Toprağı kim koruyor?

Her gün giderek artan yaşama dair zorluklarımız, yüklerimiz, gündem yoğunluğu, seçim süreci derken günler hızla akarak geçiyor. Günlük yaşamımızın, dertlerimizin yükü, ülke ve siyaset gündeminin yoğunluğu derken Resmi Gazete’de her gün sessizce yayımlanan yönetmelikler, düzenlemeler hayatımızın akışını, yükümüzü artırmaya devam ediyor. Biz ne olduğunu anlayamadan toprağımız, ormanımız, emeğimiz, geleceğimiz elimizden alınmaya devam ediyor. Bizim de mücadelemiz devam ediyor.

Geçtiğimiz ay iktidar partisi Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifini Meclise sundu ve teklif, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edildi.

Afet Riski altındaki alanlarda dönüşümü tanımlayan bu teklifin adı iyi gelse de içeriğindeki “rezerv yapı alanı” düzenlemesi farklı niyeti de ortaya koyuyor. Yürürlükteki Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Yasa’da “rezerv yapı alanı” “Bu kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya idarenin talebine bağlı olarak veya resen bakanlıkça belirlenen alanlar.” olarak tanımlanıyor. Meclis’e sunulan yeni teklifte “yeni yerleşim alanı olarak” ifadesi maddeden çıkarılıyor. Buna göre; mevcut yerleşim alanları da “rezerv yapı alanı” ilan edilerek kamulaştırılabilecek.

Yani; niyetiniz kentsel değil rantsal dönüşümse; deprem ya da doğal afet riski taşımadığı halde bir bölgeyi rezerv alan ilan edebilir; ev ve işyerlerine el koyarak, devlet mülkiyetine geçirerek, tapu güvenliğinin, bireysel mülkiyet hakkınızın ihlal edildiği, evinize işyerinize el konulduğu haberi ile uyanabilirsiniz.

Bu düzenlemenin uygulamasını 6 Şubat Depreminde en ağır hasarı alan Hatay’da yaşadık. Antakya ve Defne’de 207 hektarlık bölgeyi içeren sekiz mahallenin ardından Samandağ’da da benzer durum yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 29 Eylül 2023’te dağıtım yerlerine gönderdiği genelgeye göre Samandağ- Atatürk Mahallesi’nde parsel bilgileri belirtilen taşınmazlar 23 Ağustos 2023’te rezerv yapı ilan edilerek Hazine’ye devredildi. Hatay Samandağ’da tapu sahipleri, ev ve işyerlerinin hazineye devredildiğini cep telefonlarına gelen mesaj ile öğrendiler. Tapuları artık bir kağıt parçası, depremin acısı yarasını saramadan, ellerinde kalan hakları da bu kayıplara eklendi.

Tıpkı Acele Kamulaştırma kararları ile tarlaları ellerinden alınan insanlarımız gibi… Resmi Gazete’de her gün farklı alanlarda acele kamulaştırma uygulamaları paylaşılıyor. Savaş, afet, deprem gibi çok özel koşullarda uygulanması gereken yasa yönetmelik, bu anlamından çıkarılarak madencilik, enerji, konut vb. yatırımlar için kullanılıyor. Topraklarımıza el konuluyor.

Tıpkı Orman mevzuatında yapılan değişiklikler gibi. Orman dışına çıkarılan alanlar yayımlanıyor Resmi Gazete'de. Bir kararla orman varlığı yok sayılıyor. Ormanlarımız yaşam alanlarımız yok ediliyor.

28 Nisan 2018 tarihinde yapılan 7139 sayılı torba yasa ile 6831 sayılı orman kanununa eklenen ek.16. madde ile “bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar orman dışına çıkarılır” hükmü ile keyfi bir ormansızlaşmanın önü açılmıştı. Açıkça Anayasa'ya aykırı olduğu halde yargı denetiminin evrensel hukuk normlarına göre yapılmaması nedeniyle bu yasa yürürlüğe girmiş ve ormanlar üzerindeki yasal koruyuculuk darbe almıştı. Bu yasa kapsamında şu ana kadar 1500,00 hektarın üzerinde alan orman dışına çıkarıldı. İzmir özelinde de 2021 yılında deprem rezerv alanı bahane edilerek daha önce erozyon kontrolü yapılan 376,00 hektar alan bir çırpıda orman dışına çıkarıldı. Son olarak bu hafta içinde yayımlanan kararla Bornova İlçesi Gürpınar Mahallesi'nde bu yasa kapsamında 8.194 m2 alan orman dışına çıkarıldı.

Yayımlanan kararlar ile ormanlarımız, tarım alanlarımız, yaşam alanlarımız yok ediliyor. Emeğimiz, tarlamızdaki ürün, soframızdaki ekmek yok ediliyor. Topraklarımız elden gidiyor.

Yayımlanan kararlar ile topraklarımızı satın alanlar, evlerimizi satın alanlara vatandaşlık veriliyor. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı satılıyor.

Şimdi bizim yaşananlara, yaşatılanlara, olup bitenlere, söylemlere daha iyi bakmamız gerekiyor. Topraklarımıza, haklarımıza, kim olduğumuza daha iyi bakmamız gerekiyor.

Toprak nedir sizin için? Vatan toprağımız? Ekmeğimizi taştan çıkardığımız Toprak… Yaşama can veren toprak, evimiz yuvamız olan toprak, toprak nedir? Toprak yılda oluşan yaşamı yaratan besleyen en önemli kaynağımız olarak tanımlanıyor bilimde.

Geçen hafta Akbelen’deydik... Zeytinini, tarlasını evini koruyan İkizköylüler için toprak ev demek, zeytin demek, hayvanlarını otlattıkları emeklerinin karşılığı aldıkları yaşamları demek. Onlar madenin yaşamlarını böldüğü alan için 4 yıldır mücadele ediyor, seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Toprak onlar için ellerinden alınan geçim kaynakları demek, köyün mezarlığına giden yol kapatıldığı için toprağa verdikleri ile buluşamamaları demek.

Toprak ne demek? Toprak bu ülkenin her köşesinde evinde, emeğine sahip olanların mücadelesi demek. Toprak her geçen gün kaybolan tarım alanlarımız demek. Toprak bir sabah uyandığınızda Resmi Gazete'de yayımlanan kararnamelerle elinizden alınan yuvamız demek. Toprak, aynı Resmi Gazete kararları ile orman alanı dışına çıkarılan, ranta teslim edilen yaşamımız, havamız, suyumuz demek.

Toprak uğruna kanların döküldüğü Cumhuriyetin dağıldığı büyük bedeller demek. Toprak yabancılara para ile sağlanan vatandaşlık demek. Toprak ne demek?...

Sizin için toprak ne demek? Bağımsızlık uğruna kanınızın döküldüğü mü, ekmeğinizin geleceğiniz uğruna yaşam mücadelesi yürüttüğünüz mü, rezerv alan adı altında elinizden alınan eviniz tarlanız mı? Yoksa yabancılara satılarak vatandaşlık verilen geleceğiniz mi? Toprak nedir?...

Toprak kimin için değerlidir? Toprağı, vatanı kim koruyor?

Yasa değişikliklerine, kararlara, söylenenlere, yapılanlara buradan da bakalım. Yaşamımıza, toprağımıza, haklarımıza, kentlerimize, köylerimize sahip çıkma mücadelesine buradan da bakalım.

Kamudan, halktan, doğadan, yaşamdan, adaletten yana sesimizi gücümüzü doğrudan yana büyütelim.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar E. Helil İnay Kınay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler