Kıbrıs’ta tarım ve gıda ekosistemi için fırsatlar ve beklentiler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin toplam arazi varlığının (329,891 hektar) yüzde 56,7’sine tekabül eden 187.069 hektarlık alan tarımsal arazidir. Bunun 157.483 hektarı ise (yüzde 84,2) ekilebilir arazidir. Ancak şu anda ekonomik amaçlar için kullanılan arazilerin sadece yüzde 8,7’si sulanabilmektedir.

Tarımsal arazi kullanımın yüzde 88’inden fazlası hayvancılık için üretilen tahıl ve baklagillere ayrılmış olması hayvancılığa verilmiş önemi göstermektedir. Toplam sulu arazilerin yaklaşık olarak yüzde 39’unu narenciye, yüzde 40’ını diğer meyveler, yüzde 17’sini sera ve sebzecilik, yüzde 2’sini üzüm bağları ve yüzde 2’sini de baklagiller oluşturmaktadır.

 

İKLİM KRİZİ VE ÜRETİM YÖNTEMLERİ

Ülkemizde olduğu gibi, KKTC’de de “sulama şekli” bitkisel ve hayvansal üretimi etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Uzun yıllar devam eden bilinçsiz sulama sonucunda su kaynakları azalmış, mevcut su kaynaklarının çoğunda tuz seviyesi artmıştır.

Son 15 yıl içinde, yatırım ve devlet teşvikleri nedeniyle, “damlama yöntemi” ile sulamanın daha etkin kullanılmasına yönelik de olsa, toplam üretime etkileri çok olmamıştır. Düşen yağış oranı ve değişen iklim (sıcaklık artışı) sektörde zorlayıcı yeni koşullara yol açmıştır.

 

TARIMSAL İSTİHDAM VE İHRACAT

Tarım, ülke ekonomisinde gerek istihdam gerekse gayrisafi milli hasılaya olan katkı yönünden uzun yıllar en önemli sektörler arasında yer almasına rağmen, son yıllarda gelişen eğitim ve turizm sektörleri ile birlikte önem ve katkısı azalmaya başlamıştır. Tarımın toplam istihdama katkısı Türkiye Cumhuriyeti'nde aynı yıl yüzde 20,6 olurken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde ise yüzde 3,1 olarak belirlenmiştir.

Ülkenin ihracat ve ithalat verileri incelendiğinde 2022 yılında ihracatta 2.258.919.000 Dolar, ithalatta ise 140.413.470 Dolar olduğu görülmektedir. Ülkenin diğer sektörlerdeki gelişmişliğinin yetersiz olması nedeniyle tarım, ihracata en yüksek katkıyı (yüzde 65,7) yapan sektördür.

2022 yılı ithalatın yapıldığı bölgeler arasında; Uzak Doğu yüzde 5, İslam ülkeleri yüzde 7, Avrupa ülkeleri yüzde 6, AB yüzde 13 ve TC yüzde 67’dir.

İhracatın yapıldığı bölgeler arasında ise İslam ülkeleri yüzde 25,6, Serbest Liman ve diğer ülkeler yüzde 13,3, diğer Avrupa ülkeleri yüzde 0,8, AB yüzde 12,2 ve TC yüzde 48’dir.

KKTC tarım sektöründe en fazla ihraç ürünleri arasında; süt ürünleri, narenciye, piliç eti ve keçiboynuzu bulunmaktadır. Ülke ekonomisinin büyük kısmı ithalata dayanmaktadır. Üretim kaynakları ve tüketim maddeleri büyük oranda ithalat yoluyla sağlanmaktadır.

Adanın, Tarım ve Gıda Sektörü Açısından Fırsatları

Organik Tarım: Kıbrıs’ta 2021 yılı verilerine göre organik üretim için kontrol sistemine dahil olan 1520 firma bulunmaktadır (bitkisel ve hayvansal). Toplam organik ürün ekili olan alanın, Kıbrıs’ın ekili alanının yüzde 5,8’ine denk düşen 7.737 hektarlık alanı kapsamaktadır. Bu ürünler arasında hububat, zeytin, keçiboynuzu, asma, yaprak döken bitkiler, sebzeler ve aromatik bitkiler ile hayvancılık sektöründen keçi, koyun, sığır ve kümes hayvancılığı bulunmaktadır.

Güneş Enerjisi: Kuzey Kıbrıs, konum itibariyle dört mevsim güneş alan bir ülkedir. Hem evlerin çatılarında hem de tarlalarda güneş panelleri ile ısınma, soğutma, elektrik üretmek için ciddi fırsatlar bulunmaktadır.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları (Rüzgar ve Biokütle)

Biokütle, enerjinin atıkların yakılması sonucunda elde edilen bir enerji olduğunu hepimiz biliyoruz. Zaman içinde çöplerden çıkan metan gazından enerji elde edebiliyoruz. Çöpler denilince aklıma hemen yemek atıkları ve bunun için kullanılan ambalaj atıkları geliyor. Şu anda Kıbrıs’ta ne kadar otel olduğunu biliyor musunuz?

Ada, 19 bin 867 turistik yatak kapasitesine sahip, 2023 yılı verilerine göre, 414.382 turist gelmiş. 145 turistik işletme içinde 15 tane 5 yıldızlı, 1 yedi yıldızlı, 6 tane de 4 yıldızlı otel bulunuyor. Turist olarak gelen ülkeler sırasıyla; Birleşik Krallık, İsrail, Polonya, Almanya ve İsveç bulunuyor.

Tüm otellerinden atık sularından, yemek atıklarının kompost-gübreye dönüştürülmesine kadar sunduğu fırsatlar oldukça fazladır.

Bilgi Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme Merkezleri

Kıbrıs’ta kurulan araştırma enstitüleri, hem disiplinler arası hem de üniversiteler arası (adada şu anda 23 üniversite bulunuyor) iş birliğinde, ulusal ve uluslararası ortaklıklar kurularak, adanın bir “kuluçka merkezi” haline getirilmesi üzerinde durulması gereken önemli konulardan birisidir. Geleceğe yatırım için teknolojiye yatırım yapan girişimciler için açılacak TEKNOPARK’ların bölgeye “Melek yatırımcılar” çekmek adına yeni fırsatları da getirecektir.

 

NEDEN KIBRIS?

Size tarih dersi vermeyi hiç düşünmüyorum ama neden Kıbrıs’ı, Yavru Vatan’ımıza daha çok sahip çıkmamıza yönelik bir bakış açısı sunmak istiyorum. Ama tarihçesine bakmadan da, bunu görebilmek biraz zor olacak galiba…

Kıbrıs, dünyada Sicilya ve Sardunya adasından sonra, dünyanın üçüncü büyük adası. Varlığını Türkiye dışında hiçbir ülkenin tanımadığı ada aynı zamanda. 1974’te Türkiye’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Harekatı’ndan beri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Akdeniz de bulunan toprağı olarak kabul ediliyor.

Uluslararası toplumlar tarafından ekonomi, ulaşım, spor gibi alanlarda halen ambargolar uygulanıyor. Bu nedenle her konuda yurt dışına açılmada, Türkiye’ye bağımlı.

Kıbrıs’ın ilk hakimiyeti Venediklilere dayanıyor. II.Selim Hükümdarlığı esnasında, Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu ve Piyale Paşa Komutasındaki donanma tarafından 1571’de Mağusa'nın fethedilmesiyle Osmanlı idaresine girmiş. 93 Harbi’nde Rus İmparatorluğu karşısında yenilen Osmanlı, Rus’lara karşı fazla ödün vermemek amacıyla, Birleşik Krallık’ın isteği üzerine ada 92.799 Sterline kiralanmış.

1931’de Ruslar Enosis isteğiyle ayaklanmış, bu ayaklanma Birleşik Krallık’ın politikalarını sertleştirmiş. Yunan ve Türk tarihinin okutulması, iki ülkenin bayraklarının kullanılması ve Yunan ya da Türk ulusal kahramanlarının resimlerinin sergilenmesi yasaklanmış.

15 Kasım 1983 yılına kadar zorlu geçen yıllar sonunda, Kıbrıs Türk Federe Meclisi “self-determinasyon” hakkını kullanarak oy birliği ile aldığı bir kararla “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” ilan edildi ve kuruluş bildirgesini sunan ilk Cumhurbaşkanı’da Rauf Denktaş olmuştur.

Neden Kıbrıs?  

Pek çok nedenden dolayı Kıbrıs… Aynı Cumhuriyet ismini paylaştığımız için Kıbrıs... Burada yaşayan Kıbrıs Türklerine sahip çıkarak, onlarla birlikte üreterek, birlikte güçlenerek, daha güçlü bir ekonomiye sahip olmak için Kıbrıs.

Dil ve din birliğimiz için Kıbrıs, en büyük devlet adamımız, kurucumuz olan Atatürk sevdalığımız için Kıbrıs…

Tarımı, turizmi, sanayisi, rüzgarı, güneşi ile birlikte ortak iş birlikleri kuracağımız, güçlerimizi birleştireceğimiz yarın ve gelecek için Kıbrıs..

Ben çok şanslıyım ki, Kıbrıs Türklerini tanıma şansım oldu. Umarım ülkemizde pek çok işletme, bu ülkenin fırsatlarını görerek, yatırımlarını daha çok yapabilir.

Dünyanın üçüncü büyük adasını, daha çevreci, daha sürdürülebilir, daha teknolojik arenada görmek dileğiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Meltem Onay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler