İç çocuğuna ebeveynlik yapmak (reparenting)

İç çocuğuna ebeveynlik yapmak (reparenting)

Nasıl bir çocukluk geçirdiğimiz, kim olduğumuz ve nasıl bir yaşam süreceğimiz ile ilgili derin etkileşimler yaratır. Her ebeveyn çocuğunun ileride yetişkin olduğunda tatminkar ve mutlu bir hayat sürmesini ister elbette. Ancak; o kadar zordur ki o küçücük dünyaları doldurmak, sevgiyi, ilgiyi ve her tür gereksinimi dozunda verebilmek. İşte bir yerlerde bir eksiklikler kalıverir. Küçük küçük eksiklikler kolayca telafi edilebilse de, bazen de önemli ve büyük yaralar açılmış olabilir.

Çocuklukta fiziksel veya duygusal ihmal yaşamış, ya da fiziksel, duygusal ve cinsel suistimale uğramış çocuklarda ise bu yaralar kolay kolay kapanmaz. Bu travmalar yetişkinlikte bireyin hayatını önemli ölçüde etkiler, tıkar ve çıkmaza sokar. Bu tür çocukluk yaşamış bireyler yetişkin olduğunda, bir parçaları çocuklukta kapana kısılmış, tutuklu kalmıştır aslında. Her acı yaşadığı anda bir parçasını orada bırakır çocuk. Böyle durumlarda mutlaka yardım alınmalı ve bir profesyonele başvurulmalıdır. Psikoloji son zamanlarda bilim olarak gerçekten son derece saygın bir yerde duruyor, özellikle artık spiritüel alanlardan da destek alıyor. Yapılan deneyler de tüm bilgileri destekliyor. Böylece yeni yaklaşımlar ve yepyeni terapi türleri ile donanımlı ve bilgili ruh sağlığı uzmanları yetişiyor.

Yardım almaktan elbette kaçınılmamalıdır, fakat çocuklukta yeterince alamadığımız her tür psikolojik, fiziksel ve duygusal ne varsa, kaçırdığımız her neyse, şimdi burada iç çocuğumuza onu verebilir, yani o zamanki küçük kendimize ebeveynlik yapabiliriz. Kaçırdığımız ve hayatımızda eksik kaldığına inandığımız sevgi, ilgi, şefkat, güven ne varsa şu anda iç çocuğumuzla bağlantıya geçerek onu şifalandırabiliriz.

Bunu şöyle yapabiliriz:

Öncelikle fark etmemiz gerekiyor eksik kalan neydi, neyi alamadık ve bu bizi nasıl etkiledi? Sonra iç çocuğumuzla bağlantıya geçmemiz gerekiyor. Zaten sağlıklı bir yetişkinin bu iç çocuğun sesini duyabilir olması gerekiyor, ama genelde duymayı bırakmış veya bu sesi bastırmış oluyoruz. Birçok yetişkin genelde duygusal ve psikolojik olarak yetişkin olmamış olmuyor böyle olunca. Zor durumları nasıl yönettiğimize, verdiğimiz reaksiyonlara, kendimize uyguladığımız baskılara ve tüm baş etme yöntemlerimize şöyle bir baksak belki de kolaylıkla bu yöntemlerin sağlıklı olup olmadığını anlayabilir ve bizde nelerin eksik kaldığını kolayca görebiliriz.

Kendi iç çocuğumuzu karşımıza alıp ona şefkat, ilgi, sevgi ile yaklaşabiliriz. Duygularını tanımlandırıp neye ihtiyacı varsa onu ona verip, sıkıca sarıp sarmalayabiliriz. Onunla konuşurken, iç çocuğumuzun tanımladığı, ifade ettiği, kabul ettiği her türlü duyguyu, ihtiyacı, eksikliği giderip onu şefkatle sarmalayıp tamamlanmasına, eğer varsa tüm suçluluk duygularından, utanç duygularından ve yüklerinden arınmasına destek olabiliriz.

Böylece belki de kendini yeniden tanımladığı, sınırlarını çizdiği, kendini sevdiği, saydığı, hayata ve kendine güvendiği bir kendilik oluşumuna kavuşturabiliriz onu. Geçmişi şifalandırmak bugünü şifalandırmaktır aslında.

Ona şöyle diyebiliriz: ‘Zor şeylerdi yaşadıkların evet.’

‘Seni görüyorum, seni anlıyorum, seni seviyorum.’

‘Acını görüyorum, ben buradayım, geçti.’

Ve sonrasında

‘Acı çektiğim, eksik kaldığım, yaralandığım tüm yerlerdeki bıraktığım parçalarımı özüme, benliğime ve kendime geri çağırıyorum. Artık enerjimi, neşemi, yaratıcılığımı ve mutluluğumu şimdi ve buraya çağırıyorum.’

Böylelikle iç çocuğumuzla buluşabilir ve onu şefkatle şifalandırabiliriz.

Sevgiyle kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Heves Özyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazete Yenigün editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.



Anket Urla Belediye Başkanı Kim Olmalı?
Tüm anketler