Dizboyu Papatyalar - Feniçka

Merhaba sevgili kitap dostları,

Bu hafta ilk olarak kendine has tarzı, naif kalemi ile birbirinden güzel sekiz hikayeyi bir araya getiren, Tomris Uyar tarafından yazılmış, “Dizboyu Papatyalar” kitabını değerlendirmek istiyorum.

Sizlere bahsedeceğim ikinci eser olan, birçok feminist tarafından rol model alınmış, yazar Lou Andreas-Salome tarafından yazılmış, “Feniçka” kitabı ile kadın-erkek ilişkisinin toplumsal boyutunu değerlendireceğiz.
Hazırsanız yorumlarda buluşalım.

DİZBOYU PAPATYALAR - TOMRİS UYAR

Dizboyu Papatyalar - Feniçka

Bu hafta sizlere şiirsel dili ve eleştirel bakış açısı ile edebiyatımızın kalıcı eserleri arasında yer almış, içinde birbirinden güzel sekiz kısa hikaye barındıran, Tomris Uyar tarafından yazılmış, “Dizboyu Papatyalar” kitabını değerlendirmek istiyorum.

İlk kez 1973 yılında yayımlanan Dizboyu Papatyalar kitabı içinde: Hakların en güzeli, Emekli Albay Halit Akçam’ın İki Günü, Yaz Suyu, Şen Ol Bayburt, Dizboyu Papatyalar, Ömür Biter Yol Biter, Limanda ve Aykırı Dal Üstüne olmak üzere sekiz kısa hikaye barındırmaktadır. Tüm hikayeler birbirinden güzel olsa da sizlere seçtiğim Yaz Suyu adlı hikayeye değerlendirmemde yer vermek istiyorum.

Yaşadığı küçük yerden sıkılmış, kendine yeni bir başlangıç yapmak isteyen Aydın, bir yaz sabahı, Bandırma Eksperi ile İstanbul’a gitmeye karar verir. Yolculuk sırasında konuşkan, girişken, sevimli, sağ ayağı topal genç bir kadın ile tanışır. Birbirlerinin adreslerini alan ikili, uzun süre mektuplaşırlar. Bu mektuplaşma kısa bir süre sonra askere giden Aydın’a iyi gelir. Yaban topraklarda kendine bir arkadaş edinmiştir. Fakat Aydın’ın kendi için daha farklı hayalleri vardır. Kızın dostluğunu sevse de kızı sevgili ya da eş olarak görmemekte, kızın da kendisini farklı bir şekilde anlamasını istememektedir. Askerlik dönüşünde garsonluk yapmaya başladığı Kumkapı’daki meyhaneden izin alıp kıza durumu açıklamak üzere Kırkağaç’a gider. Fakat bir sürü olay ve yanlış anlama sonucunda kendini kız ile nişanlanmış bir şekilde bulur. Düğüne kadar durumu düzelteceğini, kızdan ayrılacağını düşünen Aydın kısa süre sonra nikah masasına oturur. Nikah günü, nikah memurunun karşısına çıktığında bile bu evliliğin olmaması gerektiğini anlatmak istese de, Aydın gün sonunda kız ile evlenir. Ve aradan yıllar geçer, Aydın beş koca yılın nasıl geçtiğini, bu kız ile nasıl evlendiğini bir türlü anlamamaktadır. Ne mutlu ne de mutsuz olan Aydın, sadece şaşkındır.

Tomris Uyar’ın kendine has tarzını her hikayede hissedeceğiniz, dili sade anlatımı akıcı bu eser kitapsever herkese naçizane tavsiyemdir.

FENİÇKA- LOU ANDREAS-SALOME

Dizboyu Papatyalar - Feniçka

Bu hafta sizlere Avrupa’da öğrenim gören ilk kadınlardan biri olan ve özgürlükçü yaşamına oldukça düşkün olarak tanınan, birçok feminist tarafından rol model alınmış, yazar Lou Andreas-Salome tarafından yazılmış, “Feniçka” kitabını değerlendirmek istiyorum. Kendi hayatından da izler taşıdığını düşündüğüm bu eser, kadın-erkek ilişkisinde geçen yıllara rağmen değişmeyen klişelere de yer veriyor.

Feniçka, gerçek adıyla Fiona İvanovna Betyagin İsviçre’de doktorasını yapmakta olan özgür ruhlu ve toplumsal kalıplara uymayan, Moskovalı bir kadındır. Feniçka bir gün psikoloji bölümünde okuyan, oldukça etkileyeci bir tarza sahip, Max Werner adında bir genç ile tanışır. Feniçka’nın özgür tarzını yanlış yorumlayan ve kadın erkek ilişkilerine sığ bir şekilde yaklaşan Werner, kadını kolayca elde edeceğini düşünüp, Feniçka’yı kaldığı otele davet eder. Kendine güvenen ve özgür bir kadın olmanın oluşturduğu toplum baskısını tüm hayatı boyunca üzerinde hissetmiş olan Feniçka bu ahlaksız teklif karşında çok bozulur ve Max Werner’e hayatı boyunca unutamayacağı bir ders verir. Yaşadıkları bu kötü deneyim sonrası uzun zaman görüşmeyen ikili, Max’in kız kardeşinin düğününde tekrar bir araya gelir. Bu buluşma iki gencin birbirini daha iyi tanımasına sebep olur. Kadın erkek ilişkileri, toplum yapısı ve toplumun kadınların üzerindeki haksız baskısı hakkında uzunca sohbet edip, birbirlerini daha iyi anlarlar. İkilinin yaptığı bu sohbetler farklı ortamlara ve zamanlara taşınır. Kısa süre sonra bu sohbetler, çok derin bir dostluğun temellerini oluşturur.

Kitabın yazıldığı dönemden günümüzde insanlığın en yavaş ilerleme gösterdiği konulardan biri sanıyorum ki cinsiyet eşitsizliğidir. Sadece insanı niteleyen temel özelliklerden biri olma anlamı taşıyan cinsiyetin, doğum anında içine doğulan toplumun yapısına göre; cinslere farklı yükler, değişik görev ve sorumluluklar yüklemesi, toplumu eşit olmaktan uzaklaştırmakta ve cinsiyet eşitsizliğine yol açmaktadır. Günümüzde dahi kadınların cinsiyet, medeni durum ve giyim kuşamları konusunda erkeklerden daha fazla toplumsal baskıya maruz kaldıkları ortadadır. Kadınların soysal hayatta pasif kaldıkları ya da toplumsal düzende zorlandıkları hatta toplumsal hayatta yer alamadıkları toplumlarda aile yapısının yeterince güçlü olamayacağını, sağlıklı ve düzenli bir yapı oluşmayacağını düşünüyorum. Sizlerde güçlü ve özgür kadının ayakta kalma hikayesine tanıklık etmek isterseniz, Lou Andreas-Salome tarafından yazılmış, “Feniçka” kitapsever herkese naçizane tavsiyemdir. Daha fazla kitap yorumu için instagram@benimkitapligim9 sayfasını takipte kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gözde Yılmaz - Mesaj Gönder

# emekli

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler