İmdat: Hedonik açlık yaşıyorum!

Son zamanlarda sanki doyma hissimi yitirdim. Sürekli dışarıdan yemek söyleyesim, cips yiyip dizi izleyesim geliyor. Aldığım kilolar da cabası. Hâliyle bu durumun altında yatan sebebi araştırmak istedim ve psikoloji literatüründe hedonik açlık kavramıyla karşılaştım. Gelin, bu kavramın ne olduğunu birlikte inceleyelim.

Yemek programlarını izlerken gördüğünüz yiyecekleri hemen tüketme ihtiyacı hissediyor ya da sosyal medyada önünüze çıkan bir yemeğe karşı aşırı istek duyarak onu anında sipariş ediyor olabilirsiniz. Ancak bu ani isteklerin ardında yatan gerçek nedir? Hedonik açlık, günümüzde pek çok kişinin karşılaştığı bir sorun hâline geliyor. Ancak bu açlığın gerçek tanımı nedir ve nasıl başa çıkılır?

Hedonik açlık nedir?

Yemek yeme ihtiyacı hissettiğinizde ama aslında aç değilseniz bunun sebebi, muhtemelen hedonik açlık. Bu tür açlık, Drexel Üniversitesi uzmanları Michael R. Lowe ve Meghan L. Butryn tarafından 2007 yılında tanımlandı. Onların araştırmasına göre hedonik açlık, lezzetli gıdaların sürekli olarak ulaşılabilir olmasından kaynaklanıyor.

Bir kişinin normal bir şekilde acıkması fizyolojik bir ihtiyaç ve bu durumda kişi beslendiğinde iştahı düzenleniyor. Ancak hedonik açlık, tamamen keyif amacıyla besin alımını ifade ediyor. Bu tür açlıkta, çevresel faktörler sıklıkla etkili ve kişiyi yeme isteğiyle baş başa bırakabilir.

Hedonik açlığın sebepleri neler?

Hedonik açlığı tetikleyen pek çok faktör bulunuyor. Yaş, cinsiyet, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite seviyesi ve stres gibi faktörler, kişiden kişiye değişen etkilere sahip. Ancak ortak nokta, çevresel uyaranların hedonik açlığı tetikleyebileceğidir. Peki, bu his ile nasıl başa çıkabiliriz?

Hedonik açlık hissiyle başa çıkmak için bazıları, lezzetli gıdalarla beslenmeyi tercih ederler. Bu durumda, tüketilen yiyecekler genellikle yüksek kalorili ve zevk verici olur. Ancak bu tercih obezite ve diğer sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Dolayısıyla hedonik açlıkla başa çıkmak ve olası sağlık sorunlarını önlemek için psikolojik sağlığınıza dikkat etmek önemli. Özellikle kişinin tetikleyici faktörlerini belirleyerek ve psikolojik destek alarak, bu tür istekleri kontrol altına almasının mümkün olduğu ifade ediliyor.

Bana kalırsa anksiyetemizi artıran, bizi strese sokan ve kaygı seviyemizi artıran olay ya da durumları saptayarak işe başlamamız gerekiyor. Çünkü sorunun asıl kaynağına ulaşmadan gerçek bir çözüme ulaşabileceğimizi sanmıyorum. Dolayısıyla dert edindiğimiz kişi, durum ya da olaylarla yüzleşip bu sorunu ortadan kaldıracak hamlelerde bulunmak en doğrusu...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeynep Gizem Eskici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler