Eyfel Kulesi benden sonra yandı mı?!

Eyfel Kulesi benden sonra yandı mı?!

Valensiya, Madrid ve Paris seyahatimde geçen hafta nerede kalmıştım? “Paris Luvr Müzesi'nde Stendhal şoku yaşadım!” başlıklı yazım “Diğer iki küp nerede? Luvr Müzesi'nde daha neler var? Viktor Hugo’nun evine gittim mi? Nasipse yazarım artık.” diye sonlanmıştı. Hiperkültüremi şokunu daha atlatamadan, yazımın devamını getiremeden nereden çıktı şimdi “Eyfel kulesi yangını!”

Sevgili İlber Ortaylı gençlere üniversiteden mezun olunca evlilik yolunda mobilya mağazası dolaşacağınıza ülkeleri, şehirleri dolaşın demişti. İlber hoca hemen hepinizin bildiği, okuduğu, izlediği bir değer. Eh, ben de bu vesile ile kısa bir anekdot vereyim, biraz da övünerek. Yıllar önceydi, “Ayrıntılar” adıyla bir televizyon programı yapıyordum. Bu adla benden sonra da programlar yapıldı, ilk ben yapmıştım. İlber Ortaylı hocam henüz Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü olmamıştı. Aydın Doğan Vakfı ödülünü alınca kendisini aradım ve televizyon programı yapmak istediğimi söyledim. O ara Rusya’ya gidip geliyor, ders veriyor, araştırma yapıyordu. Beni Ankara’ya, evine çağırdı. Müthiş, kitap kitap kitap, her yer kitap, müze gibi evinde kültür şoku yaşadım, -ben hep şoktayım, bir gün şaşırma duygumu kaybetmeyeyim diye dua ediyorum- hocamla kısa bir çay molasından sonra Flash TV Ankara stüdyosunda harika bir program yaptım. Hocanın ekrandaki ilk canlı yayını idi. Hoca da ben de bu ilk anıyı unutmuyoruz. Neydi o günler diye anıyoruz. Sonrasını biliyorsunuz, hoca popüler oldu, kitaplar çıkardı, adeta televizyon fenomeni oldu. İyi de oldu, dikkat çekti, görüşlerini, bilgilerini, nasihatlerini daha geniş kitlelere aktarma fırsatı oldu.

İşte bu değerli kültür insanımız İlber Ortaylı seyahate çıkacaklar için çok yoğun programlar öneriyor: Bir Şehir Nasıl Gezilir? diye soruyor ve yanıtlıyor:
“Bir şehri ilk defa görüyorsanız, bir dakika bile dinlenmeyeceksiniz. Yürüyeceksiniz. Gençsiniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz.
Bir şehre ilk defa gidiyorsanız çok yoğun bir program yapacaksınız, illa ki yorulacaksınız. O şehir hakkında her fırsatta okuyacaksınız, hatta o şehri gezerken bile okuyacaksınız, 20 saat geziyorsanız mesela, iki saat da okuyacaksınız. Gezi sırasında okuyacaksınız. Harita bakacaksınız, fotoğraf çekeceksiniz, not tutacaksınız. Müzeleri gezeceksiniz ama mutlaka çarşıya pazara da karışacaksınız. Bunları görmeden o çevreyi tanıyamazsınız. Güvenliği hesaba katarak şehri gece de gezin. Gece bir şehrin güzelliğidir.”

Valensiya, Madrid ve Paris’te o kadar yoğun koşuşturduk, o kadar müze gezdik, o kadar metroya bindik, o kadar yürüdük ki, geri dönüp baktığımızda kızım, İlber Hocanın bu sözlerini hatırlattı. Biz zaten hocanın dediği gibi yapmıştık. Ama hoca gençler için bu yoğun tempoyu öneriyordu, ben de bu yoğunluğu of demeden yaşadığıma göre demek ki gençtim!!!

Eyfel Kulesi benden sonra yandı mı?!

Bu vesileyle, gezmek için sizi de coşturayım. Gezmek pahalı mı? Türkiye’de zaten yaşadığımız kentte günlük harcamamızı yapıyoruz. Bir kentten bir kente giderken harcama yapıyoruz. Avrupa’da sadece yuro karşısında paramızın değeri konu oluyor. Olsun, tabanvay bedava, toplu ulaşım ucuz, kent meydanlarını görmeye, Şanzelize’de (Champs-Elysees) tur atmaya, Lafayette’de süper mağazaları gezmeye kimse para almıyor. Sen nehri kenarında oturmaya, parklarda heykellerle foto çekilmeye, MontMarte’da Ressamlar sokağında sohbet etmeye, birçok müzeyi, tarihi kiliseyi gezmeye kimse para istemiyor, ücret almıyor. Sağolsun Luvr Müzesi görevlileri İzmirli gazeteci olduğumu söyleyip basın tanıtım kartımı gösterince beni özel olarak ağırladılar da, ücretsiz 8 bölümü de, Leonardo Da Vinci’nin La Jakond’unu (MonaLisa) tablosunu gezebildim, görebildim, büyülenebildim.

Hadi Luvr’un içine girmişken geçen yazımdaki soruları yanıtlayayım. Luvr’daki Bergama Küpü'nün iki tanesi halen Türkiye’de. Nerde? Ayasofya müzesinde! Şimdi Ayasofya’ya, Bergama’ya giderseniz daha başka bir gözle gezeceksiniz, değil mi?

Eyfel Kulesi benden sonra yandı mı?!

Viktor Hugo’nun evine gittik mi? O da soru mu? Gitmez olur muyuz? Sefiller, Notre- Dame’in Kamburu, Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Deniz İşçileri romanlarının yazarı sevgili Hugo bir İzmir aşığı! "İzmir, bir prensestir çok güzel küçük şapkasıyla. Mutlu ilkbaharlar durmaksızın onun çağrısına yanıt verir. Nasıl vazo içindeki çiçekler gülümserse, O da denizler arasından ışıldar. Hatta Arşipel'in yaratılışından çok daha tutkulu....”

Sevgili Victor Hugo 1829 yılında yayımlanan "Les Orientales" isimli kitabındaki "La Captive" isimli şiirinde ünü batıya yayılan İzmir'i bir prensese benzetiyor. Smyrna, tabii ki prensesimiz, denizi kız, kızı deniz şehrimiz.

Viktor Hugo’nun evinde en dikkatimi çeken şey yazı masası idi. Hugo oturarak yazmıyormuş, yani ayakta yazıyormuş. Yazı masası da boy hizasında. Daha o kadar çok ayrıntısı var ki…

Eyfel Kulesi'nde yangın nereden çıktı şimdi? Biz Paris’teyken kule çalışanları kulenin yıldönümünde greve çıkmışlardı. Şimdi de yangın, aslı var mı? Dün Reuters haber ajansında haberi çıktı. Sosyal medyada birden Eyfel Kulesi'nin yanarken görüntüleri dolaştı. Başta Reuters haber ajansı olmak üzere birçok haber merkezi konuyu inceledi ve yangının bir yapay zeka işi olduğu ortaya çıktı. Olsun Eyfel Kulesi'nde yangın çıkmadı ama o muhteşem gece görüntüleriyle milyonlarca yeni gezgin için rotalarında yerini aldı!

Yine Not: Geziyi anlatmakla bitmiyor, olsun. Dinleyen olursa ben anlatırım. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birol Keskin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşamak Bir Ağaç Gibi - Eline koluna sağlık kızım Nehir Akansu da Paris'te yüksek lisans yaptığı sırada çok detaylı gezdirmisti Avrupa'nın kültür şehri Paris.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ocak 09:20


Anket İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler