Gıdaya erişimde proaktif çözümler alınmalı

Hiç düşündünüz mü?

Bu yoksullaşma ve tüketim çılgınlığı nereye doğru evrilecek ve bizi yıllar sonra ne gibi riskler bekliyor?

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2030 yılına ait senaryoları arasında gıdaya erişim konusunda yaşanacak problemler ciddiyetle ele alınmış. 2030 yılında 8,5 milyar insanın doğru ve yeterli beslenebilmesi için gerekli, sürdürülebilir tarım ve gıda sisteminin detaylarının araştırıldığı bu raporda, dört muhtemel senaryo ortaya konuluyor. Bunlardan en önemlisi; nüfusun hızlı artışına bağlı yüksek nüfus ve gıda üretimindeki yetersizlikler nedeni ile kontrolsüz tüketim sonucu gıdaya erişim sorunları yaşanacağı üzerine. Küresel iklim değişikliğinin tetiklemelerine bağlı olarak dünyada oluşacak göçler ve buna bağlı doğal kaynakların hızlı tüketimi ile birlikte oluşacak kaoslar yerkürenin yaşanmakta zorlanan bir yer haline geleceğini gösteriyor.

Peki ne yapılmalı?

Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde belirttiği sürdürülebilir tarım ilkelerini, bir devlet politikası haline getirip sahada her an takip edilerek, taze bir şekilde gündemde tutmalıyız.

Bu sadece tarımsal açıdan değil, aynı zamanda hayvancılık alanında da aynı şekilde takipte tutulmalıdır. Yerli ata tohumları son günlerde çok dilden dile dolaşan bir değişim gibi konuşulsa da, ithal tohumların verimli görünmesi ve devlet destekli olması nedeni ile sahada daha çok tercih nedeni durumunda.

Ülke genelinde doğru üretim planlamalarının olmaması nedeni ile geçmişte yaşanan problemler hala devam ediyor; çiftçi geçen yıl domates iyi para etti diye plansız bir şekilde topyekün domates ekiyor, sezon geldiğinde domates bolluğu nedeni ile üretim harcamalarının altında kalan fiyatlandırma nedeni ile ve aracı firmaların sömürü düzeni nedeni ile yollara dökülen domates birçok çiftçinin iflasına neden oluyor.

Planla, Yap, Değerlendir…

Basit bir cümle olarak kalmasın bu yazdığım üç kelime. Zamanının yüzde 70’ini doğru planlamaya harcamayan yöneticiler, bilgiden yoksun bir şekilde süreç yönetmek zorunda kalıyorlar. Tarım ve hayvancılık politikalarındaki bu eksiklik her geçen gün yerli ve milli cümlesinin arkasında yoksullaşan ve yeterli gıdaya ulaşamayan bir toplum yaratmakta.

Sakın toprağınızı satmayın, sakın bir ineğinizi satmayın, sakın üretmekten vazgeçmeyin!...

Yarın üretecek bir toprağınız olmazsa buğdayınız olmaz, ekmeksiz kalırsınız. Sanırım soframıza gelen ekmek için buğday ithalatının 7 milyon tondan fazla olduğunu ve bunun yüzde 70 civarını Rusya ve Ukrayna’dan temin ettiğimizi söylediğimde bu sizler için daha anlamlı olacaktır.

İneklerinizi satmayın, üretim yapanları teşvik edin çünkü ileride bir bardak süte erişimde ciddi sıkıntılar yaşayacağız. Et için daha şimdiden ciddi sorunlar yaşadığımızı tahmin ediyorsunuzdur. TÜİK Dış Ticaret verilerine göre 2023 Ocak'ta canlı hayvan ithalatı 54 milyon 347 bin dolar görünmekte.

Tüm bu verileri alt alta koyunca, nüfus artışını da yanına koyunca, geçim sıkıntısını da ekleyince 2030 yılını beklemeye gerek kalmadığını göreceksiniz.

Bu dünya bizlere ait, gündemimizde binlerce konu varken kaçırdığımız asıl başlıkların bir an önce farkına varmalı ve küresel alınan önlemlerin de önüne geçecek şekilde proaktif eylemler almalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vet. Hek. Halis Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir'de Toplu Ulaşımdan Memnun musunuz?

Yenigün Gazetesi - İzmir haberleri https://yenigun.com/google-news.xml https://yenigun.com/sitemap.xml/ https://yenigun.com/sitemap-latest.xml