Siyasetteki erkek lobisi; bir çeşit köy kahvesi!

5 Aralık'ı karşılayacağımız bu hafta, izninizle köşemde kendi uzmanlık alanım dışındaki bazı konulara değinmek, bu ülkenin ve bu kentin bir vatandaşı olarak bazı gözlemlerimi ve taleplerimi paylaşmak istiyorum. Bunun üzerine de bu günlerde kaynamaya başlayan yerel yönetimlerdeki siyasi aday hareketliliği üzerine yaptığım çıkarımlarımdan da bahsedeceğim.

Bildiğimiz gibi 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü tüm dünyada kadınların daha insanca yaşama isteğini dile getirdikleri bir mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanıyor. Bu gün; kadın sorunlarının gündeme getirilmesi, bu konuda bir farkındalık yaratılması ve çözümler bulunması yolunda önemli bir gün. 1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma, ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934'te Anayasa ve Seçim Kanunu'nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı.

Demokratik toplumlarda erişim ve katılım noktasında kadınlara verilen haklar büyük öneme sahip. Yani bu hakların 89 yıl önce pek çok ülkeden önce Türk kadınına verilmiş olması kurucu vizyonun ne kadar ileriye dönük olduğunun çok net bir göstergesi ve ileriye dönük bizlere mesajı, mirası aslında.

Peki bu miras, bu vizyon doğrultusunda ne kadar yaşatılıyor? Ne kadar içselleştirilmiş bu haklar 89 yılda diye soracak olursak, cevabı çok da yüz güldürücü değil. Kadının siyasetteki yeri, modern bir görüntü verme gayretiyle artık kadınları da kabul etmeye çalışan ama bakış açısında bir arpa boyu yol gidememiş, ağzına kadar erkeklerle dolu bir köy kahvesindeki ortamdan farksız. -Miş gibi yapan eril bireylerin omuz omuza su başlarını tuttukları müthiş bir işbirliği halinin bir fotoğrafı.

Her ne olursa olsun kadın ve erkeğin eşit yurttaş mücadelesinde gelinen noktada önemli yol kat edilmişse de bugün nüfusumuzun yüzde 49,9’u kadınlardan oluşmasına rağmen kadınlarımızın fiili olarak eşit vatandaş olamadıkları çok açık. Fırsat eşitliğinin sağlanamaması, kadın istihdamın artırılmaması, siyasi karar alma mekanizmalarının içinde kadının yeterince yer alamaması, kadının insan haklarının ihlaline devam edilmesine neden oluyor.

Sadece bizde değil, UN Women - IPU “Siyasette Kadın 2023” haritasına göre dünyada da kadınların siyasete katılımı eşitlikten hala çok uzakta. Aynı raporda kadının önündeki erkek engelini aşabilmesi için bir dizi önlem ve önerilerine yer veriliyor. Kime karşı bu önlem diye sorunca cevabın erkek egemen dünyanın eril düzenine olması bile çok dramatik gelmiyor mu size de? Bu önlemlerin başında da aday listelerinin oluşturulmasında cinsiyet kotasının uygulaması, listelerdeki toplam aday sayısının belli bir oranının kadınlar için ayrılması ve listelerin kazanabilecek sıralarına kadınların yerleştirilmesi için cinsiyet kotasının fermuar sistemi ile desteklenmesi gibi örnekler var. Yasal cinsiyet kotası olmasa da eşit katılım için siyasi partiler aday listelerinin yanı sıra tüm yönetim ve karar alma pozisyonları için kendi cinsiyet kotalarını uygulayabilir görüşü de önemli bir önerme olarak veriliyor. Peki her görev mekanizmasında yer alan ve toplumun neredeyse yüzde 49,9'unu oluşturan kadının var olmak için neden böylesi bir mücadeleye girmek ve bir dizi önlemi kurallarla almak zorunda? Ve nasıl hangi ara bu sürecin işleyişi bu kadar normalleştirildi? Bence bunun adil hiçbir cevabı yok!

Gelelim bugünün ve kentimizin gündemine. Kadın kenti İzmir’imize! İdari mekanizmaların her noktasında eşit olmayan şart ve koşullarda görev alan ama erkekler ile eşit yarışlara girmeye zorlanan kadınlarımıza. Tüm bu eşitlikçi, vizyoner, modern, pek tatlı, söylemlerin eril sahipleri söz konusu yönetim kadrolarındaki görevlerde kadınların da olması gerektiği gerçeği ile burun buruna gelince birden ölüm sessizliğine bürünüyor. Önümüzdeki yerel seçimler için aday adaylarının döküldüğü, yukarıdaki karar vericilerin kimleri bu göreve aday göstereceğini merakla beklediğimiz bu günlerde bizim talebimiz çok net, açık ve temiz!

Mustafa Kemal Atatürk’ün 89 yıl önceki 5 Aralık vizyonuna sadık ve mirasına sahip çıkan, kadın ve erkeğin yönetim kademelerindeki temsiliyet eşitliği hakkını koruyan, kararlar bekliyoruz. Siyasette en az nüfustaki oranı kadar temsiliyet hakkı olan kadınların var olmasını, önündeki engellerin kaldırılmasını, erkek egemen lobicilik faaliyetleri ile mücadele etmek zorunda kalmamasını istiyoruz. Yerel yönetimlerde liyakata uygun, güçlü, birikimli, kentin dinamiklerine hakim, mücadele gücü ve inancı yüksek kadın adaylar istiyoruz. Yani temsiliyet hakkımızın hakkıyla -miş gibi olmadan iadesini istiyoruz!!!!!

Tüm karar verici mekanizmalara buradan duyurulur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elvin Sönmez Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler