalıştım.

Doğal afetler politik malzeme yapılmasın


FIRSATÇILIK YARAR GETİRMEZ

Ve önemli bir nokta… Afetler asla politika malzemesi olmamalı. Deniz taşkını ve zarar görenler üzerinden Büyükşehir’i vurmaya kalkışanlar oldu. (Oysa bilim insanları deniz taşkınından yerel yönetimlerin sorumlu tutulamayacağını açıkladı.) Afeti politik fırsat olarak görmek, kime yarar sağlayabilir? (O gün sade ‘geçmiş olsun’ mesajıyla duyarlılık gösteren de vardı.)


YARALARI SARMA ZAMANI

Vurgulayarak soruyorum: Doğal afeti politika malzemesi yapmak doğru mudur? Bana göre zaman, yaraları sarma zamanıdır. Politik kaygılar, afet fırsatçılığı bir yana bırakılarak, ev ve işyerleri zarar görenler için el birliği yapılmalıdır. Etkililer, yetkililer, bilim insanları, “Olası benzeri doğa olaylarına karşı nasıl önlem alınabilir” diye kafa yormalıdır. Herkese geçmiş olsun, kolay gelsin!


BİR VEDA AÇIKLAMASI

Başkan Gökhan’dan ‘artık yeter’ kararı


Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, 21 yıldır sürdürdüğü göreve aday olmayacağını açıkladı. Başkan, eşi Hale Gökhan’la düzenlediği, veda toplantısında, Çanakkale’nin, “Barış Kenti” diye anılmasını sürdürmenin gururunu yaşadığını vurguladı. Gökhan’ı dinlerken bazı sosyal hizmetleri anımsadım:

Doğal afetler politik malzeme yapılmasın


MAAŞI ÖĞRENCİYE BURS

“Üniversitelilere çorba ikramı, aylık sosyal yardım, özel öğrencilere yemek. Kırtasiye desteği, okulların onarımı. Öğrencilere, kentlilere spor, kütüphane, çamaşır yıkama hizmeti, sosyal market…” Ve Gökhan’ın görev süresinde başkan maaşı almadığını… Maaş, öğrencilere burs olarak değerlendiriliyor.


BARIŞ DA ZAFER DEĞİL Mİ

Altın madeni için Kazdağları’nın tahrip edilmesine savaş açan Gökhan’ın 18 Mart Çanakkale Zaferi mesajları da önemlidir. İşte bazı alıntılar: “Bu topraklar, Çanakkale; şehitlerin destanlara sığmayan diyarıdır. Bu destan; Çanakkale’ye göğsüyle siper olanların zafer tacıdır. Barış da zafer değil mi aslında? İyi bir savaş, kötü bir barış var mı?”


KARANLIĞI KARŞI SAVAŞ

“Aslında savaşmak güzel bir kelime, güzel bir eylem. Mutlaka savaşacaksak silaha, bombaya gerek yok. Bilim, sanat, spor, eğitim yeter de artar savaşmaya… Mutlaka savaşacaksak, zeytin ağacını kurtarmak için savaşalım… Karanlığa karşı sanatla savaşalım. Çocuk istismarcıları gibi ahlaksızlara karşı cesaretle savaşalım…”


SESİMİ DUYAN VAR MI

“108 yıl önce ‘Çanakkale Geçilmez’ diyenler… Canından, cananından vazgeçenler, menfaatinden vazgeçmeyenlere belki de hesap soruyor: SESİMİ DUYAN VAR MI? Depremde gördük ki, Türk'ün Türk'ten başta dostları da varmış. Atatürk ne güzel demiş: ‘YURTTA BARIŞ, CİHANDA BARIŞ…’ Atatürk'ün SESİNİ DUYAN VAR MI?”


NASIL BİR CUMHURİYET

“Savaşlarda, depremlerde çok insanımızı kaybettik, ama insanlığımızı kaybetmedik. Tıpkı 1915'lerin Anadolu'su gibi… Elini taşın altına, vücudunu enkazın altına koyanlar, derinlerden gelen SESİ DUYANLAR VAR. 108 yıl önceki Çanakkale gibi cesur, 100 yıl önceki Atatürk gibi akıldan ve bilimden yana olmaya ihtiyacımız var. ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı’ başlıyor. Temeli milli egemenlikten, kolonları bilimden , kirişleri akıldan, çimentosu dayanışmadan, duvarları çağdaşlıktan bir cumhuriyet. Mimarı Atatürk olan bir cumhuriyet…”

Ülgür Gökhan’ın kararı umarım başkanlık, vekillik gibi koltukları kendi malı sananlara örnek olur... Gökhan’la ailesine iyilik, sağlık diliyorum.


NOT: Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de sosyal medya mesajıyla yeniden aday olmayacağını duyurdu. Yolu açık olsun!


BİR MİNİ YORUM

Buradaki araç sahipleri biraz şanslı sayılır gibi


Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Aralık ile Nisan ayları arasındaki sıcaklık ortalaması 7 derecenin üzerinde olduğu için İzmir il genelinde yük ve yolcu taşıyanlarla özel araçlarda kış lastiği takma zorunluluğu aranmayacak. Ancak şehirlerarası karayollarında 1 Aralık-1 Nisan arasında kış lastiği zorunluluğu sürüyor. Yani İzmir ve ilçelerindeki araç sahipleri, kış lastiği parası vermeyecek. Sıcaklık ortalaması 7 derecenin üstünde olan yerlere göre şans değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nedim Bubik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler